REASÜRANSTA KULLANILAN MUHASEBE YÖNTEMLERİ ve TÜRKİYEDEKİ UYGULAMALARI

REASÜRANSTA KULLANILAN MUHASEBE YÖNTEMLERİ ve TÜRKİYEDEKİ UYGULAMALARI

Bir poliçenin yazılmasından sonra sigorta şirketi üstüne aldığı riskin bir bölümünü reasürörlere devreder ve reasürörler bu riskleri üstlerine alırlar. Sigorta şirketleri ve reasürörler arasındaki bu risk paylaşımı şartları önceden belirlenmiş ve adına “Trete” denen bir anlaşmaya göre yapılır. Bu anlaşmanın içeriği ayrıca sedan ile reasürör arasındaki iş alışverişinin nasıl muhasebeleştirileceğini de gösterir ki buna “Reasürans Muhasebesi” denir.
Risklerin reasürörlere devri ister ihtiyari isterse mecburi yolla olsun risk paylaşımı ya bölüşmeli ya da bölüşmesiz olmak zorundadır. Kullanılan reasürans yöntemlerindeki farklılıklar aynı zamanda farklı trete şekillerinin oluşmasına yol açmaktadır. Bu da reasürans muhasebesinin temelini oluşturmaktadır.
Reasürans muhasebesinin temel amacı, bir reasürans tretesinin yönettiği, paraya dayalı ve belirli bir döneme ait iş ilişkisinin özetinin çıkarılması ve müşterek hasar rakamlarının sedan ve reasürör arasında dengelenmesinin sağlanmasıdır.
Sigorta şirketleri ile reasürörler arasındaki iş alışverişi ihtiyari yolla yapılıyor ise bu durumda her iş tek tek hesaba alınacak ve her işin prim devri ve hasar tahsili de tek tek yapılacak demektir. Bunun yanısıra iki şirket arasındaki iş alışverişi ihtiyari değil de mecburi yolla yapılıyor ise bu durumda işlerin tek tek hesaba alınıp hesaplaşılması mümkün olmaz. Bunun yerine sedan şirket bir aylık dönem içerisinde yazdığı ve tretesine devir yapacağı işler için bir prim bordrosu, ödediği hasarlar için bir hasar bordrosu ve rapor edilen hasarlar için de bir muallak hasar bordrosu düzenleyip reasüröre gönderir. Bu işlemlerle birlikte sedan şirket çalıştığı reasürörlerin. hesaplarına bordrolardaki kalemleri tek tek yansıtır.
Tretede belirtilmiş dönemlerde reasürör hesaplarına aktarılmış muhasebe kalemlerini içeren ve “Ekstre” diye adlandırılan bir hesap özeti trete reasürörlerine yollanır. Ekstredeki hesap bakiyesi yine tretede belirtildiği gibi borçlu tarafın alacaklı tarafa ödemesiyle sıfırlanmış olur. Trete reasürörleri kendilerine daha önce yollanmış olan bordrolarla ekstreleri karşılaştırarak hesaplan kontrol ederler.

Ekstreler yıllardır “trimestır” olarak nitelendirilen üçer aylık hesap dönemleri hazırlanır. Günümüzde de çoğunlukla hesap dönemi trimestır olarak tercih edilir. Ancak iş yükü ve personelden tasarruf etme isteği, masrafların daha aza indirilmesi gibi nedenlerden ötürü hesapların altı aylık hatta senelik hesaplaşılması konusu tartışılmakta ve önerilmektedir Fakat özellikle reasürörler açısından bakıldığında bazı sakıncaları olduğu da bilinmektedir.
Bir Eksedan Tretesi ele alındığında, sedanın reasürörlere yolladığı ekstrede belirli bir dönemde trete şartlarına göre reasüröre devrettiği işlerle ilgili detaylar bulunmaktadır. Bunlar, devredilen primler, reasürans komisyonları, ödenen hasarlar, prim rezervleri ve Kar/Fark Komisyonları gibi tretede oranlan belirlenmiş kalemlerdir.
Muhasebe işlemleri sırasında elde edilen bilgiler hem bilançonun ve Kar/Zarar hesaplarının oluşturulmasında hem de istatistiklerin elde edilmesinde sigorta şirketleri ve reasürans şirketlerine yardımcı olmaktadırlar.
Trete anlaşmalarındaki çeşitlilik muhasebe işlemlerinin içeriğini ve yoğunluğu etkiler. Ayrıca trete şekli ne olursa olsun işlemlerin nasıl muhasebeleştirilcccği tercih edilen muhasebe yöntemlerine göre de oldukça farklılık gösterir. Bu yüzden trete şekli ve kullanılan muhasebe yöntemi reasürans muhasebesini etkileyen başlıca faktörlerdir.
Reasüransta kullanılan muhasebe yöntemlerini üçe ayırmak mümkündür. Bunlar;
1. Takvim Yılı (Calendar-Year) Yöntemi
2. Vuku Bulma (Year-of-Occurance) Yöntemi
3. İş Yılı (Underwriting -Year) ) Yöntemidir.
Şimdi sırasıyla bu yöntemleri inceleyelim ve nasıl uygulanacağını görelim:

