Türk Bankacılık Sisteminin Dışa Açılması

Türk Bankacılık Sisteminin Dışa Açılması
Türk Bankacılığın dışa açılmasının Türk ekonomisi üzerindeki etkilerini iki alt başlık halinde inceleyebiliriz:
1-Kısa dönemli etkiler
2-Uzun dönemli etkiler.

a- Kısa Dönemli Etkiler
Türk ekonomisinin kısa dönemli en önemli sorunu, dış ekonomik ilişkilerde döviz kazancı sağlayan faaliyetlerinin artırılması ve çeşitlendirilmesiyle ilgilidir. Bankacılık sistemininse bu ilişkilerle ilgilenmesinin nedeni mal ve sermaye hareketlerine aracı kurum görevi yapmaktır.
Yurt dışındaki şubeler ülkelerinin dış ticaretini finanse etmede ve dış ticareti teşvik etmede önemli roller üstlenmektedirler. Sadece dış ticaretin finansmanına katkıda bulunmayıp, ilgili ülkenin dış ticaretinin artışını hızlandırmakta veya teşvik etmektedir. Çünkü, bankalarla ihracatçılar arasında ulusal işbirliği, işadamları ve bankacılardan oluşan bir ekip oluşturularak, dış ticaret ve kısmen de yatırımları artırabilirler.
b- Uzun Dönemli Etkiler
Uluslararacılaşmış bankalar faaliyetlerini denetleyecek bir uluslar arası merkez bankası mevcut olmadığından, karşılık ayırma, kredi kısıtlamaları, reeskont politikaların olumsuz etkilerini dünya ölçeğini kullanarak azaltabilirler. Bu özelliğe sahip bankalar ev sahibi ülkelerde uygulanan yasa ve düzenlemelerin etkilerinden kurtulabilirler.
Ulusal bankacılık endüstrisinin içsel yapısına bağlı olarak bankalar uluslar arası özellik kazanırlarsa ulusal para politikasının etkin bir şekilde uygulanmasını önleyebilir ve uluslararası bağlantıları dolayısıyla kredi kısıtlamalarının etkilerini azaltabilirler. Ayrıca bankacılık endüstrisinde yoğunlaşmayı artırarak iç piyasanın rekabetçi ortamdan uzaklaşmasına neden olabilirler.”

Yorum yazın