Kanuni Sultan Süleyman Kimdir

Kanuni Sultan Süleyman kimdir  , Kanuni Sultan Süleyman hayatı ve Kanuni Sultan Süleyman dönemi hakkında bilgiler.

Kanuni Sultan Süleyman KimdirMuhteşem, Kanunî Sultan Süleyman denir, türk padişahı (Trabzon 1494-Zigetvar 1566), Yavuz Sultan Selim’in oğlu; annesi Hafsa* Sultandır. Osmanlı kaynaklarında kanunkoyuculuğu sebebiyle Kanunî, batı kaynaklarda Magnificent, Magnifique, Grand Turc, Der Prächtige unvanlarıyle geçer. Süleyman, babasının sancakbeyliği sırasında Trabzon’da doğdu (1494). İlk öğrenimini burada yaptı. 15 Yaşında Karahisar sancakbeyi tayin edildi. Ancak amcası şehzade Ahmed’in itirazı üzerine Bolu sancakbeyliğine getirildi. Sonra da Kefe’ye nakledildi (1509). Babası padişah olup da kardeşleriyle mücadele ettiği sırada kaymakam olarak İstanbul’da kaldı. Sonra da Saruhan sancakbeyliğine gönderildi (1513). Çaldıran ve Mısır seferleri sırasında Edirne’de Rumeli’yi korumakla görevlendirildi. Babasının ölümü üzerine os-manlı tahtına çıktı (1520).

Süleyman I’in cülus yılında Şam beylerbey; Canberdi Gazalî isyan etti. Son Mısır Memlûk sultanı Tumanbay’ın kumandanlarından olan Gazalî, Melikül-Eşref unvanıyle hükümdarlığını ilân etti; Halep üstüne yürüdü. Şam’ı ele geçirdi, Dürzîleri ve Mısır valisi Hayır Beyi de isyana davet etti. İsyanın bastırılmasına 3. vezir Ferhad Paşa memur e-dildi. Anadolu, Rum, Karaman beylerbeyleri ve Dulkadır Beyi Şehsuvaroğlu Ali Bey yardımla görevlendirildiler. Ali Bey, âsileri yenerek Halep’i kurtardı. Şam’a çekilen Canberdi, Ferhad Paşa tarafından Mastaba’da kesin yenilgiye uğratıldı ve öldürüldü. Şam beylerbeyliğine Anadolu beylerbeyi Ayas Paşa getirildi. Canberdi Gazalî isyanından sonra Kanunî Macar krallığına karşı sefer açılmasına karar verdi. Bu sırada bazı sınır olayları, Behram Çavuş’un Macar-lar tarafından öldürülmesi, iki devlet arasındaki ilişkileri bozdu. Gerekli savaş hazırlıklarından sonra, Sofya’ya varıldı. Sınır kumandanlarıyle yapılan sava; meclisinde, sadrazam Pîri Mehmed Paşa Belgrad’-ın alınması teklifinde bulundu. ÇiinkU burası Macaristan fethi için önemli bir yerdi. Vezir Ahmed Paşanın itirazı üzerine önce Böğürdelen (Şabaç), Zemlin (Zimany) ve başka kaleler alındı. Bir ay stiren Belgrad kuşatması sonunda şehir OsmanlIlara teslim oldu (1521). Belgrad’m alınmasından sonra Venedik ile 30 maddelik bir antlaşma yapıldı (1521). Buna göre Venediklilere ticaret serbestliği ve güvenliği tanındı; 3 yılda bir değiştirilmek üzere İstanbul’da bir balyos bulundurma hakkı verildi. Bir hıristiyan tarikatı olan Saint Je-an d’Hospitaliers şövalyelerinin elinde bulunan Rodos, OsmanlIların öteden beri ele geçirmek istedikleri bir yerdi. Süleyman I, Belgrad’ın alınmasından sonra Rodos işini ele aldı. Şövalyelerin, OsmanlIların akdeniz ticaretini sekteye uğratması, hacı gemilerine saldırmaları, Mısır memlûklarına ve Canberdi Gazalî’ye yardımları Rodos’un alınmasını gerekli kılıyordu, 2. vezir Mustafa Paşa ile denizci Kurdoğlu Muslihüddin Reis, padişahı Rodos’un alınması için teşvik ediyorlardı. Kanunt tarikat başkanı (Grand-Mâitre) Villier de l’lsl Adam’a mektup yazarak şövalyeleri itaate davet etti. Daha sonra da 2. vezir Pustafa Paşayı, Rodos’un alınması için serdar tayin etti. Donanma, 1522 haziranında yola çıktı. Kanunî de Marmaris’ten Rodos’a geçti, kalenin kuşatılmasını yönetti. Aralık 1522’de Rodos kalesi teslim oldu. Şövalyelerden ve yerli halktan isteyenler kaleyi terk etti. Rodos halkına 5 yıl vergi bağışıklığı verildi. Padişah Rodos’un idaresi ve korunması için gerekli tedbirleri aldı. Kurdoğlu Muslihüddin Reis’i sancakbeyi tayin etti.

