Geri İletim Nedir

Geri İletim Nedir

Sibernetik biliminin uygulama alanlarını gözlemleyebilmek için mutlaka bir bilgisayar merkezine ya da bir fabrikaya gitmek gerekmez. Evlerde kullanılan bazı basit araçlar bize bu konuda bir fikir verebilir, örneğin brülör termostatları, bir su deposu içinde bulunan şamandıra, TV antenlerinin rotoru, buzdolabı da aynı ilkeye göre çalışan düzeneklerdir.
Kendi kendini düzenleyen tüm bu sistemlerin çalışması bir temel ilkeye, dayanmaktadır. Buna geri – iletim (feedback) adı veriyoruz. Sözgelimi, ev içi ısısını değiştirebilmek için kullandığımız bir ısıtma aygıtını alalım. Hava soğudukça daha fazla yakıt vererek ev içi ısısını arttırabilir, hava ısındıkça da yakıt oranını azaltarak bu ısıyı düşürebiliriz. Böylelikle evin içindeki ısı insanın rahat edebileceği normal bir düzeyde tutulabilir. Ancak aşırı ısı değişmelerinde, bu düzenlemeyi yakıt oranlarında yapacağımız değişikliklerle sağlamamız zorlaşır. Böyle durumlarda düzeneğe “termostat” adı verilen otomatik bir düzenleyici ekleyebilirsek sorunu çözebiliriz.
Termostatın içerisinde, normal oda sıcaklığını algılayabilen küçük bir sistem bulunur. Bu sistem, iki ayrı metal çubuğun birbirine sarılmasıyla elde edilen bir şeritten oluşmaktadır. Oda ısısı değiştiğinde, metal çubuklar genleşir. Ancak her iki metal eşit oranlarda genleşemeyeceğinden, şerit bü- külecektir. (Şekil. 1) Bu şerit bir elektrik kontağına bağlıdir ve eğilip düzeldikçe elektrik devresini açıp kapar. Elektrik devresi de bir vanaya bağlıdır. Oda ısısı termostatça algılanmış dereceyi aşınca vana kapanır ve yakıtın brülöre akışı durur. Böylece ısı düşmeye başlar. Bu arada metal şeritler de eski biçimlerine dönerler, vana yeniden açılır ve yakıtın brülöre akmasına izin verir. Böylelikle ısı yeniden yükselmeye başlar. Görüldüğü gibi burada bir aç – kapa işlemi söz konusudur. Laboratuvarlarda olduğu gibi, ısının hep aynı derecede kalması isteniyorsa, daha duyarlı denetim devreleri kullanılması gerekecektir.
Burada şematik olarak açıklanan sistemin, tüm otomatik denetim devreleriyle ortak özellikleri vardır. Bu özelliklerin birincisi, sistemin çalışmasında bir hedef saptanmış olmasıdır. Bu düzenekte hedef, istenen oda sıcaklığıdır. İkinci özellik ise odanın gerçek ısısını ölçen ve daha da önemlisi, gerçek sıcaklıkla istenen sıcaklık arasındaki farkı saptayabilen düzenektir. Üçüncüsü ise denetim aygıtıdır. Bu aygıt, brülöre yakıt akışını sağlayan vanadır. Odanın gerçek ısısı istenen ısıya eşit olduğunda, bu vana kapanır ve yakıt azalmaya başlar.
Aynı işleyişi bir buzdolabında da gözlemleyebiliriz. Buzdolabının işleyişini sağlayan düzen, bir elektrik motoru ve bu motor tarafından buzdolabı içinde dolaştırılan soğutucu gazdır. Bu gaz, dolabın iç ısısını durmadan düşürmektedir. Ancak motora elektrik akımı sağlayan devrenin bir ucuna duyarlı bir anahtar bağlanırsa, ısı 1 dereceden aşağı düşünce devrede elektrik akımı kesileceğinden, buzdolabında ısı düşmesi duracaktır. Soğutma işlemi, böylece durunca, dolap dışarıdaki sıcaklığın etkisiyle yavaş yavaş ısınmaya başlar. Isınma da ısıya duyarlı anahtarın kapanmasına yol açacağından, devre yeniden kapanır ve elektrik akımı motora ulaşır. Böylelikle soğutucu gazın dolap içinden dolaşması yeniden sağlanmış olur.
