Georges Rouault

Georges Rouault hayatı ve eserleri hakkında bilgiler
Georges Rouault , fransız ressamı (Paris 1874-ay.y. 1958). Bir zanaatçının oğludur. Cam ressamı Hirsch’ın yanında çıraklığa başladı; ustasına Saint-Sverin kilisesinin vitraylarını yenilemede yardımcı oldu: Süsleme Sanatları yüksekokulunda akşam derslerine devam etti, sonra Albert Besnard’ın öğüdünü dinleyerek Güzel Sanatlar yüksekokuluna girdi *(Elie Delaunay atelyesi). 1892’de, Elie Delaunay’m yerine geçen Gustave Moreau’nun en sadık öğrencisi oldu.

İlk önemli eseri Değirmen Taşını Döndüren Samson’dur; 1894’te Çocuk İsa Bilginler Arasında aalı tablosuyle Chenavard ödülünü kazandı. Ertesi yıl Azizlerin İsa’nın ölümüne Ağlayışı’nı yaptı; yarışmaya kabul edilen bu eser Roma ödülünü kazanamadı. Moreau’nun atelyesinde Henri Matisse ile, Georges Desvallières ile ve daha başka ressamlarla tanıştı; bu ressamlar daha sonra fovlar grubunu kurdular. Rouault, bağımsızlık tutkusu ve mistik eğilimiyle arkadaşlarından ayrılıyordu. Çok fakirdi, Gustave Moreau’dan başka kimseden destek görmüyordu. Ustasının ölümünden sonra, La Rochefoucauld sokağındaki evinde açılan Gustave Moreau müzesine müdür oldu. Birkaç yoksul sanatçıyle, Rochechouart bulvarı yakınlarında bir atelye açtı; mahallenin kızları burada modellik ediyorlardı. Topluma başkaldıran Rouault, Medrano sirkinde seyrettiği soytarıları ve burjuva düzeninin sembolü saydığı hâkimleri de resimlerinde canlandırdı. Léon Bloy, Huysmans, Suarès, Maritain gibi yazarlarla dostluk kurdu; fakat sanatçılardan hep uzak kaldı. Sonbahar Salonu’na ve «lage aux Fauvres» diye adlandırılan salonda 1905 Sergisine katıldı. Rouault, fovist hareketten çok anlatımcılığa bağlıydı.

Bütün teknikleri deneyen Rouault, suluboya, guvaş ve terebantinli yağlıboya ile kâğıt üzerine büyük tablolar yaptı; Incil’den Bir Sahne (1901) Sokak Kızları (1903), A-racı Kadın (1904>, Trajik Soytarı (1904), İsa’nın Portresi (1905), Sokak Kızı (1906, Paris Art Moderne müzesi), Odalık (1907), Hâkimler (1908, Kopenhag müzesi). 1916’dan itibaren yaptığı bütün resimleri Ambroise Vollard’a gönderdi: bunlar arasında gerek kendi eserleri için (Miserere), gerek satıcısı için (Ubu Babanın Canlar ışı) yaptığı ilüst-rasyon dizisi, ayrıca yağlı veya tutkallı boya ile yaptığı büyük boy eserleri sayılabilir. 1924’te Druet galerisinde başlıca eserlerini sergiledi. Tablo meraklıları Rouault ile ilgilenmeğe başladılar. Dergilerde şiirler, hatıralar, sanat üstüne düşünceleri yayımladı. 1926’da Souvenirs intimes’ini (İçten Hatıralar) André Suarès’in önsözüyle yayımladı, sonra Efsanevî Manzaralar’ı ve Stella Vespertina’yı yaptı. Tekniğinde bir gelişme görüldü, O zamana kadar uyguladığı kendiliğindenlik anlayışının yerini, malzeme üstüne araştırmalar aldı. Paleti zenginleşti. Tuvallerini elden geçiriyor, boya üstüne boya vuruyordu. Miserere’nin anıtsal baskısını süsleyen gravürler de yaptı. Halıcılığa, tiyatro dekoilarma (Le Fils Prodigue [Savurgan Çocuk], 1929), vitray (Assy kilisesi) ve seramik işlerine yöneldi. Abroise Vollard ölünce onun mirasçılarına karşı dava açarak, eserlerini geri aldı ve 1948’de üç yüz on beş tuvalini tamamlanmamış diye halkın gözü önünde yaktı. Alıkoyduğu ve ömrünün son yıllarında yaptığı resimler dinî konuludur: Çarmıha Geriliş (1918), İsa ve Asker (1930’da bitti): Hakarete Uğramış İsa

(1932), Yaşlı Kral (1937), İsa’nın Portresi (Art Moderne müzesi), Jeanne d’Arc (1939), Mısır’dan Kaçış. André Suarès’in Passion adlı kitabını resimledi, onunla yazışmaları 1960’ta yayımlandı. (L)

Yorum yazın