Geri iletim ve insan ilişkileri

Geri iletim ve insan ilişkileri
Çevreden soyutlanmış bir odada ses, ışık ve dokunma gibi uyarımlardan yoksun bırakılan canlılar üzerinde yapılan deneyler, ilgi çekici sonuçlar vermiştir. Özellikle böyle koşullarda uzun süre bırakılan insanlarda, deliliğe benzer belirtiler, ha- lüsinasyonlar (sanrılar) ortaya çıkmıştır. Buradan da açıkça anlaşılmaktadır ki, insan sinir sistemi için duyu organları yoluyla gelen geri – iletimler son derece gereklidir.
Konuşma gibi daha üst düzeydeki zihinsel etkinlikler, birden fazla kişinin bir araya gelmesiyle gerçekleşebilir. Çoğu insan, sorunlarını başkalarıyla tartıştığı zaman kendisini daha iyi hisseder. Ote yandan yeni düşünceler, insanların birbiriyle tartışmaları sonucunda doğar, gelişir ve uygulama alanı bulur. İnsanın gelişme sürecinde bile, doğumdan sonraki ilk yıllarda uyarım eksikliği, öğrenme yeteneğinin güdükleşmesine, ya da bir başka deyişle zekâ geriliğine yol açmaktadır. Çünkü zekânın gelişmesini sağlayan etkenler arasında en önemlisi, çevre etkenidir. Anne, baba, öğretmen, arkadaş ve çevrede bulunan diğer kişiler, çevre, etkeninin öğeleridir. Yavru maymunlar üzerinde yapılan bir deney, annesinden ayrı büyütülen bir yavrunıın daha sonra aile bireyleri arasına yeniden döndüğü zaman bile eylemsiz, durgun y çekingen ve zihinsel yönden geri özellikler gösterdiğini ortaya koymuştur.
Buradan da açıkça anlaşılacağı gibi y avru – anne ikili ilişkisi, sinir sisteminin gelişmesi için gevrekli geri – iletim bağlantısının temelini oluşturmaktadır.
Eleştirinin geri-iletim olarak kullanılması uygulaması psikiyatride “Grup apisi” tekniğiyle sağaltım (tedavi) sürecinde yararlı olmaktadır. Özellikle Birleşik Amerika’da davranış biçimlerinin birbirini etkilemesini sağlamak için, bu yönteme başvurulmaktadır. Bu teknikte, on,on beş kişiden oluşan bir grup, özel eğitimden geçmiş bir yönlendirici denetiminde konuşur ve davranışlarıyla ilgili daha iyi bilgi ve kavrayış edinme olanağı bulur. Her birey belli bir durum karşısındaki davranışı üzerinde konuşurken, karşısında- kilerden sözlü geri-iletim uyarımları alır, bu geri- iletimlerle davranışlarını düzeltme çabalarında başarıya ulaşabilir.
Hemen hepimiz, günlük yaşamımızda böyle sözlü geri-iletimlerle karşılaşırız. Ancak bunların çoğu kibarlık gereği ya da başka içtensizlik eğilimleri yüzünden gerçek işlevlerinden uzaklaşırlar. Oysa grup terapi yöntemindeki sözlü geri- iletimler gerçekçi olduklarından etkileyicidirler.
Davranışlarımızı gözlemleyebileceğimiz bir video filmi, çok etkin bir geri-iletim uyarımı sağlayabilir. Böyle bir filmi seyrederken yanlışlarımızı görüp çok üzülebiliriz, ama o yanlışları düzeltmemizi sağlayan çok değerli bir geri-iletim de sağlamış ölürüz.
İki kişi arasında geçen bir tartışma, konuşma ya da söyleşiyi dinleyerek bu ilişkinin dengeli bir ilişki olup olmadığını da yine gerl-iletimleri izleyerek anlayabiliriz. Böyle bir konuşmada ikili bir geri-iletim söz konusudur. Çünkü iki kişi, karşılıklı etkileşim içerisindedir.
Bunu daha somut bir örnek üzerinde anlatmaya çalışalım. Şu iki küçük çocuğun tartışmasına kulak verelim.
Ali: ‘Paranın üzerini eksik verdin.”
Ahmet: ” Yani bana hırsız mı demek istiyorsun?”
‘Yalan mı söylüyorum? İşte para eksik”.
‘Yalan söylüyorsun. Yalancı.”
“Ben yalancıysam, sen de dolandırıcısın”.
Ali’nin başlangıçta yalnızca yumuşak bir uyarı olarak başlattığı konuşma sert bir tartışma, giderek de amansız bir kavgaya dönüşecektir. Bu konuşmanın kavgaya dönüşmesine, pozitif bir geri-iletim yol açmaktadır. Öte yandan negatif bir geri-iletim dengesizliği hemen ortadan kaldırabilirdi. Ali paranın üstünün eksik olduğunu söylediğinde, Ömer, “Gel öyleyse sayalım” diye karşılık vermiş obaydı, tartışma başlamadan sona erecekti.
Uluslar arasında da buna benzer çatışmaların ortaya çıkması aynı nedene dayanır. Nükleer silahlanma süreci, aşama aşama gelişmektedir. Taraflardan biri kıtalararası balistik füze türünden yeni bir nükleer silah üretirken, diğeri bu sistemi yok etmek için bir karşıt füze yapımına girişiyor. Ancak burada, dengesizliği bir ölçüde denetleyen etkenler, silahlanma harcamalarının ülkelerin bütçelerine büyük yükler getirmesi ve silahlanma yarışının biraz dizginlenmesini zorunlu kılan ekonomik darboğazların ortaya çıkmasıdır. Böylelikle uluslar arasındaki gerilimin azaltılmasına ve dengenin yeniden sağlanmasına yönelik birtakım geri-iletimlerin oluşmasıyla, ülke temsilcileri silahsızlanma görüşmelerine başlamak için masaya oturmaktadır.
Tüm bu örnekler, sibernetiğin sanıldığı gibi bir mekanik düzenler bilimi olmayıp, her çeşit organize sistemle ilgili işleyiş sorunlarını inceleyen bilim dalı olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Yorum yazın