Pedoloji Nedir

Pedoloji Nedir – Pedoloji neyi inceler

Toprakları inceleyen bilim dalı (toprakbilim de denir), jeoloji ve çevrebilimin bir bölümü olan bu daim, tarımla çok yakın ilişkisi vardır.

YENİ BİR BİLİM DALI

Uzun süre (Romalılardan XIX. yy’ın başlarına kadar), bitkilerin tek besininin hümüs olduğu sanıldı ve hümüs yönünden zengin olan kara topraklara en verimli topraklar gözüyle bakıldı. Daha sonra, topraktaki minerallerle ilgilenilmeye başlandı; 1840’a doğru, Alman kimyacısı Liebig topraktaki mineral eriyiklerini bitkiler için temel besin saydı. XIX. yy’ın sonuna doğru Rus jeologu Dokuçayev, büyük bir kuraklığın egemen olduğu Ukrayna topraklarını yerinde inceledi (1877) ve böylece yeni bir bilimin, yani pedolojinin temellerini attı. Pedoloji giderek kendi tekniklerini oluşturduysa da birçok temel bilimden yararlanmak zorundadır; bunların başlıcaları arasında jeoloji, çevrebilim, bitkibilim, hayvanbilim, mikrobiyoloji, biyoloji ve kimya sayılabilir. Böylece, pedoloji uzmanları yeryüzüne çıkmış yerkabuğu tabakalarından yararlanarak, oluşan bu toprağm oluşum koşullarım bilebilir. Yerküre yüzeyinde ortaya çıkan fiziksel, kimyasal ve biyolojik olaylar bütünü, to rakların belli bir evrim geçirmesiı yol açar; söz konusu evrim sürel olur ve yıldan yıla belirginleşir. Toprağın yüzeysel tabakalarını eti leyen yerbilimsel bozulmaların ve e mosfer olaylarının etkisiyle ortaya ( kan yerkabuğunun yüzeysel tabakal rındaki bozulmalar, değişmeler ve d zenlenmelerin sonucudur. En derin t bakalardaki bütün yaşam biçimle (mikrobitey, mikrodirey, canlı kökle toprak kurtları), toprakların evrimi de önemli rol oynar; toprakların b kisel organik maddeleri giderek az lıp yerini hümüse bırakır. İklim, bazı toprağın oluşumunda belirleyici r oynar. Rusya’da, çemozyom (kara toprak) bozkır iklimine, podzolsa daha nemli ve daha soğuk orman kuşağı iklimine bağlıdır; lateritli topraklar nemli tropikal kuşakta ortaya çıkar; lösler rüzgârın etkisiyle oluşur.

TOPRAĞIN KATLARI

Pedoloji uzmanı toprağı, yerinde, 5 sm-1 m (bazen daha çok) derinlikte ka-zilmiş, düşey çeperlerinde, her biri farklı görünüm ve yapılara tanıklık eden üst üste sıralanmış bir katlar dizisi sergileyen dilimler aracılığıyla inceler; bir toprak kesitiyle ortaya çıkarılan katların bütünü bir toprak yanayı (profili) oluşturur. Her toprak yanayı, yüzeydeki bitkisel toprakla derinliklerdeki ana kayaç araşma girer; bu ana kayaç, toprağın oluşmasına yol açan yer tabanıdır. Kabaca ele alındığında, yukarıdan aşağıya doğru şöyle sıralanır.
A KATI: Organik madde bakımından zengin (bozulmamış ya da az bozulmuş, bu nedenle kolayca tanınabilen, ydpraklar ve ince dallar gibi bitkisel kalıntılar ile az çok ayrışmış, uygulamada tanınmaları olanaksız bitkisel kalıntılardan oluşan hümüs) ve kil, demir, alüminyum gibi başka oluşturucu öğeler bakımından yoksuldur;

B KATI: A katı ile C katı arasındadır ve bu iki kattan farklıdır (yüzeysel tabakalardan gelen maddelerin yığıldığı B katı organik madde yönünden, yoksuldur, içerdiği kil ve demir oram A ya da C katlarından yüksektir;

C KATI: Ana kayaç ya da bozunmak üzere olan kayaçtır (bu kat bir mineral katıdır).

Daha çok evrim geçirmiş toprakları niteleyen göç olayları sonucunda, daha karmaşık katlar bulunabilir.

TOPRAK TİPLERİ

Çeşitli katlar, görünüşleri, boyutları ve kimyasal yapılarıyla ayırt edilebilecek çok çeşitli öğelerden oluşurlar. Toprağın dokusu (yumuşaklık, kohez-yon, geçirgenlik gibi fiziksel özellikler bu dokuya bağımlıdır), granülometri bileşimine (ya da toprağın çeşitli bileşenlerinin yüzdesine) sıkı sıkıya bağlıdır.

S.S.C.B’li pedoloji uzmanlan, toprakların sınıflandırılmasını, toprakların renklerini (kara, kahverengi, kestane rengi, kırmızı, vb. topraklar) etkileyen iklime dayandırırlar; A.B.D’li pedoloji uzmanları, sınıflandırmada, toprakların yapışım ve mineral bileşimini göz önünde tutarlar. Bu iki görüş aşağıda sıralanan temel üstünde bağdaştınla-bilir:

HAM MİNERAL TOPRAKLARI: Sıcak ya da soğuk çöllerde bulunur (sözgelimi, Büyük Sahra ’nın yüzeyi çakıllar, küçük çakıllar ve kumlarla örtülü olan bölümü);

