BANKACILIKTA RİSK YOĞUNLAŞMA PRENSİPLERİ

BANKACILIKTA RİSK YOĞUNLAŞMA PRENSİPLERİ

Basel Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesi-(Aralık 1999)*

Risk Yoğunlaşma Prensipleri

Amaç

1. Risk yoğunlaşma prensipleri ile bankacılık, menkul kıymet ve sigorta sektör-lerinin denetim otoritelerine mali ortaklıklarda ihtiyatlı yönetim ve risk yoğunlaşmalarının kontrolüne yönelik düzenleme ve denetim unsurlarının belirlenmesi hedeflenmektedir.

2. Mali ortaklıkların bünyesinde çeşitli sektörler yer aldığından riskin dağılması söz konusudur. Bununla birlikte, grup düzeyinde yeni risk yoğunlaşmaları meydana gelebilmektedir. Özellikle mali ortaklık içindeki farklı işletmeler aynı veya benzer risk faktörlerine maruz kalabildikleri gibi, daha önce birbiriyle ilişkisi olmayan risk faktörleri kriz durumlarında birbiri ile çakışabilmektedir.

Risk Yoğunlaşmalarının Türleri ve Tanımı

3. Bu çalışmanın amacına uygun olarak mali ortaklık; temel faaliyeti mali işler olan ve bu ortaklıkların düzenlemeye tabi tutulan işletmeleri esas olarak sigortacılık, bankacılık ve menkul kıymet sektörlerinden en az ikisinde faaliyet gösteren kurumlar olarak tanımlanmaktadır. Her denetim disiplini ilgili olduğu sektörde risk yoğunlaşması üzerine belli bir bakış açısı geliştirmiştir. Bu çalışmada bir mali ortaklıkta risk yoğunlaşma denetimine ilişkin yol gösterici prensipler ele alınmaktadır.

4. Risk yoğunlaşması, bir mali kurumun sağlıklı bir şekilde çalışmasını ve te-mel faaliyetlerini sürdürmesini tehdit edebilecek zararların oluşma ihtimaline maruz kalması şeklinde tanımlanmaktadır. Risk yoğunlaşmaları, mali işlemlerin yürütülmesi esnasında mali ortaklıkların ayrı ayrı aktif, pasif ve bilanço dışı hesaplarından kay-naklanabileceği gibi, bu hesapların tümünden de kaynaklanabilir. Risk yoğunlaşması aşağıda belirtildiği üzere çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir:

(a) Bireysel işletmeler
(b) Bireysel işletmeler veya ilgili kurumlar
(c) Belli coğrafik bölgelerdeki işletmeler
(d) Endüstriyel sektörler
(e) Ürün bazında
(f) Hizmet sağlayıcılar; örneğin arka ofis (back office) hizmetleri
(g) Doğal felaket ve yıkımlar

*Türkiye Bankalar Birliği, Bankacılık ve Araştırma Grubu tarafından derlenmiştir.
Prensipler

I. Denetim otoriteleri, mali ortaklıkların gerekli risk yönetim prosedür ve süreçlerini uygulaması için doğrudan veya düzenleme kurumları aracılığı ile önlem almalıdır. Gerektiğinde, denetim otoriteleri söz konusu sürecin etkin işlemesi için denetime iliş-kin limitler getirmek türünde uygun önlemler almalıdır.

II. Denetim otoriteleri risk yoğunlaşmalarını, zamanında izlemelidir. Bu çerçevede de-netim otoriteleri mali ortaklılıklardan düzenli raporlama yapmalarını isteyebileceği gibi başka yöntemler de uygulayabilmektedir.

III. Denetim otoriteleri risk yoğunlaşmaları ile ilgili olarak kamuoyu bilgilendirilmeleri-nin yapılmasını teşvik etmelidir.

IV. Denetim otoriteleri mali ortaklık içinde risk yoğunlaşmalarının izlenmesi hususun-da birbirleriyle işbirliği içinde çalışmalıdır.

V. Denetim otoriteleri düzenlemeye tabi tutulan şirketleri zarara uğratacak risk yoğun-laşmalarını dikkatli bir şekilde ele almalıdır.