Ayrıca Bodrum, Tahtalı kaleleriyle Istanköy ve Sömbeki adaları alındı. Rodos’un ele geçirilmesinden sonra sadrazam Pîri Mehmed Paşa emekli oldu. Kurallara aykırı olarak Kanunî’nin hasodabaşı İbrahim Ağa, vezi-riazamlığa getirildi (1523). Sadrazam olması gereken ikinci vezir Ahmed Paşa da karışık durumda olan Mısır valiliğine gönderildi. Ağustos 1523 tarihinde Mısır’a varan Ahmed Paşa, eski memlûk beyleriyle birleşti. Bazı yerleri işgal etti. Kendisini hükümdar ilân etti. Kendi adına hutbe okutup, para bastırdı. Eski memlûk teşkilâtını yeniden kurdu. Yardım için papaya ve şövalyelere başvurdu. Kahire kalesini ele geçirdi (ocak 1524). Ahmed Paşa, bu hareketleri ü-zerine hain ilân edildi. Ahmed Paşanın yanında bulunan ve padişaha sadık olan Ka-dızade Mehmed Bey. İskenderiye’ye kaçan Ahmed Paşayı bir çarpışmada yakalayıp öldürdü. Ancak Mısır’da karışıklıklar devam ettiğinden, sadrazam İbrahim Paşa, düzenli bir yönetim kurmak ve karışıklıkları yatıştırmak için Mısır’a gönderildi. İbrahim Paşa Mısır’da gerekli tedbirleri aldı. Memlûklu kanunlarıyle bağdaşan yeni kanunlar kondu. Hadım Süleyman Paşa Mısır’a tayin edildi. İbrahim Paşanın İstanbul’a dönüşünden sonra Macaristan seferi için hazırlıklara başlandı. Hudut olayları Belgrad’ın alınmasından sonrada devam ediyordu. Hüsrev, Sinan ve Bâli beyler devamlı olarak Macaristan’a akmlarda bulunuyordu. Macaristan seferi için önce sadrazam İbrahim Paşa gönderildi. Arkadan padişah da 100 bin kişilik kuvvetle hareket etti (nisan 1526). Üç ayda Belgrad’a varıldı. Salankamen ve Pe-tervaradin kaleleri alındı. OsmanlIların ilerleyişi karşısında kral Lajoş II savaşa hazırlandı. Avrupa’dan yardım istedi. Osman
lI ordusu köprü kurarak Drava nehrini geçti. Asıl hedefin Macaristan başkenti Budin olduğu ilân edildi. 29 Ağustosta türk ordusu Mohaç’ta göründü; ordunun ağırlıkları geride bırakıldı. 50 000 Kişilik macar süvari kuvvetini topların önüne çekmek, sonra da yandan, geriden vurmak için bir plan hazırlandı ve plan başarıyle uygulandı. Merkeze saldıran macar süvarileri top ateşiyle yok edildi. Kral Lajoş ve bellibaşlı macar kumandanları öldü. Mohaç zaferinden sonra, Budin’e varıldı. Budin kalesi a-nahtarları padişaha sunuldu. Dönüşte Se-gedin ve bazı kaleler alındı. Aman dileyen bazı halk İstanbul ve Selânik’e gönderildi. Bu arada Erdel voyvodası Zapolya Janos’a macar kralı seçileceği vaadedildi. Süleyman

