Hz. Süleyman Kimdir

Hz. Süleyman Kimdir

Hz. Süleyman,, İbranice şlomo(ü. İÖ 10. yy ortalan), Hz. Davud’un oğlu ve ardılı olan peygamber. İsrailoğullarının en büyük hükümdarı sayılır. Babasından devraldığı güçlü devletin konumunu pekiştirmiş, yönetimi altındaki topraklan askeri gücüyle denetlemeyi başarmıştır. Ama onun döneminde İsrailoğulları arasında olgunlaşan çekişmeler, Hz. Süleyman’ın oğlu Rehpbo-am döneminde devletin biri kuzeyde (İsrail), öbürü güneyde (Yahuda) olmak üzere iki krallığa bölünmesiyle sonuçlanmıştır.

Hz. Süleyman’ın yaşamıyla ilgili bilgilerin hemen tümü Eski Ahit’ten kaynaklanır. Yer yer efsanevi öğeler içerse de II. Tarihler Kitabı’ndaki bölüm (1-9) genel olarak önemli tarihsel bilgiler içerir. Hz. Süleyman babasından oldukça geniş bir imparatorluk devralmıştı. Ayrıca Fenike gibi askeri ve ticari açıdan çok önemli bir müttefiki vardı. Annesi de Hz. Davud’un Hitit komutanı Uriya’nın eski karısı Bat-şeba’ydı. Süleyman daha babasının sağlığında kral olarak meshedildi. Tahta çıkar çıkmaz karşıtlarını acımasızca birer birer yok ederek konumunu güçlendirdi. Daha sonra yakın dostlarını önemli askeri, idari ve dinsel görevlere getirdi. Evlilik yoluyla kurduğu ittifaklarla da durumunu sağlamlaştırdı. Pek çok kralın kız kardeşleri ve kızlarıyla evlenerek büyük bir ticaret imparatorluğu kurmak için gerekli askeri ve ticari gücü topladı. Suriye’ye, özellikle de Suriye ile Mezopotamya arasındaki kervan ve vaha kenti Tadmor-Palmi-ra’ya başarılı seferler düzenledi. Bölgedeki denetimini pekiştirmek amacıyla askeri, idari ve ticari önlemler alarak koloniler kurdu.

Karmel Dağlarında, kıyı ovasıyla Emek Yizreel’i (Esdailon Ovası) birbirine bağlayan geçitte yer alan Megiddo kenti Hz. Süleyman’ın kurduğu koloni kentlerin günümüzde en iyi durumda bulunan örneğidir. Bu kentte 450 at alabilen bir ahırın kalıntılarının bulunması, 1. Krallar Kitabı’nda Hz. Süleyman’ın 1.400 savaş arabası ve 12 bin atı olduğu yolundaki bilgilerin pek de abartılı olmadığını göstermiştir. (Bazı bilim adamları buluntuların bir panayır yerine ait olabileceği üzerinde de durmaktadır.) Hz. Süleyman’ın geniş bir alana yayılan ticaret merkezleri ağı ilk büyük Yahudi Diaspora’ sının çekirdeğini oluşturmuştur.

Hz. Süleyman’ın kurduğu, temelde ticarete dayanan devlet yapısı onun ve dost hükümdarların kara ve deniz ticaretini geliştirmelerine yardımcı oldu. Örneğin Tyros (Sur) kralı Hiram, Akabe Körfezi üzerindeki Elat yakınlarında yer alan Etsyon-geber limanını ele geçirmek, buradan da Kızılde-niz yoluyla Hint Okyanusuna ulaşmak istiyordu. Hiram ile Hz. Süleyman’ın ortak deniz ticaret filosu o çağda bilinen denizlerin neredeyse en uç noktalarına ulaştı. Düzenli seferlerin bazıları gidiş dönüş üç yıl sürüyordu.

Hz. Süleyman’ın hükümdarlığının ünlü öykülerinden biri de Seba(*) melikesi Bel-kıs’ın(*) ziyaretiydi. Belkıs’ın Arabistan Yarımadasının güneyindeki, Kızıldeniz yoluyla Hint Okyanusuna açılan ülkesi altın madenleri ile akgünlük ve mürrüsafi bitkileri bakımından zengindi. Hz. Süleyman’ın ticaret ağını koruyabilmesi için Seba ülkesinin ürünleri ve ticaret yolları gerekliydi; Belkıs’ın da mallarını Akdeniz’de pazarlayabilmek için Filistin limanlarına gereksinmesi vardı. İnanışa göre Belkıs, Hz. Süleyman’dan bir de çocuk doğurmuştu.