Çalışma Grubunun Faaliyetleri

5. “Grup İçi İşlemleri ve Riske Maruz Kalma Durumları ile Risk Yoğunlaşmaları Hakkındaki Çalışma Grubu” risk yoğunlaşmalarının yönetimine ilişkin iki sorudan oluşan bir anket yapmıştır. Birinci soru denetim, ikinci soru ise mali ortaklık uygulamalarına ilişkindir. Bu anketlerin sonuçları aşağıda sunulmaktadır. Çalışma grubu, on mali ortaklığın risk yoğunlaşmalarına ilişkin yönetim uygulamalarını araştırmıştır. Bunlardan altısı sigorta ve menkul kıymet sektöründe de faaliyet gösteren bankacılık sektörünün mali ortaklık, ikisi bankacılık ve menkul kıymet faaliyetinde bulunan sigorta sektörünün ağırlıkta olduğu mali ortaklık, biri bankacılık faaliyetinde de bulunan menkul kıymet sektörünün ağırlıkta olduğu mali ortaklık ve birisi de bankacılık ve sigorta sektöründe faaliyet gösteren kompleks bir mali ortaklıktır.

Denetim Uygulamalarının İncelenmesi

6. Mali ortaklıklar içindeki yoğunlaşmalarla ilgili denetimsel bakış açısı ile mali ortaklıkların kendilerinin bu üç büyük sektördeki (bankacılık, sigorta ve menkul kıy-metler sektörü) risk yoğunlaşmalarına bakış açısı paralellik göstermektedir.

7. Kredi, ülke, piyasa ve reasürans riskleri gibi sektör düzeyindeki riskler, de-netim otoritelerinin en fazla dikkat ettikleri risklerdir. Denetim araçları ve yöntemleri ise her sektördeki denetim otoritesinin tarihsel alışkanlıklarını yansıtmaktadır. Bu ne-denle, denetim araçları ve yöntemleri çeşitli sektörlerde farklılık göstermektedir.

8. Sigorta sektöründe yoğunlaşmalar sigorta şirketinin aktifleri, pasifleri ve bi-lanço dışı risklerinden (gelecekteki sigorta haklarından kaynaklanan riskler de dahil olmak üzere ) kaynaklanmaktadır. Denetim otoriteleri riskin çeşitlendirilmesini teşvik etmek ve şirketlerin risk yoğunlaşmalarını önlemek üzere şirketlerin aracılık yükleni-mi ve reasürans politikalarına sahip olmalarını teşvik etmek için çeşitli uygulamalara başvurmaktadır. Diğer denetim yaklaşımları, denetim limitleri, ek teknik koşullar için zorunluluklar, yatırımlar üzerindeki teknik kısıtlamalar ve reasürans programının ye-terliliğinin izlenmesi gibi hususları içermektedir. Bir çok sigorta denetim otoritesi ra-porlama yapılmasını denetim sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir. Bu bağlamda sigorta şirketlerinin belli kurallara göre belirlenmiş limitlere yaklaşması durumunda daha sık raporlama gereği ortaya çıkmaktadır. Denetim otoriteleri sigortacıların aynı zamanda risk yoğunlaşmalarını yönetecek ve kontrol edecek politika ve prosedürleri uygulamaları zorunlu kılmaktadır.

9. Bankacılık sektörü denetim otoriteleri ulusal denetim çerçevesinde büyük riskler için de kılavuz hazırlamışlardır. Bu kılavuzlar denetim otoritelerinin tek bir iş-letme veya işletme grupları için nicel limitler oluşturmasını teşvik etmektedir. Ayrıca, bazı yargı otoriteleri getirdikleri düzenlemeler ile yatırımlar için nicel limitler uygula-yabilmektedir. Genellikle, denetim otoriteleri bankaların risk kontrollerini yönetmek ve kontrol etmek için prosedürler oluşturmalarını ve bunların uygulanmasından yönetim kurulu ve üst düzeyin sorumlu tutulmasını öngörmektedir.