I, 1526 sonlarında zaferle İstanbul’a döndü. Mohaç seferi sırasında Anadolu’da a-razi tahriri ve vergi meselelerinden dolayı isyanlar çıktı. Bozok Türkmenleri, Süğlün Koca, oğlu Şah Veli ve Baba Zünnun adlı kimselerin idaresinde isyan ettiler. Âsiler Karaman beylerbeyi Hurrem Paşayı yendiler. İsyan daha sonra Rum beylerbeyi Hüseyin Paşa ve Diyarbakır beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından bastırıldı. Elebaşılar ve Baba Zünnun öldürüldü (1527). Daha sonra Adana tarafında Kara Isalu aşiretinden Şah Halife, Kalender Şah adlı kimselerin başkanlığında isyanlar çıktı. Şah Halife isyanını Ramazanoğlu Pirî Bey bastırdı. Kalender Şah isyanını bastırmağa ise sadrazam İbrahim Paşa gönderildi. İbrahim Paşa, Kalender Şah kuvvetlerini yendi ve kendisini öldürttü (1527). Mohaç zaferinden sonra, Macaristan krallığı için Osmanlı devletiyle Habsburg hanedanı arasında çekişme başladı. Kanunî’nin macar tahtı için adav gösterdiği Zapolya Janos’a karşılık, bu krallıkta Habsburg hanedanından Viyana arşidükü Ferdinand da hak iddia ediyordu. Zapolya, Kanunî’nin desteğiyle macar kralı seçildi. Ancak iki rakip arasında mücadele başladı. Ferdinand Macaristan’a girip (1527), rakibini yendi. Budin Ferdinand’m eline geçti. Zapolya Kanunî’den yardım istedi. Böylece Avusturya’ya karşı bir sefer açılması kaçınılmaz hale geldi. Kanunî 200 000 kişilik ordu ve 300 topla yola çıktı (10 mayıs 1529). Zapolya ve bazı macar beyleri
Kanunî’yi karşıladılar.

Budin tekrar alındı. Bâli Beyin ele geçirdiği macar krallık tacı törenle Zapolya’ya giydirildi. Budin’den sonra Estergon (Gran) kalesi kuşatıldı. Viyana üstüne yüründü (eylül 1529) ve Birinci Viyana kuşatması başladı. (Bk. VİYANA KUŞATMASI I. II.) Şehre yapılan birkaç saldırı başarılı olmayınca havanın soğuması, hayvan ve insan kaybı, erzakın azlığı dolayısıyle kuşatmanın kaldırılmasına karar verildi. Viyana kuşatmasından sonra Feıdinand, Macaristan krallığı için tekrar Kanunî’ye başvurdu. Teklifi bu defa da kabul edilmedi. Buna karşılık Zapolya da Macaristan’a hâkim olamadı. Bazı macar beyleri Ferdinand ile birleşti. Zapolya isyan eden Zigetvar banının isyanını bastırmakla uğraşırken, Ferdinand Budin üstüne yürüdü. Estergon, Vişegrad ve Vaç’ı aldıktan sonra Budin’i kuşattı. Bosna ve Semendre beylerinin yardım göndermesiyle Ferdinand geri çekilmek zorunda kaldı. Budin’in kuşatılması duyulunca Kanunî savaşa karar verdi. Nisan 1532 tarihinde 100 000’den fazla bir kuvvetle yola çıktı. Şarl-ken’in, Macaristan krallığının Ferdinand’a verilmesi halinde senede 100 000 duka vergi verileceği hakkındaki teklifi kabul edilmedi. Macaristan’a giren osmanlı ordusuna E-geszeg ve Siklos kaleleri barış yoluyle teslim oldu. Belovar, Berzence kaleleri savaşla alındı. Fakat bu seferde kale fethinden çok Ferdinand’ın yurdunu tahrip ve o-nun Zapolya’nın krallığını tanımasını temin fikri hâkimdi. Osmanlı ordusu çeşitli büyüklükte 15 kale aldı. Viyana yolunu açan Köszeg (Güns) kalesi üç hafta kuşatmadan sonra alındı. Kanunî’nin imparatoru bir meydan savaşına zorlamak isteğine rağmen Şarlken buna yanaşamadı. Ordu, eylül İ532’de Belgrad’a, mart 1533’te İstanbul’a döndü. Ferdinand, Macar krallığını elde