İbn Haldun mukaddime

İbn Haldun’un en önemli eseri “Mukaddime”dir. Mukaddime onun tarih konulu eserlerine bir başlangıçtır. İbn Haldun bu eserinde modern sosyolojinin öncüsü olarak görünür. O, bu eserde tarihin bütünüyle sosyolojik bir tanımını yapar.
İbn Haldun, Mukaddime’sinde çeşitli ilimleri anlatmış ve bu ilimlerin değerini belirtmiştir. İlimleri ilk olarak aklî ve naklî diye ikiye ayırmıştır. Aklî ilimleri de dörde ayırmıştır:
• Mantık
• Talimî (Riyazî) ilimler
• Tabiî ilimler
• İlahî ilimler
Şer’î yani naklî ilimlerin bölümleri de şunlardır:
• Tefsir
• Kıraat
• Hadis
• Fıkıh Usûlü
• Fıkıh
• Kelâm
• Tasavvuf
• Rü’ya
C. Mukaddime’nin Temel Kavramları:
i. Asabiyet
Asabiyet, bir kabilenin birleşmesini, yardımlaşmasını, dayanışmasını birbirlerini ve kabilelerini müdafaa etmelerini ve öbür kabilelere birlikte tecavüz ve taarruzda bulunmaları temin eden histir. İbn Haldun’a göre iki türlü asabiyet vardır:

1. Nesep asabiyeti
2. Sebep asabiyeti
Birincisinde aynı soydan gelmek ve kandaş olmak şart olduğu halde, ikincisinde böyle bir şart aranmaz. İlk cemiyetlerde ve bedevilerde yaygın, hâkim, kuvvetli ve tesirli olan nesep asabiyeti iken, son asırlardaki içtimai gelişmeler hadari-medeni cemiyetlerde durumu tersine çevirmiş, nesep ve kan bağı ile ilgisi bulunmayan sebep asabiyetini yaygın ve etkili hale getirmiştir. Bu durum milli asabiyetler şeklinde tecelli edilmiştir. Bunun günümüzdeki örneği Birleşik Amerika olabilir.
ii. Bedevîlik – Hadarîlik
İbn Haldun, tarih, umran, asabiyet ve mülkle ilgili kanaatlerini geniş ölçüde bedevîlik, hadarîlik esasına dayandırmış, medeni ve beşeri sahalarda görülen değişme ve gelişmeleri bu unsur ile halletmeye gayret etmiş, onun içinde bedevîlik ve hadarîliğe sisteminde geniş ve önemli bir yer vermiştir.
Bedevilik: Arazide ve kırda ikamet eden, çadır hayatı yaşayan, göçmen.
Hadarîlik: Şehirde oturan ve göçmen olmayan, yerleşik manalarına gelmektedir.
iii. Umran
Mamurluk, mamur yer ve âbâd olmak manalarına gelir. İmaret, imar, mimar, tamir bu kökten türeyen kelimelerdir. Herhangi bir sebeple, bir yerde şehir ve kasaba kurulur, burası canlı, hareketli ve iktisadi, idari, siyasi ve ilmi faaliyetlere sahne olursa, bu durum umranın kurulması, ilerlemesi ve artması şeklinde ifade edilmekte, aksine bu tür faaliyetler geriler ve zamanla ortadan kalkarsa, bu durum da umranın azalması, gerilemesi ve yıkılması şeklinde ifade edilmektedir. Bu tür faaliyetler dünya çapında ele alındığında da insanlık medeniyeti gibi üniversal bir medeniyet kavramı ortaya çıkar.
İbn Haldun, âlemdeki mamurluğa ve medeni faaliyetlere de “umran” adını verdiği gibi, bu umranın araştırılması ve incelenmesini konu edinen ilme de “umran” adını vermekte, her iki manadaki umranı da Mukaddime’de tarif ve tavsif etmektedir.
iv. İktisat
İbn Haldun’un en çok dikkat çeken ve önemli görüşlerinden biri de iktisatla ilgilidir. Onu liberal bir iktisat taraftarı görenler olduğu gibi, sosyalist iktisat anlayışının dönemlerinden birini gerçekleştiren mütefekkir olarak yorumlayanlarda bulunmaktadır. Fakat son yıllarda ki çalışmalar, daha ziyade ikinci istikamette gelişmiştir.
İbn Haldun yaşadığı çağda pek ilgi çekmedi, eserleri bir bütün olarak incelenmedi. En önemli eseri olan Mukaddime kendinden yüzlerce yıl sonra ilgi çekti. XVIII. yy. sonlarında, özellikle XIX. yy. ortalarında ünü birdenbire yayıldı. Batıda geniş ölçüde araştırma ve incelemelere konu oldu. İbn Haldun, daha çok deney ve gözleme dayanan, toplum olaylarını onlarla açıklamağa çalışan düşünürler tarafından benimsendi, onları etkiledi, batıda deneyci ve gözlemci toplum araştırmalarının kurucusu olarak bilindi. İbn Haldun’un diğer iki eseri ise, Tarih ve Şifa as-sail Li Tahzibi’l Mesail’dir.

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum yazın