10. Menkul kıymet sektöründe denetim otoriteleri, firmaların iç kontrol ve risk yönetimi ile ilgili sağlam düzenlemeler oluşturmaları koşulunu getirmektedir. Bu hu-suslar katı likidite ve kredi yükümlülükleri ile desteklenmektedir. Bazı yasal durumlarda menkul kıymet firmaları bankalara uygulanan zorunluluklara tabi tutulabilmektedir. Denetim otoriteleri bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinden yönetim kurulunu ve üst düzey yöneticileri sorumlu tutmaktadır. Firmanın belli bir riske karşı yüksek oranda riske maruz kalma durumu olduğu durumlarda denetim otoriteleri ilave sermaye şartları getirebilmektedir

11. Üç sektördeki (sigorta, bankacılık, menkul kıymetler) denetim otoriteleri ve yöneticiler mali kurumların aktifleri, pasifleri veya ticari faaliyetlerindeki risklerin çeşitlendirmediği takdirde zarar kaybına uğrayabileceklerini bilmektedir. Bu çerçevede denetim otoriteleri firmaların risk yoğunlaşmalarını izlemelerini teşvik etmek amacıyla düzenlemeler yapmaktadır.

12. Denetim otoriteleri üç sektörde de risk yoğunlaşmalarına dair ihtiyatlı yönetiminin risk yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduğunun bilincindedir. Bu nedenle, denetim otoriteleri mali kurumların risk yoğunlaşmalarını ölçmek, izlemek ve yönetmek için kapsamlı sistemler oluşturmalarını beklemektedir. Denetim otoriteleri mali ortaklıkların denetiminde mali kurumların risk yoğunlaşmalarını kontrol etmek ve izlemek için kendi belirledikleri risk yönetim süreçlerini esas almaktadır. Bu amaçla, denetim otoriteleri denetim prensipleri yayınlamakta veya kurumların genel ve özel riske maruz kalma durumlarını kontrol etmeleri ve izlemeleri amacıyla iç politika ve prosedür oluşturmalarını zorunlu kılmaktadır.

13. Yaşanan deneyimler mali kurumların ve denetim otoritelerinin risk yoğun-laşma kavramlarını zaman içinde genişletmeleri gerektiğini göstermiştir. Son yıllarda mali kurumlar ve denetim otoriteleri risklerin kesişmesine büyük önem vermektedir. Çünkü piyasa, kredi ve ülke riskleri kesiştiğinde büyük tek bir işlem veya işlem grup-ları ciddi ölçüde zarar yaratabilmektedir. Sonuç olarak denetim otoriteleri mali ortaklık içinde tek büyük bir riskten kaynaklanan yoğunlaşmaya odaklanabileceği gibi, birden fazla sektördeki risklerin kesişmesinden de meydana gelen yoğunlaşmalar üzerinde de durabilirler.

Mali Ortaklıkların Risk Yoğunlaşma Yönetimi Uygulamaları

14. Mali ortaklıklar ile ilgili araştırma önemli bir gelişmeye işaret etmektedir. Mali ortaklıklar risk yoğunlaşmalarını grup düzeyinde izlemekle birlikte, bazı durum-larda bankacılık, sigorta ve menkul kıymet sektörlerini birlikte ele alabilmektedirler. Bununla birlikte küçük mali ortaklıkların büyük çoğunluğu risk yoğunlaşmalarını sektör düzeyinde izlemektedir. Geçmişte, risk yoğunlaşmaları tamamıyla sektör düzeyinde izlenmekteydi. Bunun sonucunda yoğunlaşmaları izlemek üzere oluşturulan risk yönetim ve iç kontrol sistemleri daha çok sektör düzeyinde gelişmiştir.

15. Bazı mali ortaklıklar ortak işletmeler ve endüstri sektörlerindeki riskleri in-celemelerine ek olarak, mali ortaklık düzeyinde risk yoğunlaşma değerlendirmelerini yaparken riskler arasındaki korelasyonu ve bu risklerin kesişmesini de incelemekte-dir.