2.1. TAKVİM YILI (CALENDAR-YEAR) YÖNTEMİ
Takvim yılı, prim, komisyon , hasar ve muallak hasar karşılığının hesaplara alındığı ve sedan ile reasüror arasında hesaplaşmanın yapıldığı yıldır. Bu yöntemde ilgili yıl içinde yazılmış veya sigortalı tarafından ödenmiş olan primler ve bunlara ilişkin reasürans komisyonları hesaplara alınır. Sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen hasarlarda ne zaman meydana geldiklerine bakılmaksızın hesaba alınırlar. Aynı şekilde ilgili yıl içerisinde rapor edilmiş hasarlar için de hangi yılın poliçesi olduğuna bakılmaksızın hesaplanan muallak hasar karşılıkları yine hesaplara alınmak zorundadırlar.

Takvim yılı bazı durumlarda İş yılını aşabilir. Örneğin, primler ilgili iş yılında değilde takip eden takvim yılında hesaba alınmış iseler bu durumda takvim yılı iş yılını aşmış olacaktır. Aynı şekilde değişik nedenlerden dolayı sigortalıya ilgili iş yılında değil de daha sonraki takvim yılında hasar ödemesi yapılırsa yine aynı durum sözkonusu olur.
Takvim yılı yöntemi daha çok kısa vadeli işlerde kullanılır. Örneğin, Yangın branşında olduğu gibi primler genellikle yazıldıkları yıl içerisinde tahsil edilir, hasarlar da yine aynı yıl içerisinde ödenir. Ayrıca muallak hasarların gerçeğe yakın bir şekilde tahmin edilmesi de mümkündür. Bu durumda takvim yılı yöntemi rahatlıkla uygulanabilir. Çünkü bir poliçeye ait bütün işlemler bir yıllık bir süre içerisinde sonuçlandırılabilir
Bu yöntemin özel bir şekli olan “Clean-Cut” uygulamasının benimsendiği bir takvim yılı yöntemi kabul edildiğinde iki taraf için de yük olan yönetim masraflarında azalma sağlanmış olur. Takvim yılı yönteminin tercih edildiği tretelerde şirketler arası iş yükünü azaltmak amacıyla kullanılan clean-cut uygulaması, trete anlaşmasının son bulmasının ardından trete reasürörlerinin sorumluluklarını bitirmeyi amaçlar. Bunun yapılabilmesi için trete anlaşmasında prim ve hasar portföylerinin nasıl hesaplanacağına ilişkin açıklama konmuş olması gerekir. Kısaca açıklamak gerekirse, iş yılı bitiminde varolan trete reasürörlerinin sorumluluklarını bir sonraki iş yılı reasürörlerine devredebilmek için toplam yazılmış primlerin belirli bir yüzdesi ilgili trete reasürörlerinden alınıp bir sonraki trete reasürörlerine verilirken yine aynı şekilde meydana gelmiş ama henüz ödenmemiş hasarlar için ayrılan muallak hasar rezervlerinin belirli bir yüzdesi de aynı mantıkla ilgili reasürörlerin hesaplarına Alacak verilerek iade edilip bir sonraki trete reasürörlerine ise Borç kaydedilmesi suretiyle devredilir. Böylece bir sonraki trete reasürörlerine sadece sorumluluk devri yapılmaz.
aynı zamanda bir miktar prim devri de yapılarak bu sorumlulukların doğuracağı mali yükleri karşılamaları sağlanmış olur.