e-deceğinden ümidini kestiği için yeni bir elçilik heyetiyle anlaşma teklif etti. O sırada İran ile bir savaş tehlikesi belirdiğinden Ferdinand’m barış isteği kabul edilerek Macaristan Zapolya ve Ferdinand arasında taksim edildi. Ferdinand kendi elinde kalan yerler için vergi vermeyi kabul etti (1533). Avusturya ile anlaşma yapılınca Kanunî dikkatini doğuya çevirdi. Sünnî bir hükümdar olarak, şiî İran’a karşı mücadeleyi dinî bir görev sayıyordu. Safevî beylerinden Ulama Hanın OsmanlIlara ve osmanlılara bağlı Bitlis Beye, Şeref Hanın İran’a sığınması gerginliği arttırdı. Bu sırada İranlIların Bağdat valisi Zülfikâr Han, Bağdat’ın anahtarlarını Kanunî’ye gönderdi, ancak şah, Zül-fikâr’ı öldürttü. Ulama Han da, Şeref Hanla yaptığı savaşta onu yendi (1533). Bütün bu sınır olayları üzerine sadrazam İbrahim Paşa serdarlıkla İran seferine gönderildi (1533). Sultan Süleyman kışı İstanbul’da geçirdi. Haziiran 1534’te sefere çıktı. 3-5 Aylık yolculuktan sonra Tebriz-Hoy arasında İbrahim Paşa ile birleşti. Gilân hâkimi Me-likü’l-Muzaffer, padişaha bağlılığını bildirdi.

Bağdat’a hareket edildi, Derbend, Kasnşirin, Hemedan yolundan Bağdat’a varıldı. Bağdat kumandanı Tekeli Mehmed Han, OsmanlIlar gelmeden şehri terk etti. Bağdat karşı koymadan ele geçti (aralık 1534). Kanunî Bağdat’ta kaldığı sürece yeni bir tahrir yaptırdı. tmam-ı azam, Abdülkadir Gilânî gibi din büyükleri için mezarlar ve türbeler yaptırdı. Venedik ve Viyana’ya zafername-ler gönderdi. Bu sırada Azerbaycan’a gelen Şah Tahmasp Tebriz’e gelip, Ulama Hanı kaçırmış, o da Van’a sığınmıştı. Süleyman bunu duyunca Bağdat’tan hareket etti. Me-râga’dan sonra Sadâbâd’a ve Tebriz’e varıldı (temmuz 1535). Ağustos 1535’te Tebriz’den yola çıkarak Erciş, Van, Diyarbakır, Halep, Antakya, Adana, Konya üzerinden 1536 başlarında İstanbul’a dönüldü. Kanunî Tebriz’den dönerken yolda fransız kralı François I’in Kanunî’ye gönderdiği elçi Jean de la Forest padişahı Şarlken’e karşı savaş açmağa teşvik etmek, Fransa’nın Doğu’daki ticaret imtiyazının devamını sağlamak için yanma geldi. Padişahla İstanbul’a dönen elçi, istediklerini bir ahitnameyle elde etmeyi başardı. 1536 Tarihli bu anlaşma kapitülasyonların başlangıcı olduğu kadar, fransız nüfuzunun Doğu’da Uç yüzyıldan fazla sürmesini sağlaması bakımından çok önemlidir. Irakeyn seferinden sonra 14 seneden beri sadrazam olan İbrahim Paşa idam edildi (1536), yerine Ayas Mehmed Paşa tayin edildi. Kanunî, İran seferine çıkmadan önce Barbaros’u osman-lı devlete hizmetine almış, ona Hayreddin unvanıyle birlikte Cezayir beylerbeyliğini vermiş ve kaptamderya tayin etmişti. Barbaros İstanbul’da büyük bir donanma meydana getirmişti. Kanunî İran seferine çıkarken Barbaros da İtalya sahillerini vurmuştu. Irakeyn seferinden dönen Kanunî, Barbaros’u Pulya (Otranto) sahillerini vurmakla görevlendirdi. 