16. Mali ortaklıklarda risk yoğunlaşmalarını kontrol etmek için alınan önlemler kurumun düzenlemesine ilişkin, yerine getirilmesi gerekli zorunluluklar ile uyum göstermektedir. Bu durum aynı zamanda bir çok denetimsel bakış açısını da yansıtmaktadır. Mali kurumlar kontrol edilmeyen bir risk yoğunlaşmasının, onların piyasadaki rekabet güçlerini zayıflatacağını, bunun da tüketicinin, yatırımcının ve/veya mevduat sahibinin kuruma olan güvenini sarsacağının bilincindedirler.

17. Mali ortaklıklarda yönetim kurulu veya ana şirkette yüksek düzeydeki ilgili komite, mali ortaklığın risk yönetimi hakkındaki politikalarını onaylamakla, üst düzey yöneticiler ise bu politikaları geliştirmek ve uygulamakla yükümlüdür. Bazı durumlar-da bu fonksiyonların tümü tek bir organda da toplanabilir. Risk yöneticileri, söz konusu politikalarla uyumu kontrol etmek için üst düzey yöneticilerden oluşan bir komiteye risk yoğunlaşmalarını içeren bir rapor hazırlamaktadır. Çoğu durumda ise önceden belirlenen limitlerin aşılması halinde üst düzey yöneticilerin onayı gerek-mektedir.

18. Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler firmalara risklerini her düzeyde izlemelerine olanak sağlamıştır. Bilgi işletim sistemleri ancak sektör düzeyinde mev-cuttur. Örneğin sigorta sektöründe bir çok firmanın aracılık limitleri riskin türüne göre oluşmakta ve izlenmektedir. Böylelikle hem riskler sınırlanmakta, hem de risklerin çeşitlendirilmesi sağlanmaktadır. Benzer kapasitedeki sistemler bankacılık ve menkul kıymet sektörlerinde de geliştirilmiştir. Ancak sigorta ve bankacılık/menkul kıymet sektörlerindeki riskleri birlikte izleyen mali ortaklıklar bu süreci manuel şekilde gerçekleştirmektedir. Çünkü bu sektörler arasında riski ölçmek ve izlemek için geliştirilen sistemler farklılık göstermektedir.

19. Mali ortaklıklar risk yoğunlaşmalarını belirlemek, ölçmek, izlemek ve kont-rol etmek için analitik teknikler geliştirmektedir. Bazı mali ortaklıkların en çok kullan-dıkları teknikler daha çok modellere dayanan stres testleri ve senaryo analizleridir. Bu teknikler piyasa değerlerindeki büyük değişimlerde, kredibilitenin düşmesi halinde ve düzenlemeye tabi tutulmuş işletmelerdeki ya da mali ortaklığın tümündeki sorunların olumsuz etkilerinin değerlendirmesinde kullanılmaktadır. Senaryolar tarihsel deneyimleri ya da bir firmanın risk yöneticilerinin tanımladığı belli zayıflıkları göstermektedir. Stres testi ise belli risk faktörlerindeki değişimlerden meydana gelebilecek zararların sistematik olarak test edilmesini içermektedir.

20. Bazı mali ortaklıkların korelasyonların risk üzerindeki etkisine büyük önem vermesi neticesinde stres testleri riskler arasındaki korelasyonların değerlendirilme-sinde önemli bir unsur haline gelmiştir. Asya’da ve başka gelişmekte olan ülkelerde 1998 yılında yaşanan krizler, önceden ara1arında korelasyon olmayan fiyat hareket-lerinin, kriz anında aralarında yüksek oranda korelasyon oluşması nedeniyle üç sek-törde riske maruz kalma durumlarını etkilediğini göstermektedir.

21. Mali ortaklıkların risk yönetiminde stres testi ve senaryo analizi teşvik edil-melidir. Stres testi bilgilerin birbirleriyle uyumlu olmasını ve çeşitli pozisyonların bir çok şekilde analiz edilmesini sağlayan kapsamlı bir işletim bilgi sistemini gerektirmektedir. Stres testinin önemli unsurları otomatik olarak değil, sağlam hükümlere dayanarak oluşturulur. Söz konusu hükümler yeni ürünlerin anlaşılması, korelasyonların analiz edilmesini ve testin sonuçlarının yorumlanmasını içermektedir.