Filistin’de ve devlete bağlı toprakların dört bir yanında surlar ve garnizonlar kurma gereği Hz. Süleyman’ı geniş çaplı bir inşaat programına yöneltti. Ülkesinin zenginliği de böyle bir girişime olanak veriyordu. Özellikle başkent Kudüs için çok harcamada bulunan Hz, Süleyman burada bir sur, Millo adı verilen bir bina, bir kraliyet sarayı ve ünlü Kudüs Tapmağını yaptırdı. Ayrıca kentin çevresine de başlıca yabancı ticaret toplulukları için tapınaklar ve başka yapılar inşa ettirdi. Tapınak zamanla Yahudiliğin ve erken Hıristiyanlığın tek dinsel merkezi durumuna gelerek fiziksel boyutlarının çok ötesinde bir önem kazandı. Öte yandan Hz. Süleyman döneminde gelişen uluslararası ticaret ağı düşünsel ve tinsel alanlarda evrensellik anlayışının doğmasını sağladı. Maddi yaşamda ortaya çıkan evrenselleşme eğilimi evrensel bir dinin önkoşullarını hazırladı. Aynca uluslararası ticaret insanlara zenginliğe kavuşmak için uluslararası ban-şın gerekli olduğunu öğretti. Ama inşaat programının dev boyutları baskıyı da birlikte getirdi. Kuramsal olarak bu işlerde Kenanlıların çalışması, İsrailoğullannın ise yönetici, rahip ya da savaşçı olması gerekirken, Hz. Süleyman’ın aşın isteklerini karşılayacak sayıda Kenanlı olmadığından, Israil-oğullan da bu “aşağı” işlerde çalışmak zorunda kalıyordu.

Hz. Süleyman, İsrailoğullannın geleneksel olarak 12 kabileye bölünmesinin birliği bozucu olduğunu, kabile ruhunun devletin yararına olmadığını anlamıştı. Bu nedenle büyük ölçüde kabile ayrımlarını gözetmeksizin krallığı 12 yönetim bölgesine ayırdı. Bölge sayısının gene 12 olmasının nedeni, her bölgenin yılın bir ayı boyunca devlete karşı yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olmasıydı. Her bölgeyi kral tarafından atanan bir vali yönetiyordu; 12 vali de bir şefe bağlıydı. Vergiler genellikle zorunlu çalışma biçiminde ya da ayni olarak ödeniyordu.

Hz. Süleyman bilgeliği ve şairliğiyle de ünlenmişti. Bestelediği şarkıların sayısının

1.005 olduğuna inanılırdı. Kitabı Mukad-des’teki Süleyman’ın Meselleri’nde ona dayandırılan özdeyişler ve bilgece sözler yer alır. Neşideler Neşidesi’nin giriş bölümünde de kitabı onun yazdığı belirtilir; dillere destan haremi ve aşkları da kitabın ana temalarından birini oluşturur. Hz. Süleyman efsanesinin bir başka yönü de onun doğal ve doğaüstü bütün yaratıklara söz geçirebilme yeteneğidir. Binbir Gece Masalları’ nda cinleri mühürlü şişelerin içine koyup denize attığından söz edilir. Hıristi-yanlar arasında Hz. İsa’nın “Davud Oğlu” olarak anılması, onun yalnızca Hz. Davud’ un soyundan geldiğini değil, aynı zamanda karşısında hiçbir cinin duramayacağını, Mesih’in insanlara ve cinlere hükmeden gerçek bir “Davud Oğlu Süleyman ” olduğunu vurgular.

Kuran’a göre de Tanrı rüzgârı Hz. Süleyman’ın emrine vermiş, cinleri onun kölesi yapmış, hayvanların dillerini öğretmiş, egemenliğini bilimle güçlendirmiştir. Hz. Süleyman cinleri kullanarak olağanüstü büyüklükte yapılar, heykeller ve havuzlar yaptırmıştır. Nemi suresinde Hz. Süleyman ile Seba melikesi Belkıs’ın öyküsü yer alır. Kuran’a göre Hz. Süleyman bir ara sınanmış, egemenliğini yitirmiş, ama sonradan eski gücüne kavuşturulmuştur.

Yorum yazın