Cemal Abdül Nasır

Cemal Abdül Nasır kimdir – Cemal Abdül Nasır hayatı
Cemal Abdül Nasır , mısırlı devlet adamı (Beni Mor, Asyut eyaleti 1918 – Kahire 1970). Harp akademisine girdi (1937), orduda beliren İngiliz düşmanlığı akımını benimsedi ve Hür Subaylar adlı gizli teşkilâtı kurdu (1942). Filistin yenilgisinin de (1948) verdiği hırsla milliyetçi bir eyleme ginştı. Yarbay olduğu (1951) sırada, general Ne-cip’i kendi davasına kazandı ve Kahire olaylarından faydalanarak Hür Subaylarla birlikte iktidarı ele geçirdi (22 – 23 temmuz 1952). Kurduğu «İhtilâl konseyi» kral Faruk’u sürgün etti. 1952 Toprak reformu siyasî tedbirlerin alınmasını kolaylaştırdı: bütün partilerin, hattâ Vefd -in bile kapatılması. Cumhuriyet ilân edildikten (haziran 1953) ve Süveyş kanalı bölgesinin boşaltılması için Ingiliz-Mısır antlaşması yapıldıktan (1954) sonra, Necip yavaş yavaş iktidardan uzaklaştırıldı ve yerini albay Nâsır aldı. Nâsır, Mısır İhtilâlinin İçyüzü (Felsefetüs Sevre) [1954] adlı eserinde, Siyonizm tehlikesini öne sürerek, Mısır m arap birliğini kurma yolunda oynaması gereken rolü açıklar. Doğu ile Batı arasında «olumlu tarafsızlık» diyebileceğimiz bir denge siyaseti güden Nâsır, Bağdat* paktını karşılayan Bandung* Asya-Afrika konferansına (1955) katıldı. Temmuz 1956’da, ın-giliz ve amerikan kredilerinin kesilmesi sonunda, Süveyş kanalını millîleştirme kararını aldı. Ingiliz-Fransız-Israil ortak müdahalesinde yenilgiye uğramasına rağmen, millîleştirme hareketi başarıldı ve Nâsır ın itibarı arttı. Yeni bir Anayasa çıkarttı (1956 -1957); kişi haklarını teminat altına almayan bu anayasa ile devlet şefinin yetkilerini arttırdı ve Mısır Millî Birlik partisi adlı tek siyasî partiyi de kendi yönetimi altına aldı. Nâsır, Mısır ile Suriye’nin birleşmesini sağladı (Birleşik Arap cumhuriyeti [B.A.C.], 1 şubat 1958). Doğu Avrupa devletlerince desteklenen B.A.C., öbür arap devletlerini telâşa düşürdü ise de, Nâsır’a, Arap dünyasını yönetimi altında birleştirme imkânmı sağlayamadı. 1958 Devrimin-den sonra, B.A.C.’ye karşı çıkan Irak, Sovyet blokuna yöneldi; Nâsır da bunun üstüne Rusya’nın himayesini reddetti. B.A.C. denemesi kısa sürdü, Yemen’in ayrılması (1959), Suriye’nin bağımsızlığına yeniden kavuşması (1961) ve arap devletleri arasında geçimsizliklerin artması üstüne birlik dağıldı. Mısır, Irak ve Suriye arasındaki üçlü birlik denemesi de nisan 1963’te başarısızlıkla sonuçlandı. Bununla birlikte, Kahire, afrika ülkeleri yöneticilerinin buluşma yeri oldu. Bu çeşitli başarısızbklar, 1965’-ten sonra Nâsır’ı, bu ülke yöneticileriyle ilişkilerini düzeltmeğe zorladı (1965 ve 1967 yıllarında, Suudî Arabistan kralı Faysal ile Yemen üstüne anlaşma teşebbüsü; 1965 ve 1966’da Irak’taki nâsırcı hükümet darbesi hareketlerini benimsemekten kaçınması; Ürdün kralı Hüseyin ile yapılan Haziran 1967 antlaşması).

Ülke içinde Nâsır, 21 Mayıs 1962 Millî yasası, toprak reformu, 1961 ve 1963’te alman diğer sosyalleştirme tedbirleriyle halkın sevgisini kazandı; mart 1%5’te yeniden Cumhurbaşkanlığına seçildi ve İsrail karşısında uğranılan ikinci yenilgiye (haziran 1967) rağmen, bu sevgi, varlığından bir şey kaybetmedi:: Nâsır, bu yenilginin ertesinde yerini Zekeıriya Muhiddin’e bırakarak Cumhurbaşkanlığından çekildiyse de (9 haziran), halk kitlelerinin de katıldığı genel istek üstüne bir gün sonra (10 haziran) istifasını geri aldı. 12 Haziran 1967’den ölünceye kadar Cumhurbaşkanlığı, Sosyalist Arap birliği genel sekreterliği ve uzun süre başbakanlık görevlerini bir arada yürüttü. (L)

Yorum yazın