Mali Ortaklıkların Denetimine İlişkin Hususların Analizi

22. Risk yoğunlaşmaları üç sektörde de zararların en önemli sebebi olarak gö-rüldüğünden, denetim otoriteleri, mali ortaklıklardaki risk yoğunlaşması potansiyeli, riskin tek sahipli mali ortaklık altında yer alan sektörlere dağıtılması avantajına karşı dengelenmelidir. Normal piyasa koşulları altında, diğer piyasalardaki konjonktürel etkiler, ticari faaliyetteki iniş-çıkışları dengelemektedir. Ayrıca belli ölçüdeki risk yoğunlaşmaları, iyi oluşturulmuş ticaret stratejilerinin, ürünlerde özelleşmeye gidilmesinin, belli bir müşteri grubunun hedeflenmesi gibi sebeplerin kaçınılmaz sonucudur. Buradan bütün risk yoğunlaşmalarının her zaman kötü olmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.

23. Risk yoğunlaşmaları üç sektörde de meydana gelen zararların önemli bir sebebini oluşturduğundan, denetim otoriteleri sektör düzeyindeki risk yoğunlaşmalarını, mali ortaklık düzeyindeki risk yoğunlaşmalarına karşı dengelemek durumundadır. Mali ortaklıklarda risk yoğunlaşmalarının oluşmasını açıklayabilmek için öncelikle zararların nasıl oluştuğunu belirlemek gerekmektedir. Bunlardan bazıları aşağıda belirtilmiştir:

 Mali ortaklıklarda meydana gelen zararlar sektör bazında meydana gelen zararla-rın toplamından oluşmaktadır. (örneğin, tahvil, bono, aynı borçlu ile yatırım yap-mak gibi). Meydana gelen zararlar sadece sermayeyi olumsuz etkilemekle kal-mayıp, kurumun kısa dönemli likidite pozisyonunu da ciddi şekilde etkile-mektedir.

 Zararlar aynı zamanda risk faktörlerinin kesiştiğini de göstermektedir. Örneğin, döviz kurunun değer yitirmesinden dolayı türev veya döviz kuru sözleşmelerinden kaynaklanan zararlar, aynı fiyat hareketlerinin işletmenin geri ödeme kapasitesini veya işletmenin yer aldığı ülkenin mali istikrarını olumsuz etkilemesi ile risk daha da yoğunlaşmaktadır.

 Zararlar daha çok önceden belirlenen korelasyonların bozulmasından kaynak-lanmaktadır.

Sonuç olarak zararlar, mali ortaklık içindeki sektörlerin toplam risklerinden kaynak-lanmaktadır. Daha karmaşık risk yoğunlaşmaları ise korelasyondan veya risklerin kesişmesinden kaynaklanmaktadır.

24. Ayrıca, risk yoğunlaşmaları sektör düzeyinde sınırlandırılsa bile, mali or-taklık içinde etki yaratabilmektedir. Mali ortaklık içinde yer alan bir işletmedeki risk yoğunlaşmasından kaynaklanan sorunlar, grup içi işlemlerden veya başka sebeplerden kaynaklanabilir. Örneğin mali ortaklığın menkul kıymet sektöründe ciddi zarara uğraması, mali ortaklığın bankacılık faaliyetlerinde de likidite veya piyasaya ilişkin başka sorunlar yaşamasına sebep olabilmektedir. Çünkü menkul kıymet sektörü ve bankacılık sektörü arasında yakın bir mali ilişki bulunmaktadır.

25. Mali ortaklıklarda büyük zararların ortaya çıkması halinde ticaretin olumsuz etkilenmesi ihtimalinin yüksek olması, denetim otoritelerini risk yoğunlaşmalarını tanımlamaya, izlemeye, işletme stratejisinin yeterli olup olmadığını belirlemeye itmektedir. Bu husus özellikle sektör düzeyinde başlamaktadır. Ancak mali ortaklık düzeyindeki risk yoğunlaşmaları sektörel düzeydeki denetimin etkinliğini etkilediği hususu göz önünde bulundurulmalıdır.

26. Denetim otoritelerinin mali ortaklıkların düzenlemeye tabi tutulan işletmelerinin denetim otoriteleri ile işbirliği içinde olması, mali ortaklıklardaki bütün risk profilinin belirlenmesinde etkili olacaktır.

