Kilit Nedir – Kilidin Tarihçesi

Kilit Nedir – Kilidin Tarihçesi Hakkında Bilgiler

 

Eski bir kilit

KİLİTLER VE ANAHTARLAR
Sahip olduğumuz şeyleri korumak için kilit ve anahtar kullanırız. İnsanoğlu çocukluğunda başlar bunları cebinde taşımaya… Oyuncak bir kutunun, kumbaranın, okul çantasının anahtarlarıdır başlangıçta taşıdıkları… Zamanla artan anahtarları bir arada bulundurabilmek için bir anahtarlık gerekir.

İnsanlar, anahtarları, kilitleri çok eski zamanlardan beri kullanırlar. Koruyacak bir şeylere ilk sahip oldukları günlerden beri… Ama ilk kilitler güçlerini her şeyden önce büyüden alan araçlardır. Binlerce yıl önce, Asurlular zamanında her evin bir tanrısı bulunduğuna inanılırdı. Ev sahibi kapısını kilitlemek istediği zaman ön kapının çevresine bir ip bağlardı. Düğümünün üzerine kil ya da çamur sürer, bunun da üstüne evin tanrısının adını kazırdı. Asurlular, kili parçalayıp içeri girecek kişinin evin tanrısı tarafından cezalandırılacağına inanırlardı.

İLK KİLİTLER
Gerçekten kilit diyebileceğimiz ilk araçları Mısırlılar yapmışlardır. Bu kilitler başlıca iki bölümden oluşuyordu: Üstüne iki ya da üç delik açılmış tahta bir sürgü bölümü ile, bu sürgünün gireceği yuva bölümünden. Yuvanın içinde mandal adı da verilen, yukarı aşağı hareketli tahta çiviler vardı. Bunlar, sürgü yuvaya sürüldüğünde aşağı düşerek deliklere giriyor ve sürgünün dolayısı ile bağlı bulunduğu kapının hareketini engelliyordu. Sürgüyü yuvadan geri çekebilmek için deliklere yerleşen tahta çivileri yukarı kaldırmak gerekiyordu. Bu da ancak bir anahtar yardımı ile mümkündü. Anahtar sürgünün hemen üstünden yuvaya sokuluyordu. Döndürüldüğünde bu anahtara uyan mandallar deliklerdeki çivileri yukarı kaldırıyordu.

ROMALI KİLİTÇİLER
Mısırlıların bu anahtarları kapıda ancak kilidin takılı bulunduğu tarafta kullanılabiliyordu. Anahtar deliğini bulanlar eski Yunanlılardır. Ancak bundan sonra bir kapı hem içeriden hem dışarıdan kilitlenebilmeye başlamıştır.
Eski zamanların en yetenekli kilitçileri Romalılardır. Bunlar önemli bir gelişmeyi gerçekleştirmişlerdir. Roma anahtarlarının ucundaki diller çeşitli biçimlerde oyulmuştur. Böylece bir hırsızın yalnızca kilit yuvasına girebilecek, uygun boyda bir anahtara sahip bulunması yetmez olmuş, bu anahtarın biçiminin de uygun olması gerekmeye başlamıştır. Taşınabilir ilk küçük kilitler, asma kilitler de Romalıların buluşudur.

ORTAÇAĞ KİLİTÇİLERİ VE ANAHTARCILARI
Kilit dili, üstünde girinti ve çıkıntılar bulunan metal bir şerittir. Ancak belirli bir biçimde yapılmış olan anahtar bu dile uyar ve kilit içinde döner.
1.000 yıl öncesinin kilitçileri, kilit dili yapımında çok ileri bir düzeye ulaşmışlardır. Bunlara uygun, karmaşık biçimli anahtarlar yapmışlardır. Bu anahtarlar genellikle büyük birer sanat örneği sayılırlar. Ne var ki, bu da kilitlerin anahtarsa açılmasını engellemeye yetmemiştir.

Kilitlerin güvenilirliğini artırmak için kilitçi- ler, hırsızları alt edecek akla hayale gelmez yöntemler geliştirmişlerdir. Uygun olmayan bir anahtarla kilidi açmaya kalkışacak kişinin yüzüne patlayacak bir tabancanın bağlı olduğu kilitler bile yapılmıştır.


