KREDİ RİSK ORGANİZASYONU

KREDİ RİSK ORGANİZASYONU

Kredi riskinin yönetiminde kullanılan organizasyon yapıları çok değişik olabilir. Kredi riskleri yönetimi ve kredi değerlendirme işlemi geleneksel olarak birbirinden ve diğer risklerin yönetiminden ayrı tutulmuştur. Bunun yanında, kredi risklerinin yönetimi diğer risklerle beraber yakın zamanlarda organizasyonun operasyonel iş birimlerinden ayrı, bağımsız faaliyet gösteren bir risk ölçüm birimi tarafından ele alınmaktadır.

Kredi risklerini diğer risklerle entegre edilmiş bir bütün olarak ele alan, risklerin merkezi bir risk birimi tarafından incelendiği ve her risk kategorisi için sorumlulukların net bir şekilde belirtildiği bir organizasyon yapısı bugün için bankacılık endüstrisinde en iyi uygulama olarak kabul edilmektedir.

Türkiye Bankalar Birliği nezdinde 1999 yılından bu yana faaliyet gösteren Risk Yönetim Sistemleri ve Uygulama Esasları Çalışma Grubunca bankalara yönelik bir anket düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda düzenlenen ankete 25 banka
katılmıştır. 30 Eylül 2003 tarihi itibariyle düzenlenen ankete katılan bankaların; 12’si özel sermayeli, 7’si Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli, 3’ü kamu sermayeli mevduat bankası ve 3’ü de mevduat kabul etmeyen banka kapsamında değerlendirilen bankalardır. Söz konusu bankaların 30 Eylül 2003 tarihi itibariyle 175,7 katrilyon düzeyinde olan aktif toplamı, sektörün aynı tarihteki aktif toplamı olan 225 katrilyon TL’nin yüzde 78’ini oluşturmaktadır.

Ülkemizdeki risk yönetimi düzenlemeleri iç denetim, iç kontrol ve risk yönetimi
fonksiyonlarının bağımsız olarak yapılandırılmasını öngörmektedir. Risk yönetimi fonksiyonunun nasıl bir organizasyonel yapıda icra edildiğine ilişkin anket sorusuna, kamu sermayeli bankaların tümü, özel sermayeli bankaların yüzde 75’i, yabancı bankaların yüzde 57’si ve mevduat kabul etmeyen bankaların yüzde 33’ü olmak üzere, tüm katılımcı bankaların yüzde 68’i bağımsız bir risk yönetimi birimi veya bağımsız birer piyasa, kredi, operasyonel risk birimleri bulunduğu yönünde yanıt vermiştir.
Risk yönetimi, iç kontrol birimleri ile teftiş kurullarında çalışan kişi sayılarına ilişkin
soruya verilen yanıtlar değerlendirildiğinde; Tablo 1’den de izlenebileceği gibi, özel sermayeli bankalarda teftiş kurullarının, kamu bankalarında iç kontrol merkezlerinin, yabancı bankalarda ise risk yönetimi birimlerinin daha fazla çalışanı olduğu ortaya çıkmaktadır.

Yorum yazın