27. Risk yoğunlaşmalarının grup bazında bilinme ihtiyacı denetim otoritelerinin gerekli bilgiye ulaşmasının önemini ortaya koymaktadır. Denetim otoriteleri hangi denetim sistemi olursa olsun mali ortaklıklar içindeki, düzenlemeye tabi tutulmayan işletmelerde dahil olmak üzere, risk yoğunlaşmaları hakkında gerekli bilgiye ulaşabilmelidir. Ayrıca, sektör bazında denetim yapan otoriteler gelecekte sektörler arasında risk yoğunlaşmalarının ölçülmesi yöntemlerinde uyum sağlanmasından faydalanabilirler. Bu nedenle denetim otoriteleri arasında bilgi paylaşımı çok önemlidir. Denetim otoritelerinin işbirliği hakkındaki muhtemel yaklaşımlar Ortak Forum’un “Denetime İlişkin Bilgilerin Paylaşılması Prensipleri Çalışması” ve “Koordinatör Çalışması” konulu raporlarında ele alınmaktadır.

28. Mali ortaklıklar geliştikçe, bu ortaklıkların bünyesinde yer alan risk yoğun-laşmalarının karmaşıklığı da artmakta ve bu nedenle risk yönetimi hakkında bilgi ta-lebi büyümektedir. Risk yoğunlaşmalarının tabiatının değişmesiyle hem mali ortaklıklar hem de denetim otoriteleri risk tanımlamalarına ve izlemelerine olan yaklaşımlarını geliştirmek durumundadır. Bu nedenle denetim otoriteleri mali ortaklıkların risk yönetiminin geniş bir programı olarak risk yoğunlaşmalarının ölçülmesi, izlenmesi, yönetilmesi ve kontrol edilebilmesi için gerekli sistemin oluşturulması gerektiği görüşündedir. Buna karşılık olarak denetim otoriteleri dene-timleri esnasında mali ortaklıkların kullandıkları yöntem ve sistemler hakkında tam olarak bilgi sahibi olmalıdır.

29. Mali ortaklıkların risk yönetimi ve denetim otoritelerinin görüşlerine ek ola-rak kamuoyu bilgilendirmeleri, piyasa disiplinini artırarak risk yoğunlaşmalarının gü-venilir bir şekilde yönetilmesine katkıda bulunabilmektedir. Mali ortaklıkların risk yo-ğunlaşmaları hakkında yaptıkları kamuoyu bilgilendirmeleri iki amaca hizmet etmek-tedir:

– Piyasa katılımcılarının risk yoğunlaşmalarını güvenilir şekilde yöneten ve yönet-meyen sektörler arasında ayırım yapmalarını sağlayarak, piyasa disiplinini artıra-bilir. Bu nedenle de söz konusu kamuoyu bilgilendirmeleri denetim otoritelerinin sağlam risk yönetim prensiplerini uygulamalarına yardımcı olabilir.

– Bilgilendirmeler, denetim otoritelerinin mali ortaklıklardaki risk yoğunlaşmalarını anlamalarını sağlamaktadır. Denetim otoriteleri bu bilgilendirmeleri ilerideki soru-ların ve tartışmaların başlangıç noktası olarak görürken, bu tür bilgilendirmeler çeşitli denetimlerden geçen mali ortaklıkların yükünü azaltabilmektedir.

30. Piyasa disiplini sadece kamuoyu bilgilendirmelerinin zamanında, doğru, yeterli ve güvenilir olması durumunda etkin olabilmektedir. Mali ortaklıkların küçük bir kısmı tarafından yayımlanan mali bilançolar incelendiğinde, risk yoğunlaşmaları hakkındaki bilgilendirmelerinin çok az olduğu görülmekte ve genişletilmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Mali ortaklıkların periyodik olarak yayımladıkları raporların dışında risk yoğunlaşmaları hakkında detaylı bilgi sunmaları, 1998 krizinde görüldüğü üzere çok etkili ve yapıcı olmuştur. Buradan da anlaşılacağı üzere mali ortaklıklar risk yoğunlaşmaları hakkındaki bilgilendirmelerini genişletmeli, diğer yandan gerektiğinde sunulmak üzere ilave bilgileri sunmak için hazır olmalıdır.

