Anthony van Dyck Kimdir

Anthony van Dyck Kimdir
Van Dyck, Sir Anthony, antonie ya da anton olarak da yazılır (d. 22 Mart 1599, Anvers, Flandre – ö. 9 Aralık 1641, Londra, İngiltere), 17. yüzyılda Rubens’ten sonraki en önemli Flaman ressam. Dinsel ve mitolojik konulu resimlerinin yanı sıra Avrupa soylularının portreleriyle tanınmıştır. Aynı zamanda yetkin bir çizim ve aside yedirme baskı ustasıdır.

Gençliği. Varlıklı bir ipek tüccarının 12 çocuğundan yedincisiydi. On yaşındayken Anversli ressam Hendrik van Balen’in yanına çırak olarak girdi. Büyük olasılıkla Rubens’ten bu sıralarda etkilenmeye başladı.

Günümüze ulaşan en eski tarihli yapıtı bir erkek portresidir (1613). Sanat yaşamının ilk sekiz yılında Rubens’in melodramatik üslubunu taklit etti. Ama Rubens’in kullandığı parlak vernik yerine boyayı oldukça kaba bir doku yaratacak biçimde uyguladı; ayrıca ondan daha koyu renkleri yeğledi. Yüz ifadeleri de çok daha anlatımcı hatta abartılıydı.

İlk portreleri yarım boy ya da büst gibiydi. Rubens’in etkisi altına girdikten sonra, daha önce düz bıraktığı arka plana sütunlar ve benzeri öğeler yerleştirmeye başladı. Bu portrelerde dingin ve saygın bir ifade vardı.

Genç yaşta olgunluğa erişen Van Dyck 1618’de Anvers Ressamlar Loncası’na girdi. Rubens ile hangi yıl çalışmaya başladığı çok açık değilse de, 1620’de onun yanında olduğuna ilişkin belgeler vardır. 1630 dolaylarında ilişkilerinde bir gerginleşme başladıysa da Rubens her zaman Van Dyck’ı destekledi.

Anvers ve İtalya yılları. Van Dyck 1620-21’de bir süre İngiltere’de I. James’in sarayında çalıştıktan sonra Anvers’e geri döndü ve 1621 ’in sonlarına doğru İtalya’ya gitti. Özellikle hayranlık duyduğu Tiziano ile Venedik Okulu ressamlarının rengi kullanışlarından ve anlatımdaki inceliklerinden etkilendi. Bu dönemde tam boy portrelerin yanı sıra soyluların at üstünde resimlerini yapıyordu. 1627’de yeniden döndüğü An-vers’te 1632’ye değin kaldı. Portrelerinden 15 kadarını aside yedirme yöntemiyle kendisi bastı, öbürleri de başka ustalarca oyma-baskı olarak hazırlandı. “İkonografi” adıyla anılan ilk dizisi 1645-46’da yayımlandı. Van Dyck Anvers’e döndükten sonra da İtalya’ da geliştirdiği yumuşak ifadeyi sürdürmüştü. Resimlerinde şiddet içeren temalardan çok yumuşak duygulan dile getiren dinsel konulan ele aldı. Mitolojik konulu en önemli resimlerini de bu dönemde yaptı. Bu yıllarda boyayı gittikçe daha ince kullanıyor, mavi, gri, pembe, toprak renkleri ve koyu kahverenginin kanşımlannı yeğliyordu.

İngiltere dönemi. Van Dyck 1632’de Fele-menk’e kısa bir gezi yaptıktan sonra İngiltere’ye gitti. Orada I. Charles’ın saray başressamlığına getirildi ve “sir” unvanıyla onurlandırıldı. Birkaç kez Anvers’i ziyaret etmesi dışında yaşamının geri kalan yıllarını İngiltere’de geçirdi. “I. Charles’ın Üç Pozu” (y. 1637, Kraliyet Sanat Koleksiyonu, Windsor Şatosu), “Ingiltere Kralı I. Charles” (y. 1638, Louvre Müzesi, Paris) ve “Kral Charles At Üstünde” (y. 1638, Ulusal Galeri, Londra) gibi en önemli portrelerini bu dönemde yaptı. Bir kez daha tam boy portrelere yönelmişti, alegorik simgelere de yer veriyordu.

1640’ta Rubens ölünce onun yerini alabilmek düşüncesiyle Anvers’e gitti. 1641’de hasta olarak Londra’ya döndü. Bundan kısa bir süre sonra öldü ve St. Paul Katedrali’ne gömüldü.

Değerlendirme. Van Dyck’ın en önemli yanı portrelerinde modellerini kişisel özelliklerinden hiçbir şey yitirmeden idealize etmiş olmasıdır. Temelde Hans Holbein, Antonio Moro, Tiziano ve Rubens’in portre geleneğine bağlı kalmışsa da, bu konuda birçok yenilik getirmiştir. Genel olarak son dönem resimleri beğenilirse de, anlık anlatımı ve tazeliği yakaladığı gençlik ve Ceno-va dönemi yapıtlarına 20. yüzyılda daha çok önem verilmiştir.

ÖBÜR ÖNEMLİ YAPITLARI. “Cornelis van der Geest” (y. 1618-20, Ulusal Galeri. Londra), “İsa’nın Kudüs’e Girişi” (y. 1619, Herron Sanat Müzesi. Indianapolis, Indiana), “P. P. Rubens’in Karısı Isabella Brant” (y. 1621, Ulusal Sanat Galerisi. Washington, D.C.), “Emanuel Philibert” (1624, Dulwich College Resim Galerisi. Londra). “Peter Stevens” (1627, Mauritshuis, Lahey), “Rinaldo ve Armida” (1629, Baltimore Sanat Müzesi), “Marie de Raet” (1631, Wallace Koleksiyonu, Londra), “Savoia Prensi Tommaso” (y. 1635, Sabauda Galerisi, Torino), “Thomas Killigrew ve Thomas Carew” (1638, Kraliyet Sanat Koleksiyonu, Windsor Şatosu).

Yorum yazın