Gogol Kimdir – Hayatı ve Eserleri

Gogol Kimdir – Hayatı ve Eserleri

Nikolay Vasilyeviç Gogol, rus yazarı (Sorotçintsi, Poltava merkez ilçesi 1809 – Moskova 1852). Ukrayna’nın küçük toprak sahiplerinden bir ailenin çocuğu olan Gogol, 1925’te babası öldükten sonra, anasını, yurduna yararlı olabilmek için başkentte oturmalarının şart olduğuna inandırarak Petersburg’a yerleşmeğe razı etti (1828). Bu yurduna hizmet düşüncesi, giderek yurduna hizmetle yükümlü olduğu inancı Gogol’- un bütün ömrünce sürdü. Bütün bu hizmet tutkusuna karşılık, ilk ağızda bakanlıklardan birinde ancak bir mümeyyizlik bulabildi, 1831’de de bir kız okulunda tarih öğretmenliğine lâyık görüldü. İşte o yıl, Veçera na Hsutore bliz Dikanki*nin (Dikan- kai Yakınında Bir Çiftlikte Akşamlar) ilk bölümünü, 1832’de de ikinci Ölümünü yayımladı. Çocukluk hatıralarından yararlanarak, bu birkaç hikâye içinde, rus köy yaşantısının öylesine şairce, öylesine gerçekçi bir tablosunu çizmişti ki, bir çırpıda ünü aldı yürüdü. 1835’te ikinci derlemesi Mirgorod adiyle yayımlandı. Bu derlemede Taraş Balba*nın yanısıra, Kak Possoriîs ivan tvanoviç s tvanom Nikiforoviçem de (ivan ivanoviç ile İvan Nikiforoviç’in Kavgası) vardı; bu hikâyesinde Gogol, daha sonraki eserlerinde enine boyuna işleyeceği temayı ele alıyor, birbirinin hemen hemen aynıf yine de birbirinden ayrı, ama aralarındaki bu ayrılıkların hiçlikleri ardından temeldeki hiçlikleri sırıtan, sıradan kişileri konu ediniyordu. Gene o yıl, Gogol, 1829 ile 1834 yılları arasında yazdığı çeşitli metinleri, ö- zellikle Portre (Portret), Nevskıy Prospekt ve Bir Delinin Günlüğü İZapiski Sumaşed- şego) adlı üç uzun hikayesini biraraya getiren Arabeski1 yi yayımladı. Bu üç uzun hikâyede yazar, şehirlerin kenarda köşede kalmış kişilerini incelemeğe girişir. Ama bunların en önemlisi, bütün değersizliğine rağmen, benliğini saran ölçüsüz gururdan kurtulmak için çıldırmaktan başka bir yolu kalmayan bir insanı anlatan Günlük’tür. Nos (Burun) [1835] adlı hikâyesinden de Gogol’un, ilk defa olarak, çevre kaygılarının ötesine geçtiğini sezinleriz. 1836’da, rus kırtasiyeciliğini yeren Müfettiş (Revizor) adlı komedisi oynandı; bazı Petersburg çevrelerinin gösterdiği ters tepki oyunun tutunmasını engelleyemedi. 1841’de yayımlanan Palto*yu (Şinel) işte bu sıralarda bitirdi ve ölü Çanlar*ın (Mertıvıya Dusi) ilk bölümünü elden geçirmeğe başladı. Yaratıcılığı bakımından bu alabildiğine verimli dönem, aynı zamanda, Gogol’un yaşantısında ağır bir iç bunalımın başlangıcıdır. Müfettiş’in temsilleri biter bitmez, Gogol, Almanya’ya, oradan da İsviçre ile Fransa’ya gitti, sonra i- talya’ya geçti, 1839 baharını orada geçirdi. Moskova’ya dönüşünde, gene bir anlayışsızlık duvarıyle karşılaşınca Viyana’ya, oradan da Roma’ya gitti. Ama bu patırtıda, ölü Canlar*m birinci bölümünü bitirmekten geri kalmadı; 1841 eylülünde Moskova’ya döndüğünde, sansür eserini geri çevirdi; istenen değişmeler yerine getirildikten sonra, 1842’de basılmasına izin çıktı. Gogol Roma’ya döndü, ölü Canlar’a. yöneltilen tenkitleri oradan takip etti; arkadaşlarının kimi eserin lirizmine, kimi gerçekçiliğine, kimi milliyetçiliğine kancayı takmıştı. Bu tepkilere fena halde öfkelendi; eserine çamur atanların tümünü mahçup etmek için ikinci bölümü yazmağa koyuldu. Gene aynı maksatla, 1847’de, Vibranniye Mesta iz Pere- piski s Druz YamVyi (Arkadaşlarımla Mektuplaşmalarından Seçmeler) yayımladı. Bu yüzden dostlarının çoğuyle bozuştu, öfke içinde ölü Canlar’ın müsveddelerini yaktı, sonra da Kudüs’e hacca gitti; Moskova’ya dönüşünde, bağnaz bir papazın pençesine düştü (1848). Mistik bir vecit haliyle kapkara bir umutsuzluk arasında yalpalayan dengesiz yaşantısı, onu sonunda riyazete sürükledi. Gene de sanatından Vazgeçememiş, ölü Canların ikinci bölümünü yeni baştan yazmıştı; ama onu da 1852 şubatında yaktı; iki hafta sonra da, sürekli oruca dayanamayıp öldü. Gogol rus edebiyatında çağdaş romanın atasıdır,

Yorum yazın