PARA POLİTİKASI AMAÇLARININ BİRBİRLERİYLE İLİŞKİLERİ

PARA POLİTİKASI AMAÇLARININ BİRBİRLERİYLE İLİŞKİLERİ

Ekonomi politikası uygulamasında, yukarıda kısaca incelenen amaçların bazılarının birbirleriyle uzlaşmaz oldukları ya da uzlaştırılmalarında büyük güçlüklerle karşılaşıldığı gözlenir. Dolayısıyla, her farklı ekonomik durumda farklı amaç bileşimlerini gerçekleştirmeye çalışmak zorunlu olmaktadır. Aslında ideal olan yukarıda belli başlılarını saydığımız amaçların tümünü aynı anda gerçekleştirilmeleridir. Bu seçenekler ancak her ekonominin durumuna göre belirlenebilir. Amaçlar arasındaki uzlaşmazlıklar nedeniyle “sihirli dörtlü, üçlü” gibi amaç bileşimlerinden söz edilmektedir. Uygulamada iki seçenekli amaç paketi belirlemekte olasıdır.iki amacın belirlenmesi durumunda amaçlar birbirlerini ikame eden seçenekler olabileceği gibi aynı anda gerçekleştirilmesi mümkün amaçlarda olabilir.

a)Amaçlar arasındaki Çatışmalar

Amaçlar arasında çatışma olduğu zaman bunlar arasında seçim yapmak gerekir.

-Tam İstihdam ve Fiyat İstikrarı

Tam istihdam ve fiyat istikrarı, birkaç açıdan çatışma halinde olabilir. Örneğin , eğer maliyet enflasyonu söz konusu ise yani enflasyonu başlatan etmenler hem faktör sahipleri hem de satıcılarsa , böyle bir enflasyonu frenlemek için oldukça önemli noksan istihdamın ve aşırı kapasitelerin yaratılması zorunlu olabilir. Tersine istihdam oranının yüksek düzeyde gerçekleştirilmesi gerektirebilir. Philips Eğrisiyle açıklanan bu durum, para politikasının tam istihdam ve fiyat istikrarı amaçlarının aynı anda gerçekleştirilmesinin zorluğuna işaret etmektedir. İşte bu zıtlık nedeniyle öncelik fiyat istikrarına verilirse ekonomide işsizlik artmakta, istihdama öncelik verilirse bu kez de fiyatlar yükselmektedir. Kuşkusuz Philips Eğrisiyle ilgili olarak yukarıda söylenenler, sadece kısa dönem için geçerlidir. Özellikle Freidman tarafından uzun dönemde doğal işsizlik oranının enflasyon oranıyla ilişkisinin olmadığı vurgulanmaktadır. Ancak , uzun dönemde ılımlı bir enflasyonun istihdam için yararlı olacağı düşünülmektedir.

-Fiyat İstikrarı ve Ekonomik Büyüme

Hızlı ekonomik büyümenin sağlanması için mutlak fiyat istikrarının zorunluluğu yönünde çok az kanıt vardır. Bir çok araştırma ılımlı bir enflasyonun ekonomik büyümeye zarar değil yarar sağladığını göstermektedir.

-Hızlı Ekonomik Büyüme, Tam İstihdam ve Ödemeler Bilançosu Dengesi

Ilımlı fiyat artışları içinde sağlanan bir ekonomik büyüme ithalat talebini yükseltir. Eğer söz konusu olan ülke bir de gelişmekte olan ülke ise, ekonomik kalkınma büyük ölçüde makine,teçhizat,ham madde, yedek parça ithalatını gerektirdiğinden, ödemeler bilançosu dengesinin sağlanması petrol gibi bir yer altı veya yer üstü kaynaklarına sahip olmadıkça olanaksızdır.

b)Birbirlerini Tamamlayıcı Amaçlar

Bazı para politikası amaçları birbirini tamamlayabilir. Örneğin fiyat istikrarı, ödemeler bilançosu dengesinin sağlanmasında yardımcı olabilir. Bunda bir noktanın önemle belirtilmesinde yarar vardır. Enflasyonun ödemeler bilançosunu kötüleştireceği garantidir. Ancak fiyat istikrarının mutlaka ödemeler bilançosu dengesini sağlayacağı açık değildir. Çünkü, ödemeler bilançosu dengesi yabancı ülkelerdeki enflasyon oranına yada bu ülkelerin söz konusu ülke mallarına olan taleplerindeki değişmelere de bağlıdır.

c)Birbirlerini Destekleyen Amaçlar

Bazı amaçlar birbirlerini destekleyebilirler. Örneğin, nihai amaç ekonomik büyüme ve tam istihdamı içeren, milli gelirin en üst düzeye çıkarılması ise ve bunun yanında fiyat istikrarının girişimcilere güven sağlayarak ekonomik büyümeyi teşvik edeceği düşünülüyorsa, bu durumda fiyat istikrarının ekonomi büyümeye yardım edeceği düşüncesi geçerli olacaktır. Tersine, eğer enflasyonun ekonomik büyümeyi teşvik ettiğine inanılıyorsa, bu durumda fiyat istikrarının ekonomik büyüme ile ters düştüğüne inanılacaktır. Ancak bu bir inanış sorunudur. Dolayısıyla bunlar arasında bir seçim yapmaktansa ‘optimum enflasyon oranı’ gibi tek bir amaç belirlenir.

Yorum yazın