Makine – İnsan : Cyborg

Makine – İnsan : Cyborg
Amerikalı bilimci Wienerin 1961 yılında Amsterdam Bilim Kongresi’ne sunduğu yapay kol, kongre üyeleri ve dünya kamuoyunda büyük yankılar uyandırmıştı.
Neydi bu kolun özelliği? Gerçek bir insan koluymuşçasına kasılıp bükülebilmesi ve kolu kesik bir insanın kaslarına bağlandığı zaman gerçek bir kolun yapabileceği tüm eylemleri gerçekleştirebilmesi! Wiener çalışmalarının asıl hedefinin, bu yapay organı beyinden gelen emirlerle hareket edebilecek duruma getirmek olduğunu Kongre’ye açıkladı.
İşte günümüzde henüz kuıgu – bilimin konuları arasında olan “Siborgların”, ya da makine – insanın yapısı, bu ilkeye göre gerçekleştirilebilir.
öte yandan, yine bugün bilim – kurgu filmlerinin kahramanları arasında tanıdığımız “Bionik adam”da çok gelişmiş bir robot teknolojisinin hedefleri arasındadır. Görüldüğü gibi bilim-kurgu, eskiden olduğu gibi yine bilimin önünde koşmakta ve bir lokomotif görevini görmektedir.
Günümüzde “Bionik” alanı, ayrı bir bilim dalı olarak ele alınıyor. Bu dalın çalışma konuları; biyolojik sistemlerin dikkatle incelenmesi ve özelliklerinin elektronik düzenlerde taklit edilmesidir.
Bu alanda çok yeni gelişmeler vardır, örneğin düşünme ve öğrenme gibi en üst düzeydeki insan etkinliklerini belli ölçüde gerçekleştiren robotlar yapılmıştır. Yale Üniversitesinde hazırlanan “Abdul” adlı robot, kendisine dünya politikası ile ilgili bilgiler verildiğinde doğru yorumlar yapabilmekte, sonuçlar çıkartabilmektedir.
Abdul, yapay zekâ (Artificial Intelligence – Al) programının ürünüdür. Bu program üzerinde yirmi beş yıldır çalışılmaktadır.
Pittsburg’daki Mellon Üniversitesinde J. Hans Berliner tarafından programlanan “Bacon” adlı robota 1800 yıllarının kimya bilgileri verilmiştir. Robot, atom ağırlığı formülünü çıkartmıştır. Oysa insanın bu formülü bulması, 50 yıl sürmüştü*
Yine Yale Üniversitesi bilim adamlarınca geliştirilen “IPP” adlı robot ise, içinde duygusal öğeler bulunan bir öyküyü anlayabiliyor ve sonradan kişiler arasındaki duygusal bağlantıları anlatabiliyor.
Robot teknolojisinin ulaştığı aşamayı daha iyi kavramak için verilecek son örnek de Patrick H. Winston adlı Amerikalı bir bilgisayar uzmanının geliştirdiği “düşünen makine”dir. Bu bilgisayara Shakespeare’in oyunlarının konuları verilmiş ve makine bu oyunlar arasında birbirine en benzeyenin “Hamlet” ile “Macbeth” olduklarını ortaya çıkarmıştır.
Her iki oyunun kahramanları da krallarını Öldürürler. Macbeth, Duncan’ı ,Claudius da Hamlet’ in babasını öldürmüştür. Çünkü her ikisi de aşırı ı tutkuları olan insanlardır. Macbeth’te Kral Dun- can’ın öcünü Macduff alırken, Hamlet’te de Hamlet babasının öcünü almaktadır.
‘ Düşünen makineler bizi şaşkına çeviredursun, öğrenen makinelerin geliştirilmesi, robot teknolojisinin vardığı boyutları açıkça göstermektedir. Satranç oynamak için programlanan robotların yaptıkları bir yanlışı tekrarlamaktan kaçındıkları; dahası, satranç oynarken kurdukları bazı oyunları, bir başka benzer oyunda da kullandıkları gerçektir. Böyle bir yeti, ancak öğrenme sonucunda elde edilebilir.
Geriye bir üzülüp sevinen ya da heyecanlanıp, kızabılen duygulu makinelerin yapımı kalıyor ki, bunun pek kolay olmayacağını söyleyebiliriz.
Robotların ya da gelişkin bilgisayarların insan yaşamına getireceği sayısız kolaylıklar vardır, özellikle tıp alanında, doğru tanının çok kısa zamanda yapılabilmesi. nice insanın yaşamını kurtarabilir.
öte yandan polis sabıka kayıtlarının, mahkeme zabıtlarının bilgisayarlara tutturulması, toplumsal düzenin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Ev işlerinde kullanılan robotlar da yaygınlık kazanmaktadır.Örneğin;eve yorgun gelen bir insan duşunu alırken, küçük bir robot onun içkisini hazırlayabilir. Ya da evin kadını ütüsünü yaparken, akşam çayı için pişirmek istediği pastasının yumurtasını çırpabilir.
Sizi aramasını istemediğiniz bir kişi telefon numarasını çevirirse, telefona eklenen küçük bir bilgisayar sürekli meşgul sesi verecektir. O kişi, bir başka telefondan aramadıkça, sizi bulamayacaktır.
Tüm bu gelişmeler zaman zaman, makinelerle kuşatılmış bir dünyada yaşamanın insan üstünde yapacağı olumsuz psikolojik etkileri düşündürebilir. Ama eğer evinizde ya da işyerinizde kullandığınız robotların varlığı sizi sıkıyorsa, elektrik akımını sağlayan fişi çekivermek her zaman elinizdedir.

Yorum yazın