1537 Mayısında Kanunî de karadan hareket etti. Lutfi Paşa kumandasında Pulya (Puglia) yakasına asker çıkarıldı. Otranto ele geçti. Korfu adası kuşatıldı, ama kış mevsiminin yaklaşması üzerine kuşatma kaldırıldı. Korfu kuşatması devam ederken Barbaros Venediklilere ait Sica, Patmos, Naksos adalarını aldı. Kanunî Korfu seferinden döndükten sonra, Boğdan seferine çıktı (1538). 1527’den beri voyvoda olan Petru Rareş’in Erdel’e saldırması ve Osmanlı devletinin himayesinde olan Macaristan kralı Zapolya a-leyhine Ferdinand ile gizli görüşmeler yapması üzerine Kanunî Boğdan seferine karar verdi (1538). Isakçı’da kurulan köprüden Boğdan’a girildi. Yaş ve Boğdan’m merkezi Suceava alındı. Stefan Lacusta yeni voyvoda seçildi. Kanunî yeni voyvodaya Ki-li’nin, Akkerman’m ve Bender şehri kalelerinin yapılmalarını emretti. Kili ve Ak-kerman birer sancak oldu. Boğdan’da yeniden karışıklıklar çıktığından bir süre sonra eski voyvoda Petru yeniden voyvoda oldu. Kanunî’nin Boğdan seferi sırasında Barbaros Hayreddin Faşa, Preveze’de An-drea Doria kumandasında bulunan hıristi-yan donanmasını yendi (1538). Akdeniz’de osmanlı deniz üstünlüğü kesinleşti. 1538 Yılının üçüncü büyük olayı Mısır valisi Hadım Süleyman Paşanın Kızıldeniz’den başlayarak Hindistan’a kadar uzanan ve Hint seferi denilen seferidir. Portekizlilerin Hint okyanusundaki faaliyetleri, Gucerat hükümdarı Bahadır Şahın Kanunî’den yardım istemesine sebep oldu. Süleyman Paşa, A-den’den hareketle Gucerat sahillerine vardı. Bazı portekiz kalelerini aldı. Diu kalesini kuşattı. Fakat bu sırada OsmanlIlardan yardım isteyen Bahadır Şah öldü ve yerine geçen Mahmud III, Portekizlilerle anlaşarak OsmanlIlara yardım etmediğinden kuşatma kaldırıldı (1539). Macaristan ve A-vusturya işleri 1540 yılında yeniden alevlendi. Zapolya’nın ölümü ile macar krallık tahtına yeni doğan oğlu Sigismund çıkarıldı. Ferdinand ve Şartken Sigismund’un krallığını kabul etmeyerek Budin’i kuşattılar. Bu durum Kanunl’yi yeni bir sefere zorladı. Rumeli beylerbeyi ve 3. vezir Sokullu Mehmed Paşa acele olarak Budin’nin yardımına gönderildi. 1541’de Kanunî, Budin’e hareket etti. Belgrad’dayken Budin’in kurtarıldığı haberi geldi. Tuna’da bulunan Kasım Bey idaresindeki ince donanma Peşte kalesini aldı. Budin bir türk kalesi haline getirildi. Zapolya’nın elindeki Macaristan, osman-Iı idaresine bağlandı. 12 Sancaklı Budin beylerbeyliği kuruldu. Zapolya’nın oğlu Si-gismund’a, büyüyünce macar krallığının verileceği bildirildi ve Erdel’e gönderildi (1541). Kanunî Budin’den döndükten sonra Ferdinand Peşte’yi kuşaltıysa da Budin beylerbeyi Yahya Paşa oğlu Bali Beyin savunması karşısında geri çekilmek zorunda kaldı. Yeni bir sefere hazırlanan Kanunî, kışı Edirne’de geçirdi. 