Rehber Prensipler

31. Bazı durumlarda denetim otoriteleri mali ortaklıklarda risk yönetimini denetlemek için gereğinden fazla yetkiye sahip olabilir. Çoğu durumda ise durum böyle değildir. Denetim otoriteleri her zaman sektörler arasında risk yoğunlaşmalarını ve bu risklerin nasıl yönetildiğini izleyebilecek ölçüde bilgiye sahip olmalıdır. Denetim otoriteleri kendilerinin sektör düzeyinde düzenlemeye tabi tutulan kurumun sorunlu risk yoğunlaşmalarını izlemek için gerekli otoriteye sahip olup olmadıklarını belirlemelidir. Denetim otoriteleri gerekli yetkilere sahip olmadığında, ihtiyaçları olan ilave otoriteyi elde etmenin yollarını aramalıdır.

I. Denetim otoriteleri, mali ortaklıkların gerekli risk yönetim prosedür ve süreçlerini uygulaması için doğrudan veya düzenleme kurumları aracılığı ile önlem almalıdır. Gerektiğinde, denetim otoriteleri söz konusu sürecin etkin işlemesi için denetime iliş-kin limitler getirmek türünde uygun önlemler almalıdır.

32. Risk yoğunlaşmalarının denetimi ile ilgili sorunları, iyi bir risk yönetimi ve iç kontrol politikaları ile azaltmak mümkündür. Risk yoğunlaşmalarının hem yasal bir kurumda hem de mali ortaklıkların farklı sektörlerinde izlenmesi gerekmektedir. De-netim otoriteleri mali ortaklıkların gerekli risk yönetim prosedür ve süreçlerini uygula-ması için doğrudan veya düzenleme kurumları aracılığı ile önlem almalıdır. Örneğin, denetim otoritesi kontrollerin yeterli olmadığını görmesi halinde denetimle ilgili sınır-lamalar koymalıdır.

33. Sağlam bir risk yönetimi süreci yönetim kurulu veya uygun bir organ tara-fından onaylanan politika ve prosedürlerle başlamalıdır. Söz konusu süreçte mali ortaklıkların risk yoğunlaşmalarının, riskleri izleme ve ölçmek için gerekli sorumluluklarının açıkça belirlenmesi gerekmektedir. Sağlam bir risk yönetimi yaklaşımı için kapsamlı işletme bilgisi ve raporlama sistemleri gereklidir. Sonuç olarak ölçülebilir ve ölçülemeyen riskler için gerekli önem verilmelidir.

34. Ayrıca farklı sektörlerden mali kurumlar birleştikçe ve mali ortaklıklar değiş-tikçe yeni muhtemel risk yoğunlaşma türleri oluşmaktadır. Gelecekte gerçekleştiril-mesi düşünülen birleşme ve genişlemeleri değerlendirirken, denetim otoriteleri grup düzeyinde risk yoğunlaşmalarının yönetilmesi için gerekli muhasebe işletim planlarını gözönünde bulundurmalıdır.

II. Denetim otoriteleri risk yoğunlaşmalarını, zamanında izlemelidir. Bu çerçevede de-netim otoriteleri mali ortaklılıklardan düzenli raporlama yapmalarını isteyebileceği gibi başka yöntemler de uygulayabilmektedir.

35. Denetim otoriteleri risk yoğunlaşmaları hakkında düzenli olarak bilgi sahibi olmalıdır. Otoriteler bu süreci kolaylaştırmak için denetim limitleri veya yapısal denetim kriterleri getirebilirler. Mali ortaklık organizasyonlarının dinamik yapısı ve risk profillerinin ne kadar hızlı değiştiği göz önünde bulundurulduğunda izleme ve denetimin çok sık yapılmasının gerekli olduğu ortaya çıkmaktadır.

