Kenji Mizoguchi Kimdir

Kenji Mizoguchi Kimdir
japon film yönetmeni (Tokyo, 1898-Kyoto, 1956).

Çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kenji Mizoguchi, resim öğrenimi gördükten sonra reklam desinatörü olarak çalıştı. 1920’de oyuncu olarak sinemaya geçti ve 1921’de yardımcı yönetmen oldu.

BÜYÜK BİR GERÇEKÇİ
1922’de ilk filmini çeviren Mizoguchi üç film yaptıktan sonra 1923’te yerleştiği Kyoto’da öncü yönetmenlerin etkisiyle sanatım geliştirip yetkinleştirdi. 1925-1939 dönemindeki hemen tüm filmlerinde toplumsal konuları işledi. Kami-nengyu haru no sasayaki (Bir Kâğıt Bebeğin İlkbahar Fısıltıları, 1926) ve Tokay kökyogaku (Büyük Kent Senfonisi, 1929) ile sinema çevrelerinde yankı uyandırdıktan sonra, özellikle Gionno şimay (Gion Hemşireleri, 1936) ile İkinci Dünya savaşı öncesi japon gerçekçi akımının başyapıtını verdi. Savaş sırasında milliyetçiliğe önce karşı çıktı, sonradan da bağlandı. 1945’ten başlayarak japon sinemasının yenilenmesi hareketine katıldı. 1949’da japon Film Yönetmenleri Birliği’nin başkam oldu ve 1950’den başlayarak da hemen hepsi birer başyapıt olan son dokuz filmini gerçekleştirdi. Bunlar arasmda, Fahişe O’Ha-ru ‘nun Yaşamı (Saykaku İkçiday On-na, 1952), Yağmurdan Sonraki Soluk Ayın Hikâyeleri (Ugetsu monogatari, 1952), Sanço Dayu (Kâhya Sanço, 1954), gerçekçi ve modern son filmi Akasen şitav (Utanç Sokağı, 1956) sayılabilir.

NO VE KABUKİ’NİN ETKİSİ
“Görüntü, koklama ve dokunma duyularım açıklayabilmelidir” diyen Mizoguchi’nin estetik evrimi,tekniğin yarattığı ve yapıtla izleyicisi arasındaki uzaklığın ortadan kalktığı bir sinema biçiminin bıkıp usanmadan araştırılması olarak tanımlanabilir; burada amaç, düşünsel olduğu kadar fiziksel bir büyülemenin de bütünüyle gelişmesini sağlamaktır. Böylelikle Mizoguchi, no ve kabuki tiyatrolarından esinlenerek her şeyden önce yönetimindeki oyuncuların rollerini, jestlerin karmaşıklığı, hareketlerin güzelliği, davranışların ayrıntılı üsluplaştı-rılması, el ve kol hareketlerinin belirlenmesi gibi öğelerle bezenen erişilmez bir zenginlik içersinde sergileye-bilmelerine çalıştı. Kostüm ve dekorların yetkinliğiyle daha da yücelen oyuncunun “oyun gücü” her türlü “plastik” düzenlemenin gereklerim yerine getirmenin yanı sıra, derin bir insanlık gerçeğim de açığa çıkarmalıydı. Bu nedenle Mizoguchi, sanatının en iyi örneklerim, kostümlerin, dekorların ve manzaraların görkeminden, çağdaş gerçekçiliğin buyruklarıyla engellenmeden yararlandığı tarihsel filmlerde sergiledi; güçlü iç gerilim anlarını değerlendirebilmek için genel, çoğunlukla da durağan çekimleri kullanmayı yeğledi. Çok az başvurduğu kaydırmalar (traveling) ve çevrinmeler (panoramik) de oyuncunun hareketleriyle kaynaşır.
Japon ve dünya sinemasının en büyük ustalarından biri olarak kabul edilen Mizoguchi’nin çevirdiği yüze yakın film bazı sinema eleştirmenleri tarafından iki öbekte toplanır: Eski konulu filmler; gerçekçi esinli, kimi zaman da bağımlı olan modern konulu filmler.

Yorum yazın