1543’te yeni bir Macaristan seferine çıktı. Valpe Sik-loş ve Peçuy kalelerini ele geçirdi. Sonra da eski macar krallarının merkezi olan Estergon kuşatıldı ve alındı. Bir sancak haline kondu. Daha sonra da Is-tolni Belgrad kalesi alındı (1543). Kanunî Estergon* seferindeyken Barbaros Hayreddin Paşa da Fransa kralı François I’e yardım için Şarlken’in elinde bulunan Nis’i (Nice) kuşattı. Estergon seferinden sonra Avusturya barış istedi. Kanunî Fransa’nın savaş teşviklerine rağmen, anlaşmayı uygun gördü. Avusturya’nın Osmanlı devletine senede 30 000 duka vergi ödemesi şartıyle 5 yıllık bir barış antlaşması imzaladı. Avusturya ile barış antlaşmasmdan sonra Şah İsmail’in oğlu Şirvan valisi Elkas Mirza ağabeyi olan İran şahı Tahmasp’a isyan ederek OsmanlIlara sığındı. Bu olay İran’a savaş açılmasına sebep oldu (1548). Tebriz üçüncü defa alındı. İran’a geçmiş olan Van dokuz günlük kuşatma sonunda geri alındı. OsmanlIların bu başarılarından dolayı Şah Tahmasp, meydan savaşına cesaret edemedi. Elkas Mirza, Isfahan tarafına akına gönderildi. Kanunî Diyarbakır üstünden Halep’e geldi. Ancak Tahmasp’ın osmanlı orduları çekildikten sonra saldırıya geçmesi üzerine kış Halep’te geçirildi; 1549 baharında İranlIlarla işbirliği yapan Gürcülere karşı seferler yapıldı. Erzurum beylerbeyi, Gürcistan’da bazı kaleler elde etti ve Kanunî İstanbul’a döndü (1549). Şah Tahmasp 1552 yılında osmanlı ordusunu Er-del meseleleriyle uğraşmasından, padişahın da Edirne’de bulunmasından yararlanarak Van, Ahlat, Adilcevaz bölgelerine saldırdı, Erciş kalesini kuşattı. Şahın bu saldırılarına karşı sadrazam Rüstem Paşa serdar tayin edilerek İran üstüne gönderildi. Fakat, Rüstem Paşa şehzade Mustafa’nın isyan etmek üzere olduğunu bildirince, Kanunî de sefere çıktı (ağustos 1553). Oğlu Mustafa’yı Konya Ereğlisi’nde boğdurdu (1553). Kışı Halep’te geçiren padişah, 1554 baharında Diyarbakır, Erzurum, Kars yoluyle I-ran’a geçti. İran Şahına bir mektup yazarak onu savaşa davet etti. Buna rağmen Şah, Kanunî ile bir savaşa girişmeye cesaret e-demedi. Revan, Karabağ, Nahçivan bölgeleri ele geçirildi ve geri dönüldü. Kanunî dönüşte Erzurum’dayken Tahmasp’ın elçisi barış anlaşması teklif etti. Amasya’da 1555’te yapılan anlaşmaya göre Tebriz, Doğu Anadolu, Irakı Arap OsmanlIlarda kaldı. Kanunî 1555 yılı başlarında İstanbul’a döndü. Şehzade Mustafa’nın idamı ve şehzade Cihangir’in ölümü üzerine Kanunî’nin Hürrem Sultandan doğan Bayezid ve Selim adında iki şehzadesi hayatta kaldı. Bu iki şehzade de çok geçmeden birbirleriy-le saltanat mücadelesine başladı, özellikle Bayezid bu konuda hırslı görünüyordu. Kanunî iki oğlu arasında bir çatışmayı önlemek için Bayezid’i Kütahya sancakbeyli-ğinden alarak Amasya sancakbeyliğine tayin etti. Buna rağmen Bayezid etrafına büyük bir ordu toplamaktan geri