Hz Ebubekir hayatı – dönemi – kimdir

Hz. Muhammed’in yakın arkadaşı ve ilk halifedir (571-634). Müslüman olmadan önce ticaretle uğraştı. Mekke’de sevilen ve sayılan bir kişi idi. Kureyş’in ileri gelenlerindendi. Erkeklerden ilk Müslüman olandır. İslâm dinine yürekten bağlandı ve Peygamberin en yakın yardımcısı oldu. Bütün parasını ve malını Müslümanlık için kullandı. Müslüman olan kölelerin fidyelerini vererek onları özgürlüğe kavuşturdu. Hz. Muhammed’e, Mekkelilerln her türlü kötülüğü yaptıkları sırada onu yalnız bırakmadı. Hz. Muhammed, Mekke’den Medine’ye hicret ederken Ebu- bekir’i de yanına aldı. Ebubekir ailesiyle birlikte Medine’de yerleşti. Kızı Ayşe’yi. Peygamberle evlendirdi. Ebubekir, Hz. Muhammed’in yaptığı bütün savaşlara katıldı. En tehlikeli anlarda bile ondan ayrılmadı. Tebük seferinde sancağı taşıdı. Hz. Muhammed, hastalığı artıp namaz kıldıramayacak hale gelince, Ebubekir’e imam olarak halka namaz kıldırmasını bildirdi. Fakat öldükten sonra, yerine kimin geçeceğini kesin olarak açıklamadı.
Hz. Muhammed 632’de ölünce, Müs- lümanlar ne yapacaklarını şaşırdılar. O zaman Ebubekir, bu çok büyük acı karşısında soğukkanlı davranarak yaptığı etkili konuşma ile onları yatıştırdı. Hz. Muhammed’in, «Her peygamber can verdiği yere gömülür» sözünü hatırlatarak, öldüğü yeri kazdırdı ve oraya gömdürdü. O sırada Medinelilerin (Ensar), Müslümanların başkamnı seçmek üzere Saad bin Ubade’nin evinde toplandıkları haberi geldi. Ebubekir ve Ömer hemen buraya gittiler. Toplantıda söz alarak Müslümanların başına geçecek kişinin herkesçe tanınmış olması gerektiğini ileri sürdüler. Uzun görüşmelerden sonra, Ebubekir halife seçildi. Böy- lece Ebubekir, Peygamberin vekili ve Müslümanların başkanı oldu.
Peygamberin ölümü üzerine Arabistan’da büyük bir karışıklık baş gösterdi. Çeşitli bölgelerde yalancı peygamberler ortaya çıktı. Yeni Müslüman olan kabilelerden bazıları eski dinlerine döndüler. Zekât vermemek için ayaklananlar da oldu. Bu güç durumda Ebubekir aldığı yerinde ve uygun önlemlerle Müslümanlığı ve İslâm devletini dağılmaktan kurtardı. Peygamberin yolundan ayrılmadı. Necitlilerin zekâttan affedilirlerse, itaat edeceklerini bildirmeleri üzerine, «İslâm kanunu birdir; ya hepsini kabul etmeli, yahut hiç birini. Peygambere verilenden bir zerre eksiğini verene savaş açacağım» diyerek böyle uyuşma önerilerine şiddetle karşı çıktı. Yalancı peygamberler ve ayaklananlar üzerine kuvvet gönderdi. Bütün Arap kabilelerine, Müslümanlığı yeniden kabul ettirdi. İslâm birliğini kurdu. Bu başarının sağlanmasında Halit bin Ve. lifin büyük rolü oldu.
Ebubekir, kısa sürede bütün Arabistan’ı yönetimi altına aldıktan sonra, Müslümanlığı Arabistan dışına da yaymak amacıyla iki ordu hazırladı. Bir orduyu Halit bin Velit komutasında İranlIların (Sasaniler) elinde bulunan
Irak üzerine, ötekini Ebu übeyde bin Cerrah komutasında Doğu Roma imparatorluğunun yönetiminde bulunan Suriye üzerine gönderdi. Halit bin Velit, İranlIların ordularını yenilgiye uğratarak Hire Arap beyliğini ortadan kaldırdı. Fırat ırmağına kadar olan yerleri ele geçirdi. Bundan sonra Halit bin Velit, Suriye’ye giden ordunun yardımına gönderildi. Doğu Roma ordusu, Ecna- din’de yenildi ve Şam şehri alındı.
Kur’an, Hz. Muhammed zamanında bir kitap haline getirilmemişti, Vahiyler, kâğıtlar, taşlar ve kemikler üzerine yazılıyor, hafızlar tarafından ezberleniyordu. Ebubekir, savaşlarda hafızların ölmesi üzerine Kur’an’ı bir kitap halinde toplatmaya karar verdi. Bu işle, Peygamberin kâtiplerinden Zeyt bin Sabit’i görevlendirdi. Toplanan Kur’an metnine Mushaf adı verildi.
Ebubekir, iki yıldan biraz fazla halifelik yaptıktan sonra öldü. Çok dürüst, merhametli ve cömertti.

Yorum yazın