KREDİ VE PLASMAN POLİTİKASI

KREDİ VE PLASMAN POLİTİKASI

Bankaların kredi ve plasman uygulamalarında;
– Müşteri seçimi,
– Kredinin yasalara uygunluğu
– Kredi de teminat seçimi,
– Kredinin emniyeti, seyyaliyeti, verimi,
– Kredinin miktarı ve vadesi,
– Kredinin sektörel dağılımı

konularda benimsediği ilkelerin oluşturduğu kavrama kredi politikası denir.

Bankaların kredi ve plasman politikası yukarıda değinilen ilkeler ve ekonomik koşullar göz önünde tutularak yürütülmektedir. Bu ilkelerin yaşama geçirilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması için aşağıda belirtilen konuların eksiksiz olarak yerine getirilmesine özen gösterilmesi gerekmektedir.
Kredi kullandırılmasında plase edilebilir kaynaklarımızın emniyet unsuru ön planda tutularak iş hacmi geniş, mali yapıları güçlü, ödeme güçleri ve moraliteleri iyi olan firmalar tercih edilmeli ihracat kredilerine öncelik ve ağırlık verilmelidir.
Kredi işlemlerine esas alınacak senetler, gerçek ticari işlemlerden kaynaklanmalı, kredinin seyyaliyetini azaltan uzatma ve yenileme işlemlerine yer verilmemeli, Genel Müdürlükçe farklı bir vade belirtilmedikçe altı aydan uzun vadeli olmamalıdır.
Sanayi kesiminin kısa vadeli kredi talepleri hammadde ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olmalı, yatırım kredisine olan ihtiyaçları orta ve uzun vadeli kredi şeklinde düşünülmeli, uzun vadeli fon gereksinmeleri kısa vadeli kredilerle karşılanmamalıdır.
Risk faktörünün azaltılması amacıyla, plasmanların sektörel itibariyle optimum dağılımının sağlanması yoluna gidilecektir.
Kredi değerlendirilmesinde yerel koşul ve gerekler göz önünde bulundurulmalıdır. Kaynak yaratıcı kredilere öncelik verilmeli, verimsiz firmalar yerine uğraş konusu bakımından verimli firmalar seçilmelidir.
Kullanımı bir vade ile sınırlı olan plasman limitleri krediler Müdürlüğünce vadesinde iptal edileceğinden, plasman çalışmalarında vadeli limitleri yakından izlemek gerekir. Geçici limitlerin süresinin uzatılmasında ya da sürekli kılınmasında zorunluluk bulunduğu durumlarda gerekçesi belirtmek suretiyle Genel Müdürlükte yazılı istekte bulunulmalı ve izin alınmadan kullanılmamalıdır.
Her türlü emtiada spekülatif amaçlı stok yapmaya yönelik kredi talepleri, niteliği ve tutarı ne olursa olsun karşılanmayacaktır. Kısa vadeli kredilerin, firmalara devamlı döner sermaye olarak veya sabit kıymetlerin ya da iştiraklerin finansmanında kullanılması önlenecektir. Firmalara kendi iş alanları ile ilgili olmayan konular için kredi verilmemeli ve özellikle büyük tutarlardaki kredilerin gerçek kullanım alanları doğru olarak saptanarak sağlıklı bir biçimde izlenmelidir.
Bir şubede firma lehine tesis edilmiş olan kredilerin diğer bir şubeye devir onayının verilmesi, devredilecek firmanın kredi limitine göre değişmektedir. Limit, Bölge Müdürlüğü yetkisindeyse, ilgili Bölge Müdürlüğünün, aksi halde Genel Müdürlüğün izni aranır. Devir talebi değerlendirilirken, her iki tarafın (şebi/Bölge) olaya olumlu bakmalarına ve devir gerekçesinin açık ve tutarlı olmasına dikkat edilmelidir. Lehine kredi açılacak yerel piyasalardaki firmanın şubesi ile iş yapacak yerel şube, vereceği kredi için, firmanın kredi genel limiti ve kredi türünü göz önüne alarak ilgili Bölge Müdürlüğü ya da Genel Müdürlükten izin alması gerekir.
Firmaların bilançoları, piyasa istihbaratı ve Mali Tahlil sonuçları ve bankaya sağladığı verim birlikte incelenmeli, olumsuz bir durum görülmesi halinde, kredilerin ne şekilde tasfiyeye götürüleceği hakkında şube görüşü ile birlikte durum, firmanın kredi genel limiti ve türüne göre ilgili Bölge Müdürlüğü ve / veya Genel Müdürlüğe bildirilmelidir.
Toplam plasman limiti nakdi krediler için saptanır. Gayri nakdi krediler (Teminat Mektupları, Kabul / Avul ve Harici Garantiler) toplam plasman limitine dahil edilmez. T.C.Merkez Bankası reeskont kaynağından ve Eximbank kaynağından kullandırılan krediler de toplam plazman limitleri dışındadır.
Plasman çalışmalarının toplam plasman limitleri ile sınırlandırılmasındaki başlıca amaç, olanaklar kadar plasman yapılmasını denetim altına alabilmektedir. Bu bakımdan toplam plasman limitlerinde departman yapılması, bankayı imkanları üzerinde plasman yapmaya zorlamak demektir ki bu çok sakıncalı uygulamaya kesinlikle yer verilmemelidir. Faiz dönemlerinde faiz, komisyon ve benzerlerinde ileri gelen departmanlara hiçbir şekilde yer verilmemelidir. Faizlerin zamanında ve nokta tahsili için önceden gereken önlemlerin alınması gerekli olup, bu konuda bazı uygulama yöntemleri aşağıda açıklanmıştır.
Vadeleri faiz dönemlerine uygun düşen senetler seçilmeli, senetler gerçek ticari işlemlerden doğmuş olmamalıdır.
Marj oranlarının uygulamasında gerekli özen gösterilmelidir.
Kredisine tasfiye kaydı konulan bir firmanın riski, teminata alınan senetlerin vadelerinde tahsili ve nakit tahsilatlarla giderilir. Firmanın kredi genel limiti ve türüne göre,, ilgili Bölge Müdürlüğü veya Genel Müdürlük izni olmadan, firmaya kesinlikle yeniden ödeme yapılmaz.
Kredinin emniyeti bakımından tek imzalı kredilerin plasmanlar içindeki oranı düşük düzeyde tutulmalıdır. Muvazaa yoluyla plasmana yer verilmemelidir.
Senetli kredi işlemlerinde sadece senedi tevdi eden firmanın ödeme gücünün değil, senet borçlularının da ödeme güçlerinin yerinde olmasına özen gösterilmelidir.
Şubelere tahsis olunan plasman limitleri sürekli olarak dolu değil, iş mevsiminin özelliklerine göre uygun boşluklar bırakılarak kullanılanilmalıdır.
Faiz dönemlerinde faizler gününde ve nakten tahsil edilmelidir. Çünkü faizlerin BC.H.’daki limit boşluğundan yararlanarak tahsil edilmiş gibi gösterilmesi halinde nakit girişi olmadığı halde ilişkin vergi ve fon ödemeleri nedeni ile nakit çıkış ile karşılaşılmaktadır.

Yorum yazın