durmadı. Kanunî, Pertev Paşayı Bayezid’e, Sokullu Mehmed Paşayı da Selim’e nasihatçı olarak gönderdi; bir çatışmayı önlemek istedi. Ba-yezid’in emellerinden vaz geçmediğini görünce Selim’i destekledi. Anadolu beylerbeyini ve bazı sancakbeylerini ona yardım etmekle görevlendirdi. Selim’e asker toplaması için 600 000 akçe verdi. Kanunî ayrıca müftü Ebussuud efendiden Bayezid ve etrafmdakilerin öldürülmesinin şer’an uygun olduğu hakkında biı fetva aldı. İki kardeş arasında Konya’da yapılan savaşı Bayezid kaybetti ve İran’a sığındı. Bayezid, Kanunî ve Şah Tahmasp arasındaki birçok yazışmadan sonra OsmanlIlara teslim edildi ve öldürüldü, böylece Selim osmanlı tahtının tek vârisi olarak kaldı. 1562’de Avusturya ile 8 yıl süren bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre Avusturya Erdel’den tamamıyle elçekti ve yılda 30 000 duka vergi vermeyi kabul etti. 1565’te Osmanlı devletinin Akdeniz’deki hâkimiyetinin tamamlanması için Matta adasının alınmasına teşebbüs edildi. Mustafa Paşa serdar, Piyale Paşa kaptamderya olarak Malta’yı almakla görevlendirildi. OsmanlI donanmasında Turgut Reis de bulunuyordu. Malta kuşatması başarısızlıkla sona erdi. Turgut Reis kuşatma sırasında öldü (1565). 1564’te Avusturya imparatoru Ferdinand’m ölümüyle yerine geçen Ma-ximilien I’in Avusturya’nın OsmanlIlara ödemesi gereken vergiyi ödememesi ve OsmanlIların himayesindeki Erdel kralı Janos Sigismond’un Avusturya elinde bulunan Erdel topraklarını geri almak istemesi, A-vusturya ile OsmanlIlar arasında anlaşmazlık çıkmasına sebep oldu. Yeni sadrazam Sokullu savaşa taraftardı. Kanunî, mayıs 1566’da on üçüncü ve son seferi olan Zigetvar* seferine çıktı. Çok sağlam bir kale olan Zigetvar kuşatıldı. Kuşatma uzun sürdü. Birçok saldırı yapıldı. Kale 7 Eylül 1566’da alındı. Hasta olan Sultan Süleyman kalenin alındığını göremeden, kuşatmanın son günü öldü. Sokullu Mehmed Paşa ölümünü ordudan gizledi. Oğlu Selim’e haber gönderdi. Padişahın ölümü ancak Selim Belgrad’a gelince orduya bildirildi. Cesedi İstanbul’a getirilip Süleymaniye camiinin avlusuna gömüldü. Kanunî’nin 46 yıl süren saltanatı sılasında Osmanlı devleti dünyanın en güçlü devleti durumuna geldi. Osmanlı devletinin birçok kurumu yeni esaslara bağlandı. İstanbul’da Süleymaniye camii ve kül-liyesi. Şehzade camii. Mihrümah Sultan camii, Üsküdar camii ve külliyesi, HaSekisul-tan camii, medrese ve dârüşsifası, İstanbul’a su getiren tesisler, Büyükçekmece köprüsü gibi eserlerden başka, türbesi yanında bir cami ve imaret yapıldı. Şeyh Ab-dülkadir Gilânî türbesi ve camii tamir edildi. Konya’da Mevlânâ türbesi yakınlarında iki minareli bir cami, Seyitgazi kasabasında Seyit Battalgazi türbesi, yakınlarında bir tekke, cami, medrese ve imaret, Şam’da bir cami, medrese, imaret ve mektep yapıldı.

Yorum yazın