ikinci süleyman şah Kimdir

ikinci süleyman şah Kimdir

Süleymanşah II, lakabı sultanü kâhIr tam adı rükneddîn süleymanşah (ö. 6 Temmuz 1204, Konya – Malatya arası), Anadolu Selçuklu hükümdarı (1196-1204). Kardeşlerinin yerel egemenliklerine son vererek devletin bütünlüğünü sağlamıştır.

II. Kılıç Arslan’ın oğluydu. Babası, kendisinden sonra oğulları arasında çıkabilecek taht mücadelesini önlemek amacıyla 1185’te ülkeyi oğulları arasında paylaştırırken, onu da Danişmend ili (Tokat) melikliğine atadı. Babasının sağlığındaki taht mücadelelerine katılmayan Süleymanşah, Bizans’a karşı fetihlere girişerek Karadeniz kıyısındaki bazı kasabaları ve Samsun’u aldı. 1192’de ölen II. Kılıç Arslan’ın yerine kardeşi I. Keyhusrev’in geçmesinden sonra öbür kardeşi Ankara meliki Muhyiddin Mesud’la anlaştı ve tahtı ele geçirmek için başkent Konya’yı kuşattı. Dört ay sonra kenti teslim aldı; yapılan anlaşma uyarınca I. Keyhus-rev’i ailesiyle birlikte serbest bıraktı.

Kasım 1196’da tahta çıktıktan hemen sonra yönetim alanında devletin bütünlüğünü sağlamak için çalışmaya girişti. İlk olarak kardeşleri Argunşah ve Berkyaruk’tan Amasya, Niksar ve Koyulhisar’ı aldı. Öbür kardeşi Elbistan meliki Tuğrulşah’m da kendisine bağlanmasıyla babasının dönemindeki toprakları (Malatya ve Ankara dışında) merkezî yönetim altında birleştirmeyi başardı. Bir Bizans filosunun Karadeniz’de ticaret gemilerine el koymasından sonra Bizans imparatoru III. Aleİcsios’u (hd 1195-1203) bir anlaşmayla yıllık vergiye bağladı.

Süleymanşah, 1199’da Kilikya’daki Ermeniler üzerine bir sefer düzenledi. II. Leon,II. Kılıç Arslan’ın oğulları arasındaki mücadeleden yararlanarak Anadolu Selçuklularından toprak almış ve sınırlarını genişletmişti. II. Süleymanşah Ereğli’yi (Konya) geri aldı, Adana’ya kadar ilerledi. Sonra Doğu Anadolu’da sınırlarını genişletmek için harekete geçti. 1201’de kardeşi Muizzeddin Kayserşah’ın yönetimindeki Malatya’yı alarak devletin sınırlarını Fırat Irmağına kadar genişletti. Malatya’nın alınmasından sonra Mengücek beyi Fahreddin Beh-ramşah ve Divriği meliki Şehinşah, Süleymanşah’a bağlılıklarını bildirdiler. Harput Artukluları da onun egemenliğini tanıdılar. Bu sırada Kraliçe Tamara’nın (hd 1184-1213) yönetiminde en parlak dönemlerini yaşayan Gürcüler Saltuklulara karşı üstünlük sağlamış ve Erzurum’a kadar ilerlemişlerdi. Erzurum’u Saltuklulardan alarak 1202’de bu hanedanın egemenliğine son veren Süleymanşah, Gürcistan üzerine yürüdü. Ama Sarıkamış ile Pasinler arasındaki Bolorçi Ovasında yenilerek geri çekilmek zorunda kaldı.

Süleymanşah Ankara ve yöresinde hüküm süren Muhyiddin Mesud’un üzerine yürüyerek yönetimi dışında kalan bu son kaleyi kuşattı. Mesud, kendisine sınır bölgesinde bir kale verilmesi koşuluyla Ankara’yı sultana teslim etmeyi kabul etti. Ama Süleymanşah Ankara’dan ayrıldıktan sonra onu yolda iki oğluyla birlikte öldürttü. Bundan birkaç gün sonra kendisi de hastalanarak öldü.

Yorum yazın