Sistemin bölümleri arasındaki bağlantı (Şekil.3) teki şemada görülmektedir. Bu tip bir düzenleme, elektronik alanda da uygulanabilir. Sistemin bölümleri kapalı şekillerle, bu parçalar arasında iletişimi sağlayan iletim yolları ise çizgilerle gösterilmiştir. Kalorifer örneğine geri dönecek olursak, istenen oda sıcaklığı, sisteme verilen Girdi (input); sistemin çalışması sonucunda elde edilen gerçek oda sıcaklığı ise Çıktı (output) olarak adlandırılır. İki metal çubuktan oluşan şerit ise iki sıcaklık, girdiyle çıktı arasındaki farkı dengeleyen denetim düzeneğidir. Çıktı, girdiden küçük olduğu sürece brülör ısı üretmeyi sürdürecektir. İkisi arasındaki fark sıfıra eşit olunca, denetim düzeneği de brülöre ileteceği mesajla ısıtma işleminin durmasını sağlayacaktır.
Sistemin çalışmasını gerçekleştiren olay, çıktıdan gelen mesajın girdiyi beslemesidir. Isıtılan odanın yeni ısısına bir tepki olarak, çıktının gönderdiği mesaj, geri-iletim yoluyla girdiye ulaşmaktadır.
Genel olarak, geri – iletim, çıktı ucunda olup- biteni, girdi ucuna ileten bir mesajdır. Çok çeşitli biçimlerde gözlenebilir, örneğin, bir kaldıracın çalışması, bir şaftın dönmesi, bir devrede iletilen elektrik akımının kesilmesi ve başlaması geri-iletim sonucunda olur. Geri – iletim, genel sistemin yapmakta olduğu işe çevrenin verdiği tepkinin, sisteme iletilmesi olayıdır. Bazı sistemlerde geri- iletim, bir bilgisayar beyni tarafından algılanacak olan sözcükler ya da kotlardır. Böyle sistemlerde,’ sistemin işleyişinden çok, iletilecek olan mesajın kendisi önemlidir.
Geri – iletimli sistemlerde bilgi bir çevrim içerisinde iletilir. Böyle sistemlere, “kapalı sistem” adı verilir, öte yandan, geri-iletimi olmayan sistemler de vardır, örneğin, termostatsız yalın bir ısıtıcının düzeni böyledir.
Bu tür ısıtıcı için odanın ulaştığı sıcaklık bir çıktı olarak var olmakla birlikte, oda sıcaklığının ne durumda olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi sisteme gelmemektedir. Bu, tıpkı durmadan konuşan
bir sağırın durumunu andırmaktadır. Geri- iletim olayının en geçerli olduğu durumlardan birisi öğretmen-öğrenci ilişkisidir. Bir öğretmen, dersini anlatırken sınıfın ortasında durup konuşabilir. Birtakım görsel araçlardan yararlanabilir ama, öğrencinin iletilen bu bilgileri alıp almadığına, ya da bu bilgilere nasıl bir tepkiyle yanıt verdiğine dikkat edemiyorsa, bu öğretmenin yerini bir teyp bantı kolayca doldurabilir. Çünkü öğretmen yalnızca kendi sesine kulak vermekte, öğrencinin tepkisini izlememektedir. Bu durum geri iletimsiz “açık” bir sisteme örnek olabilir. Geri-iletim sağlayabilmek için, öğretmenin öğrenciye konuya ilişkin sorular yöneltmesi gerekir. Soruya öğrencinin vereceği yanıtlar, onun konuya ilişkin bilgiyi doğru olarak alıp almadığını gösterecek, böylelikle öğretmen ders verme yöntemini yeniden gözden geçirecektir.
Buradan da anlaşılacağı gibi, geri-iletim olayı yalnızca mekanik ve elektronik sistemlerde geçerli olmayıp, çeşitli insan grupları arasındaki ilişkilerde de söz konusudur. Kaldı ki, insan vücudu da bir biyolojik sistem olarak, çeşitli geri-iletimler sonucu çalışmaktadır. Kendi kendini dengeleyen tüm sistemlerde olduğu gibi, insan vücudunda da ısının korunması, kan şekerinin ayarlanması, göz bebeğinin fazla ışık karşısında daralması, ışık azalınca yeniden genişlemesi gibi, olayları sağlayan yine geri – iletimdir.

Yorum yazın