Edouard Manet kimdir

Edouard Manet kimdir – Edouard Manet hayatı ve eserleri hakkında bilgiler
Edouard Manet , fransız ressamı ve gra* vürcüsü (Paris 1832*ay.y. 1883). Bir hâkimin oğlu. Denizciliğe heves etti, bir gemide miço olarak Brezilya’ya gitti (1850). Dönüşünde Thomas Couture’ün ateiyesine girdi, 1856’da oradan ayrıldı; Louvre’da kopyalar yaptı. İtalya’yı, Almanya’yı, Hollanda’yı dolaştı, ilk tabloları Absent (Kopenhag), Kirazlı Çocuk (Gülbenkyan vakfı) ve İspanyol sanatı havasında pitoresk figürlerdir (Köpekli Çocuk). Salon’da (Louvre) sergilediği eserleriyle (Af. ve Mme Manet’nin Portresi [Rouart koleksiyonu] ve Guitarrero [W. Osborn koleksiyonu, New York]) mansiyon kazandı. Bundan sonra Martinet galerisinde sergilediği on üç tablo (Lola de Valence [Louvre], Tui-leries’de Konser [Tate gallery] v.b.), düzenlerindeki sertlikle tenkitçilerin ve halkın öfkesini çekerken, henüz tanınmayan Monet, Renoir, Cézanne, Pissarro gibi genç ressamlar Manet’yi okullarının öncüsü saydılar. 1862’de Çayırda öğle Yemeği, Louvre salonuna kabul edilmedi, ama Reddedilenler salonunda sergilendi, ve Manet’nin, bir skandal ressamı olarak şöhrete ulaşmasını sağladı. Sonradan, Manet’nin önemli bir portresini (Louvre) yaptığı Emile Zola bu olayı Eser (L’Oeuvre) adlı romanında ele aldı (Zola’nın Manet tarafından yapılan portresi önemlidir). Baudelaire de ressamdan yana çıktı. 1865’te Olympia adlı tablosu, Salon’da daha da büyük bir rezalet çıkmasına yolaçtı ve 1866’da, modeli gene Victorine Meurand olan Fifre (Louvre) adlı tablosu Salon’a alınmadı. 1867’de, Milletlerarası sergiye kabul edilmeyince, Alma köprüsünde açtığı özel sergiyle herkesi çileden çıkardı. Aralarında Meksika İmparatoru Maximilian’m idamı da (Mannheim) bulunan, çağdaş hayattan sahneleri o sırada çizdi. 1868*de onu savunmakta olan yazar ve sanat tenkitçisi Théodore Duret’-nin portresini yaptı (Petit Palais, Paris). Bu tarihte paletindeki renkler açılmağa ve aydınlanmağa başladı.

1869’da yaptığı, Atelyede Yemek (Münih), ve Balkon (Louvre) bu gelişmeyi yansıtır. Ressam, önce hayranı, sonra da baldızı o-lan Berthe Morisot’nun derin ifadeli birçok portresini yaptı. 1870’te, tek öğrencisi o-lan Eva Gonzales’in bir portresini (Tate gallery) sergiledi ve Manş kıyılarından manzaralar çizdi (Boulogne Limanında Ay Işığı, Louvre), ikinci imparatorluğun bu son yıllarında, genç sanatçılar Guerbois kahvesinde onun çevresinde toplandılar. Basarılar dönemi 1870 Savaşından sonra geldi. 1872’de Durand-Ruel’in desteğini, kazandı; 1873’te Salon’da bir zafer olarak karşılanan Bira Bardağı ile (Philadelphia) ressamın değeri kabul edildi, izlenimci gençlerin gösterilerine katılmaksızın Claude Monet ile dost oldu, onun sandalda bir resmini yaptı (Münih), sonra açık havada çalıştı: Argenteuil (Tournai), Limonlukta (Berlin). Dostlarının portrelerini çizmeğe de devam etti: Mallarmé (Louvre), Aktör Faure Hamlet Rolünde (Essen) ve bakan Grévy’yi sanatçıya Légion d’honneur nişanını vermek zorunda bırakan Antonin Proust. Bu devrede, günlük hayattan sahneler de çizdi: Nana (Hamburg), Garson Kız (Courtauld koleksiyonu), Folies-Ber-gère Barı (Courtauld koleksiyonu). İlerleyici bir felce tutulunca, daha az yorucu olan pastel tekniğini tercih etti ve çıplaklar, genç kadın figürleri yaptı (Çıplak Göğüslü Sansın, Louvre). Çok çeşitli eserleri arasında serbest bir tarzda ve parlak renklerle yapılmış natürmortlar (Vazodaki Şakayıklar, Louvre), desenler, keskin hayal gücüyle işlenmiş gravürler de yer alır.

Çoğu zaman klasiklerden ilham almakla birlikte (Çayırda öğle Yemeği, Raffaello*-nun eserinden alınmış bir gravüre göre yapılmıştır), Manet’nin eseri, açık ve düz renkleri, fırçasının keskinliği ve çağdaş dünyaya bakışındaki cüretle, resim sanatında bir çığır açtı. Günümüzde, çağdaş sanatın öncülerinden sayılır, (l) MANETIION, sobennytos asıllı mısırlı rahip ve tarihçi (M.ö. III. yy.). Ptolemaios II devrinde, M.ö. 271’den sonra, yunanca olarak Aigyptiake (Mısır ile ilgili [Olaylar]) adlı bir kronik kaleme aldı; bu eserde Mısır firavun ve hükümdarlarını, otuz bir sülâle olarak, her birinin mahallî kökünü de belirterek sınıflandırdı. Bu kroniklerin Flavius Josephus tarafından saklanan birkaç parçası günümüze kadar ulaşmıştır. Bunların özetleri de yapılmıştır (Julius Af-ricanus, Georgios O. Sungellos). Manet-hon’un kroniğinden yaraılanarak sülâle listeleri çıkarılmış ve bunlar çağdaş tarihçi-lerce benimsenmiştir, (l)

Yorum yazın