2.2. VUKU BULMA (YEAR-OF-OCCURANCE) YÖNTEMİ
Hesaplar vuku bulma yöntemine göre tutulduğu zaman ödenen hasarlar ve muallak hasar karşılıkları reasürörlere yollanan genellikle üçer aylık hesap özetlerinde hasarın meydana geldiği yıl esas alınarak sınıflandırılır. Böylece yeterli rezerv ayrılıp ayrılmadığı ve ödemenin ne kadar süratle yapıldığı konularında son derece kesin ve net bilgi edinilebilir Ama bu yöntem sadece hasarın detaylandırılmasıyla ilgilendiğinden prim ve komisyon gibi diğer muhasebe kalemleriyle hasar arasında direkt bir bağlantı kurulması açısından faydalı olmaz
Her ne kadar iş yılından farklı olarak sadece hasarların oluş zamanına bakılarak yapılan sınıflama işlemlerin muhasebeleştirilmesinde iş yükünü arttırsa da bu iş yıllarındaki kadar fazla değildir. Fakat takvim yılı ile karşılaştırıldığında yine de maliyetli olduğu söylenebilir.
Bu yöntem trafik sorumluluk sigortalarında olduğu gibi primlerin poliçenin yazıldığı dönem içerisinde tahsil edilebildiği, buna karşın hasar ödemelerinin hasarın meydana geldiği yıldan birkaç yıl sonraya sarkabildiği durumlarda kullanılması uygundur. Hasar miktarlarının belirlenmesinin zor olduğu bu tür durumlarda kar ve fark komisyonlarının hasar sona erene kadar düşülmesi esası yanlış ayrılmış rezervlerin etkisini elemine edecektir.

2.3. İŞ YILI (UNDERWRITING-YEAR) YÖNTEMİ
İş yılı sigorta poliçesinin yazıldığı yıl olarak tanımlanır. Bir poliçenin yazılma işleminden kasıt ya yeni bir poliçenin üretilmesi ya da biten bir poliçenin yeni şartlarla yeniden yenilenmesidir. Yenilemeden kasıt süresi biten bir poliçenin süresinin uzatılması ise bu durumda iş yılı bir yıl arttırılır. Eğer poliçenin yazıldığı tarih ile poliçenin başlangıç tarihi arasında fark var ise her zaman başlangıç tarihi esas alınmalıdır.
Bir reasürans tretesinin başlangıç, ve bitiş tarihleri arasındaki bir zaman diliminde yazılmış bulunan bütün poliçeler bu trete şartlarına tabi olurlar ve bu poliçelerin süreleri bitmeden trete reasürörlerinin bu poliçelerle ilgili sorumlulukları da bitmiş olmaz. Hatta bu poliçelere ait sorumlulukları hasar olma durumunda sonsuza kadar sürebilir
Bu yöntem seçildiğinde bütün muhasebe kayıtları iş yılı bazında tutulmak zorundadır. Her işlemin iş yılı bazında ayrımının yapılarak hesaplara alınmasının gerekliliği yüzünden harcanan emek maliyeti arttırır. Buna karşın bütün kalemler iş yılı bazında toplandığından en çok bilgiyi sağlayan ve en çok iş yükü getiren yöntemdir. Bu yöntem kullanıldığında şirketler arasındaki iş ortaklığının nasıl gittiği ve hasarların oluşmasından ödemenin yapılmasına değin takibinin rahatça yapılabileceği söylenebilir
Hasar ödeme sürelerinin uzun olduğu, primlerin taksitlendirilerek tahsil edildiği durumlarda kullanışlı bir yöntem olduğu söylenebilir. Özellikle Nakliyat ve Havacılık sigortalarında neredeyse tercih edilen tek muhasebe yöntemidir. Nakliyat sigortalarında, çoğunlukla uzun süre hasarlar bilinemeyebilir veya ödenmesi yıllar alabilir. Primlerin bir defada değil de parça parça tahsil edilmesi hepsinin aynı dönemde hesaba alınmasını imkansız hale getirebilir. Bu durumlarda iş yılı, işlemlerin takibinde kolaylık sağlar. Ayrıca bu yöntem uzun dönemlik işlerin olduğu mühendislik sigortalarında, hasarların uzun zamanda ödenebildiği sorumluluk sigortalarında sıkça kullanılmaya başlanmıştır. İlave olarak primlerin hasar miktarlarına göre belirlendiği bölüşmesiz işlerde de kullanılmaktadır.
Anlatılan muhasebe yöntemleri arasındaki farkları daha iyi vurgulayabilmek ve ayrıntılara dikkat çekebilmek amacıyla dört ayrı poliçenin nasıl muhasebeleştiğine ilişkin bir örnek aşağıda verilmiştir:

ÖRNEK 1:

Başlangıç Tarihi Prim
1. Poliçe
2. Poliçe 3. Poliçe
4. Poliçe 01.10.1990 01.01.1991 01.04.1991
01.01.1992 30.000 10.000 18.000 28.000
Hesaplar trimestır bazında takip edilmekte olup primler dört eşit taksitte tahsil edilmiştir. Buna göre primlerin dağılımı şöyledir:

C/Y90 C/Y91 C/Y92
4.trm l.trm 2.trm 3.trm 4.trm 1.trm
1 .Poliçe 7.500 7.500 7.500 7.500
2. Poliçe 2.500 2.500 2.500 2.500
3. Poliçe 4.500 4.500 4.500 4.500
4. Poliçe 7.000
Toplam 7.500 10.000 14.500 14.500 7.000 11.500
Komisyon (%20) -1.500 -2.000 -2.900 -2.900 -1.400 -2.300
Tablo 4. Poliçe Prim Dağılımları
Hasar: 1.Poliçe hasarı 9000 l.trm/91’de meydana gelmiş ve l.trm/92’de ödenmiştir
Şimdi l.trm/91 ve l.trm/92 dönemlerine ait ekstrelerin muhasebe yöntemlerine göre nasıl değiştiğini görelim;

YANGIN EKSEDAN TRETESI MUHASEBE EKSTRESİ
CALENDER YEAR YÖNTEMİ
1.TRM/91

Tarih Açıklama Borç Alacak
31.12.1990 Devreden Bakiye 20.000
Prim 10.000
Komisyon 2.000
Ödenen Hasar
Tarafınızdan ödenen
Tarafımızdan ödenen 20.000
31.03.1991 Bakiye 8.000
1.TRM/92
Tarih Açıklama Borç Alacak
31.12.1991 Devreden Bakiye 12.000
Prim 11.500
Komisyon 2.300
Ödenen Hasar 9.000
Tarafınızdan Ödenen 12.000
Tarafımızdan ödenen
31.03.1992 Bakiye 200

Tablo 5. Takvim Yılı Esasına Göre Muhasebe Ekstresi

YANGIN EKSEDAN TRETESU MUHASEBE EKSTRESİ
YEAR OF OCCURANCE YÖNTEMİ
1.TRM/91
Tarih Açıklama O/Y Borç Alacak
31.12.1990 Devreden Bakiye 20.000 10.000

Prim 10.000
Komisyon 2. 000

Ödenen Hasar 90 –
91 –
Tarafınızdan ödenen –
Tarafımızdan ödenen 20.000
31.03.1991 Bakiye – 8.000
1.TRM/92
Tarih Açıklama O/Y Borç Alacak
31.12.1991 Devreden Bakiye 12.000

Prim 11.500
Komisyon
2.300
Ödenen Hasar 91 9.000

92

Tarafınızdan ödenen –

Tarafımızdan ödenen 12.000

31.03.1992 Bakiye – 200
Tablo 6. Vuku Bulma Esasına Göre Muhasebe Ekstresi

YANGIN EKSEDAN TRETESİ MUHASEBE EKSTRESİ
UNDERWRITlNG YÖNTEMİ
l.TRM/91
Tarih Açıklama O/Y Borç Alacak
31.12,1990 Devreden Bakiye 20.000 7~5ÖO ı 2.500
Prim 90
91
Komisyon 90 1.500
91 500

Ödenen Hasar 90 –
91 –

31.03.1991 Tarafınızdan ödenen

Tarafımızdan ödenen 20.000 8.000
Bakiye
1.TRM/92
Tarih Açıklama O/Y Borç Alacak
31.12.1991 Devreden Bakiye 12.000
Prim 91 4.500
92 7.000
Komisyon 91 900 –
92 1.400
Ödenen Hasar 90 9.000

92

Tarafınızdan ödenen –

Tarafımızdan ödenen 12.000

31.03.1992 Bakiye – 200
Tablo 7. İş Yılı Esasına Göre Muhasebe Ekstresi
Tablo 4’e bakıldığında C/Y90 sadece 1990 iş yılma ait Prim rakamlarını içerirken C/Y9Pde hem 1990 hem de 1991 iş yılına ait prim rakamları görülmektedir. C/Y92’de ise 1991 ve 1992 iş yıllarına ait prim rakamları ve ayrıca 1990 iş yılına ait ödenen hasar rakamı bulunmaktadır.
Yukarıdaki tablolara bakıldığında her ne kadar her üç tablonun da Bakiyeleri aynı olsa da iş yılı bazında bakıldığında rakamların farklılaştığı görülmektedir. C/Y ile Y/O tabloları karşılaştırıldığında prim ve komisyon rakamlarının aynı şekilde dağıldığını, buna karşın hasar rakamının Y/O yönteminde hasarın oluş tarihine göre listelendiği görülmektedir. U/Y yönteminde ise bütün kalemler işyılı bazında dökülmüştür. Hasar rakamıyla ilgili olarak Y/O ile U/Y arasındaki fark Y/O’ta hasarın oluş tarihine U/Y’da ise hasarın ait olduğu poliçenin yazılış tarihine göre sınıflama yapılmasıdır. Muhasebe yöntemleri arasındaki bu farklılıklar yıl sonlarında hesaplanan kar ve fark komisyonlarının temelini oluşturur.

Yorum yazın