Sibernetik Nedir – Konu Anlatımı

Sibernetik Nedir – Konu Anlatımı
İnsanlar, bundan bin yıl sonra Amerikan, Fransız ve Sovyet devrimlerini belki de güçlükle anımsayacaklar. Oysa Birinci ve İkinci Sanayi Devrimleri, insanlık tarihili yepyeni bir yöne çeviren temel dönüşümler olarak anılacaktır. On dokuzuncu yüzyılda gerçekleşen Birinci Sanayi Devrimi’ nin özünde, insan gücü yerine mekanik güçlerin kullanılması düşüncesi yatıyordu. Bir başka deyişle, çarkların döndürülmesi ve ağır işlerin yapılması için buhar makinelerinin ve elektrik motorlarının kullanımı söz konusuydu. Sanayide büyük üretimin gerçekleştirilmesi, eskiden yalnızca varlıklı kesimin ayrıcalığında bulunan pek çok tüketim malının daha geniş kitlelere de ulaşabilmesini sağlamıştır.
Makineler, ağır işleri daha çabuk yapsalar da çalışmasını düzenlemek ve denetlemek içhı, başlarında insanın durması hâlâ gerekliydi. İkinci Sanayi Devrimi’nin çıkış noktası, makinelerin yine makineler tarafından denetiminin sağlanması ve böylelikle insan işgücünün daha karmaşık işlerin yürütülmesinde kullanılması düşüncesiydi.
Ağır işlerin makinelere yaptırılması düşüncesi, yıllar boyu bilim – kurgu yapıtlarına esin kaynağı olmuştur. Robot deyimi ilk kez Çek yazarı Karel Çapek’in bilim – kurgu tekniğiyle yazılmış bir oyununda geçiyordu. 1920 de kaleme alınan bu oyunun adı, “Rossum’un Evrensel Robotlaradır (R.U.R.). Günümüzde, insan işlevlerinin birçoğunu yerine getirebilen makineler geliştirdiyse de teknoloji henüz insan gibi düşünebilen bir makine yapabilecek düzeye ulaşmış değildir.
İkinci Dünya. Savaşı birçok işte insan gücünün yerini alan makinelerin geliştirilmesi sürecini hızlandırmıştır. Çünkü savaşı kazanabilmek için yeni otomatik silahlar, güdümlü füze sistemleri, değişik uçuş sistemleri geliştirilmesi zorunluydu.
Savaşın- bitiminden kısa bir süre sonra, 1947′ de, Amerikalı Matematikçi Norbert Wiener gelişmekte
olan bu yeni teknoloji alanına bir ad bulma gereğini duymuştur. Wiener bilgisayarlar ve otomatik denetim sistemleri ile ilgili kuramsal çalışmalarını sürdürürken bilgisayarların çalışma düzeniyle, insanın sinir sisteminin bilgi işlem ve yönlendirme düzenleri arasında bazı benzerlikler olduğunu görmüştür. Böylelikle diğer makinelerin çalışmalarını denetlemek, bilgi işlem ve yönlendirme çalışmalarını sürdürmek, kararlar alabilmek gibi işlevleri gerçekleştirebilen makine kavramını açıklamak üzere “sibernetik” sözcüğünü ortaya atmıştır. Sibernetik, Yunancada “dümenci” anlamıda gelen “Kubernetes” sözcüğünden gelmektedir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, sibernetik; canlı organizmalarla, kendi kendini düzenleyen makineler arasındaki işleyiş benzerliklerini inceleyen bilim dalıdır denilebilir. Bu açıdan bakıldığında sibernetik, organize sistemlerin davranış bilimi olarak da tanımlanabilir.
öte yandan sibernetik sözcüğü, Latince kökenli dillerde yönetici anlamına gelen “gobernare”, “gouverner”, “to govern” gibi sözcükleri de bir ölçüde çağrıştırmaktadır. Bu nedenle diğer makineleri yöneten düzenekler anlamını da içermektedir.
“Organize sistem” denge durumunu sağlayabilmek için çalışan, bu denge durumunu bozmaya yönelik dış etkilere karşı iç dengesini koruyabilen çeşitli mekanizmaların birliğidir.
örneğin, doğuya doğru gidecek biçimde yönlendirilmiş, otomatik pilotla yönetilen bir uçak, birdenbire patlak veren bir fırtına karşısında kuzeye doğru sapacak olsa, otomatik pilot uçağın yörüngesinden ne kadar saptığını ölçebilir ve bu sapmayı düzelterek, uçağı eski yörüngesine oturtabilir. Böyle bir karar vermesi için makineye özel bir hedef gösterilmesi gerekir. Bu nedenle, karar verebilen makinelere çoğu kez “Hedef – Yönlü Makineler” de denir.

Yorum yazın