III. Denetim otoriteleri risk yoğunlaşmaları ile ilgili olarak kamuoyu bilgilendirilmeleri-nin yapılmasını teşvik etmelidir.
36. Risk yoğunlaşmaları hakkında grup düzeyinde kamuoyu bilgilendirilmesi yapılması piyasa disiplininin teşvik edilmesinde etkilidir. Etkin kamuoyu bilgilendirmeleri piyasa katılımcılarının mali ortaklıklardaki riskleri etkin bir şekilde yönetmelerini, yönetmeyenlerin ise cezalandırılmalarını sağlamaktadır. Piyasa disiplinin etkin olması için kamuoyu bilgilendirilmeleri zamanında, güvenilir ve yeterli olmalıdır. Mali ortaklıklardaki risk yoğunlaşmalarının çeşitliliği ve karmaşıklığı göz önünde bulundurulduğunda, bilgilendirmelerin genişletilmesi periyodik mali raporlarda özellikle de yıllık raporlarda risk yoğunlaşmalarının aralığının genişletmesini gerekli kılmaktadır. Ayrıca kamuoyu bilgilendirilmeleri denetim incelemelerini ve risk değerlemelerini kolaylaştırabilmektedir.

37. Risk yoğunlaşmaları hakkındaki bilgilendirmelerde tescilli bilgi veya müşteriler hakkında bilgi yer almamalıdır.

IV. Denetim otoriteleri mali ortaklık içinde risk yoğunlaşmalarının izlenmesi hususun-da birbirleriyle işbirliği içinde çalışmalıdır.

38. Risk yoğunlaşmaları mali ortaklıklarının bir çok bölümündeki riske maruz kalma durumlarından kaynaklanabilmektedir. Denetim otoritelerinin bu yoğunlaşmaları etkin bir şekilde değerlendirme, izleme ve kontrol etmeleri için, sektörel deneyimleri yanında diğer denetim otoriteleri tarafından kullanılan teknikleri de iyi bir şekilde anlamaları gerekmektedir. Ayrıca denetim otoriteleri diğer sektörler ve yargılama otoriteleri ile işbirliği içinde olabilir.

39. Genellikle sektörler arasında bilgi değişimine izin veren kanallar kurulmaktadır. Ortak Forum’un “Denetime İlişkin Bilgilerin Paylaşılması Prensipleri Çalışması” ve “Koordinatör Çalışması” konulu raporlarında sektörler arasında bilgi paylaşımını sağlayan prensipler oluşturulmuştur. Bu raporlar Ortak Forum paketinde yer alan diğer raporlarla birlikte, denetim otoritelerinin mali ortaklıkları denetime tabi tuttukları sırada diğer denetim otoriteleri arasında koordinasyon sağlamaktadır.

V. Denetim otoriteleri düzenlemeye tabi tutulan şirketleri zarara uğratacak risk yoğun-laşmalarını dikkatli şekilde ele almalıdır.

40. Mali ortaklık, istikrarını tehlikeye düşürecek şekilde risk yoğunlaşmalarına maruz kaldığı takdirde denetim otoriteleri uygun önlemleri almalıdır. Bazı durumlarda denetim otoriteleri önleyici tedbirler almayı da seçebilir. Örneğin, gerekli yetkilere sa-hip denetim otoriteleri risk yoğunlaşmaları için sektörler arası limitler belirlenmesini göz önünde bulundurabilir. Bu limitlerin aşılması durumunda ise denetim otoritelerinin mali ortaklıklardaki işletmelerin varlığını sürdürmesine yönelik olarak müdahale etmeleri söz konusu olabilmektedir. Böyle bir sorun ortaya çıktığında denetimsel müdahale süreci, söz konusu sorunun yönetimin ve yönetim kurulunun dikkatine çekilmesiyle başlamaktadır. Denetim otoriteleri genellikle düzenlemeye tabi tuttukları işletmelerde düzeltici faaliyetlere başlarken, diğer mali ortaklıklar içindeki faaliyetleri de yoğunlaşmayı azaltmaya yönelik olabilir. Risk yoğunlaşmaları düzenlemeye tabi tutulan işletmelerde meydana geldiği durumlarda, bu işletmelerin denetim otoriteleri (ana denetim otoritesiyle birlikte) arasındaki işbirliği önem kazanmaktadır .

Dipnotlar

Yorum yazın