AZ EVRİMLİ TOPRAKLAR: Genç olması ya da iklim nedeniyle, kayaç hafifçe bozulmuştur (sözgelimi, kuzey iklimi etkisindeki Sibirya tundraları); KİREÇSİ-MAGNEZYUMSU TOPRAKLAR: Tebeşirli, sert, dolomili ya da alçıtaşlı bir kireçtaşı kayacı üstünde bulunurlar (sözgelimi, genellikle hümüs bakımından oldukça zengin, azot-suz, fosfor ve oligo-elementler bakımından yoksul, içerdiği kireç oram değişken rendzinler);

KİLLİ ESMER TOPRAKLAR: Esmer ve hatta bazen kara kil bakımından zengin, nemli haldeyken yapışkan, kurak dönemlerde yüzeyi yanlan ve çok-yüzlü bir görünüm kazanan topraklardır. Killi esmer topraklara özellikle Akdeniz kuşağıyla tropikal bölgede (Andalucia, Fas, Sudan, Kaliforniya, Teksas, Meksika, Hindistan) çok Taslanır. Killi esmer topraklar çok verimli olabilirler;

ÇOK HÜMÜSLÜ TOPRAKLAR: Derinlerde bile hümüs oranının yüksek olması (% 15) yoğun bir biyolojik etkinlik doğurur (sözgelimi, Ukrayna’nın kara toprağı çemozyom). Bu topraklar çoğunlukla verimlidir; PODZOLLAR: Kaba hümüslü, evrimli bu topraklar özellikle soğuk ve nemli ılıman iklimde oluşurlar. Podzollar (mor) asitlidirler ve kimyasal öğeler bakımından yoksuldurlar; ağaçlandırılabilirler (yapraklı ağaçlar ve kozalaklılar);

ESMER TOPRAKLAR: Yumuşak hümüslü olan esmer topraklar (mull) ılıman bölgede oluşur. Kil-hümüs-demir karışımı, toprağa esmer rengini verir. Esmer topraklar, yapraklı ağaçlı ormanlarda ya da ılıman kuşaktaki çayırlarda oluşur: bunların oldukça iyi fiziksel özellikleri vardır ve tahıl açısından bol ürün sağlayabilirler. Batı

Avrupa yaylalarındaki balçıkların büyük bölümünü örten yıkanmış topraklar son derece verimlidir;
BOL SESKÎOKSİTLİ TOPRAKLAR: Dönencelerle Akdeniz bölgesi arasındaki uçsuz bucaksız alanlar, demir, alüminyum ve manganez seskioksitle-rinin çok bol olması nedeniyle kırmı-zı-kahverengi topraklarla örtülüdür. Bu topraklar arasında şu ayırım yapılır: Akdeniz bölgesinin kırmızı ve kahverengi toprakları derin olduklarında verimlidirler; bu topraklar özellikle bağcılık ve meyve ağaçları yetiş-tiricüiğine elverişlidirler; tropikal bölgelerdeki demirli topraklar, yarı nemli tropikal iklimde, çoğunlukla ağaçsı ya da ağaçlı savanaların altmda oluşmuşlardır; darı, hintdarısı, manyoka, yerfıstığı, pamuk, tütün, sisal yetiştirmeye uygundurlar; nemli tropikal iklimde ve sık ormanlarda oluşan demirli topraklar, çok asitlidirler; bu topraklarda çay, kahve, kakao, hindistancevizi, palmiye, kauçuk ağacı yetiştirilebilir; fosil ya da fosil olmayan.
kabuklar ya da zırhlarla sertieşmi topraklar nemli tropikal iklimde olu şurlar; örttükleri arazilerin değerler dirilmesi çok güçtür.

Nemli tropikal bölgede, serbest ali min ve demir oksitleri içeren kırmız topraklar olan lateritli topraklar oı taya çıkar; kurak kuşakta bu topral lar, kalın bir kabuk halinde katılaşu lar. Lateritli topraklar, özellikle Gin< Madagaskar, Koşinşin’de yaygındı: tropikal kuşakta, tarım alanındaki bi şansızlıklar bu topraklara doğal yol sulluklarmdan kaynaklanır;

TUZLU TOPRAKLAR: Eriyebilen tu; lar (özellikle sodyum klorür, sodyuı sülfat ve sodyum karbonat) bakımu dan zengin olan tuzlu topraklar ve a kali topraklarda tarım yapılabilme! için, söz konusu topraklara sular a! tında bırakılması ve akaçlanması ge rekir;

SULU TOPRAKLAR: Aşın suya boğu muş topraklardır (sözgelimi, turba).

TOPRAĞI OLUŞTURAN ÖĞELER

Toprakların dokularına çeşitli öğeler (çakdtaşı, balçık ya da kil) egemendir: Çakdtaşı (çapı: 2 sm’den büyük kayaç parçalan);

küçük çakıltaşı (çapı: 2 sm-2 mm); iri kumlar (çapı: 2 mm-0,2 mm); ince kumlar (çapı: 0,2 mm-0,05 mm); çok ince kumlar (çapı: 0,05 mm-0,02mm);

balçıklar(çapı:0,02mm-0,002 mm); killer (çapı: 0,002 mm’den küçük). Bu öğelere şunlar da eklenebilir: hümüs (ayrışmış organik madde); kireçtaşı (kalsiyum karbonat); dolomi (magnezyum ve kalsiyum çift karbonatı); kuvars;

demir ve manganez oksitleri (kırmızı ya da siyah lekeler ya da az çok ufa-lanabilen yumrular veya kütlesel tabakalar; sözgelimi, alyos); demir ve alüminyum hidroksitler (bazen hemen hemen yalnızca tropikal toprakların yüzeysel katlarında bulunurlar ve bu topraklan yoksullaştırırlar);

eriyebilen tuzlar (çorak kuşaklardaki tuzlu ve sülfath topraklarda).

Yorum yazın