ÖNEMLİ KİLİTÇİLER

1778’de Robert Barron adlı bir İngiliz yeni tip bir mandallı kilit bulmuştur. Mandallar gereğinden fazla kaldırıldığında sürgünün hareketini engelleyen bir kilittir bu. Böylece kilitler daha zor açılır hale getirilmiştir.
Joseph Bramah, 1780’lerde çok değişik türde de bir kilit geliştirmiştir. Bramah,dilleri kilitten tümden çıkarmıştır. Bunun yerine mermi kovanına benzeyen iki silindir yerleştirmiştir.
1818’de Jeremiah Chubb adlı başka bir İngiliz, kendi anahtarı olmadan açılması hemen hemen olanaksız bir kilit geliştirmiştir. Bu kilidin açılabilmesi için yuvasındaki 6 mandalın Barron’un kilidinde olduğu gibi en uygun yüksekliğe kaldırılması gerekiyordu. Chubb ayrıca buna dedektör mandal adı verilen bir mandal daha eklemiştir. Eğer 6 mandaldan biri gereğinden fazla yukarı kaldırılırsa, dedektör mandal kilidi kapatıyordu. Kilit, içine asıl anahtar sokuluncaya kadar kilitli kalıyordu.

MODERN KİLİTLER
1861’de Amerikalı Linus Yale, çivi mandallı, silindirli kilitleri buldu. Yeni katkılarla geliştirilen bu kilitler zamanımızda da kullanılan en güvenilir kilitlerdir. Küçük, yassı anahtarları, basit temel parçaları oldukça ucuza ve bol sayıda üretilebilir.
Yale kilitleri temel olarak, zamanımızdan 4.000 yıl önce yapılan Mısır kilitlerine benzemektedir. Değindiğimiz gibi bu kilitler bir anahtar yardımı ile kaldırılan bir dizi çivi yada mandalla çalışmaktadır. Yale kilidinde bu çiviler bir silindir içindeki deliklere girmektedir. Silindir ekseni çevresinde dönmektedir. Bir kılıf ya da yuva içine yerleştirilmiştir. Çiviler yuvada girdikleri deliklere altlarından bir yayla bağlıdırlar ve bu yaylar onları dışarı, daha doğrusu silindirin içindeki deliklere itmektedir. Bu yüzden her çivinin bir parçası silindir içindeki delikte bulunmakta, bir parçası delikten dışarı, yuvaya doğru uzanmaktadır. Bunların bir ucu, içindeki deliklere uzandığı sürece silindir dönmez, öte yandan her çivi, farklı yüksekliklerden enlemesine kesilmiş durumdadır. Yani her çivi farklı yüksekliklerden ikiye ayrılmıştır. Silindir içine sokulan bir anahtar bu çivileri alt uçlarından iterek yukarı kaldırır. Eğer bu anahtar üstündeki girinti ve çıkıntılar uygunsa, çiviler öyle bir biçimde yükselirler ki, ikiye ayrıldıkları yerler bir doğru boyunca dümdüz sıralanır. İşte bu doğru tam kılıfla silindirin birbirlerinden ayrıldığı aralığa rastlamaktadır. Bu durumda silindir serbest kalır ve anahtar çevrilince yuva içinde dönebilir. Dönen silindirin ucuna bağlı küçük bir kol yardımı ile kilidin sürgüsü çekilir; böylece kilit açılmış olur.
Yale kilitlerinin en yaygın olanı beş çivi deliği olanıdır. Böyle bir kilidi, uygun olmayan bir anahtarla açmak çok zordur. Yanlış bir anahtar, çivileri uygun yükseklikte kaldırıp ikiye ayrıl dıkları yerleri bir doğrultuya ve silindirin kılıfından ayrıldığı aralığa getiremez. Dolayısı ile silindir serbest kalmaz. Silindir yerinden oynamadığı sürece de sürgü kilitli durumda kalır.


BAZI ÖZEL KİLİTLER

Modern kilitlerin çoğu Yale tipindedir. Ama, bazı türleri daha da güvenilir yapıdadır. Para ve değerli eşyanın konulduğu dolaplarda, kasalarda çift anahtarlı kilitler kullanılır. Bunlar iki ayrı anahtarla açılabilirler. Özel kilitlerin bir diğer türü de zamanlı kilitlerdir. Bunlar, uygun bir anahtarı olsa bile belirli bir zaman geçmedikçe açılamazlar. Bankalar, hafta sonlarında genellikle zamanlı kilitler kullanırlar.
Şifreli kilitlerde ise anahtar yerine bir numara- tör kullanılır. Bir daire biçiminde olan ve üstünde sırayla sayılar yazılı numaratör, belirli sayıları gösterecek biçimde döndürüldüğünde, mandalların hepsi gerekli yerlerini alarak, kilidi serbest bırakır.

Yorum yazın