Germaine de Staël

Germaine de Staël

Madame de Staël denir, fransız kadın edebiyatçı (Paris 1766-ay.y. 1817). Louis XVI’nin bakanı Cenevre’li Necker ile Vaud’lu protestan Suzanne Curchod’nun kızı. Annesinin düzenlediği edebî toplantılarda, zamanının ünlü kişilerini tanıdı: Marmontel, d’Alembert, Diderot, Grimm, abbé Raynal, Thomas, Buffon, Bernardin de Saint Pierre v.b. Harika bir çocuk olan Germaine, on.bir yaşında Eloges*u (övgüler) yazdı, on beşinde, Montesquieu’nün Kanunların Ruhu (L’Esprit des Lois) adlı eserini yorumladı. 1786’da İsveç’in Paris elçisi baron Staël-Holstein ile evlendi. Sarayda kendini çok sevdirdi, coşkun bir heyecanla Lettres Sur le Caractère et les Écrits de J.J. Rousseau (J.J. Rousseau’nun Karakteri ve Yazıları Üstüne Mektuplar)

[1788] adlı bir eser yazdı. Ne var ki devrim patlak vermişti: görevinden uzaklaştırılan Necker, Coppet’ye (İsviçre) çekildi, fakat Mme de Staël, siyasî bir rol oynama hevesine kapılarak, dostu Narbonne kontunun Savaş bakanlığına getirilmesini sağladı. Liberallerin, kralcıların ve anayasacıların toplandığı Bac sokağındaki salonu, Paris’in bel

li başlı edebiyat ve siyaset merkezlerinden biri oldu. Fakat, krallık yönetimi devrilir devrilmez, Paris’ten ayrılarak Coppet’ye çekildi (eylül 1792), İngiltere’ye gitti (1793 başları), İsviçre’ye dönünce Benjamin Constant ile tanıştı (1794), ikisi arasındaki fırtınalı ilişki 1808’e kadar sürdü. 9 Thermidor olayı siyasî hırslarının yeniden canlanmasına yol açtı: Mme de Staël, Paris’e gitti (mayıs 1795), salonunu yeniden açtı, fakat 1795 eylülünden beri hükümetçe kendisine kuşkulu gözle bakıldığı için, tekrar Coppet’ye döndü, ilk büyük eserini burada yayımladı: De Vinfluence des Passions Sur le Bonheur des individus et des Nations (Tutkuların, Kişilerin ve Miletlerin Mutluluğu Üstündeki Etkisi) [1796]. 1797’de Paris’e döndü, salonuna ideologları ve Yasama meclisinin en liberal düşünceli üyelerini kabul etti: De la Littérature Considérée Dans Ses Rapports avec les institutions Sociales (Sosyal Kurumlarla İlişkileri Bakımından Edebiyat) [1800] adlı eseri ve Delphine (1802) adlı romanı edebiyat a-lanındaki etkisini büsbütün arttırdı. Kon-süllük rejimi kurulduğu zaman, Napolyon’-un nedimesi olma hayaline kapılmıştı, ama liberal düşüncelere pek az eğilimi olan ve siyasete karışan kadınlardan hiç hoşlanmayan Birinci konsül, Benjamin Constant muhalefet safında yer alır almaz (1803), Mme de Staël’e karşı düşmanca duygularını a-çığa vurdu. Mme de Staâel, hükümetçe Paris’ten 40 fersah ötede oturmağa zorlanınca, zamanını dostları ve hayranları (Mme Récamier, Mathieu de Montmorency, August Wilhelm Schlegel) arasında ve yolculuklarla geçirdi: 1804’te Weimar’a (orada Goethe, Schiller ve Wieland ile tanıştı), sonra Berlin’e (kraliçe Luise tarafından kabul edildi) gitti. Babasının ölümü (nisan 1804) üzerine, Coppet’ye döndü; babasını öven bir eser yazdı: Du Caractère de Necker et de Sa Vie Privée (Necker’in Karakteri ve özel Hayatı Üstüne). 1804 Sonlarında İtalya’ya bir yolculuk yaptı. Bu yolculuk ona Corinne (1807’de yayımlandı) adlı romanının birçok bölümünü ilham etti. Almanya’ya yaptığı yeni bir geziden sonra (1808) Fran-sızlara alman medeniyetini tanıtan kitabını hazırlamağa başladı: Almanya’ya Dair (De l’Allemagne). Bu kitabın baskısını izlemek üzere Blois’ya gittiğinde (1810), imparatorluk polisinin müsveddeleri ve provaları yok ettiğini gördü, kendisi de üç gün içinde Fransa’dan ayrılmağa zorlandı. Coppet’ye dönünce, kendisinden yirmi yaş küçük John Racca adlı bir subay ile gizlice evlendi. (1798’de ayrıldığı ilk kocası, 1802’de ölmüştü.) Sonra, Avrupa’yı baştan başa dolaştı (1812-1813), Avusturya’ya, Rusya’ya, İsveç’e, İngiltere’ye gitti ve her yerde Napolyon aleyhine çalıştı. Londra’da geleceğin Louis XVIII’i ile tanıştı. Restorasyon rejimi kurulunca Paris’e döndü, salonunu yeniden açtı, son iki önemli eserini bastıramadan öldü: Considérations sur les Principaux Événements de la Révolution
Française (Fransız Devriminin Belli Başlı Olayları Üstüne Düşünceler) [1818] ve Dix Annés d*Exil (Sürgünde On Yıl) [1821]; çocuklarının yayımladığı bu kitaplarda Mme de Staël 1803 ve 1813 arasındaki hatıralarını anlatır. Mistikliğe varacak kadar tutkulu bir hayat süren bu kadın edebiyatçı, çağdaşlarının düşüncesinde bir ideal heyecanı yaratmak ve ruhun en derin atılımlarına yol göstermek istiyordu. Staël’in ilham özgürlüğü ve lirizme çağrısı, fransız romantizminin başlıca yönlerinden biriydi. Madam de Stael’in başlangıçta, Rousseau’nun ve «filozofların kozmopolit düşüncelerinin etkisi altında kalan, sonra yabancı ülkelerle, özellikle Almanya ile olan ilişkisi sonunda zenginleşen düşüncesi, XVIII. yy. ileXIX. yy. arasında bir köprü kurdu.

Yorum yazın