BANKACILIK SEKTÖRÜNDE ETKİNLİK VE VERİMLİLİK RASYOLARI

BANKACILIK SEKTÖRÜNDE ETKİNLİK VE VERİMLİLİK RASYOLARI
Bankacılık sektörünün ana işlevinin yerine getirilip getirilmemesi daha çok “etkinlik” kavramlarıyla ilgiliyken, işlevin “nasıl”, “ne ölçüde” ve “ne pahasına” gerçekleştirildiği de daha çok “verimlilik” kavramıyla ilgili olmasından dolayı rasyoları etkinlik ve verimlilik adları altında sınıflamak daha gerçekçi olacaktır. (Suiçmez, 1990, s. 20)
Etkinlik ölçümü açısından banka performansları analizinin iki ana boyutu vardır:
Sermaye ve Aktif karlılığı (Ağaoğlu, 1989, s. 96). Dar anlamda etkinlik tanımı çerçevesinde bankaların ellerindeki fonların ne kadarını kredi olarak verdikleri, ne kadarının devlet tarafından kullanıldığı ve ne kadarının bankalar tarafından kullanıldığı aktiflerin incelenmesiyle bulunmaktadır.
Aktif karlılığı, aktif unsurların gelir getirme ölçüsüne göre değişir. Bu karlılık, kaldıraç yoluyla sermaye karlılığını da etkileyecek ve dolayısıyla gelir getiren tüm varlıkların performansı incelenmiş olacaktır. (Alcı, 1996, s. 17)
Bu işleyişin doğal bir sonucu olarak, aktif karlılığındaki küçük değişmeler, sermaye karlılığında daha büyük oynamalara yol açacaktır. Verimlilik bakımından ele alındığında bankalarda çalışan personelin, yönetici kademesinden daha alt kademelere kadar gösterecekleri performans, banka başarısını arttıracaktır. (Alcı, 1996, s. 17)
Bankacılık sektöründe etkinlik, etkililik, verimlilik ve karlılık kavramlarını da kapsayan performansın ölçümü ile ilgili çalışmaların neredeyse tamamı denetim organları tarafından yapıla gelmektedir. Bu denetim organları, çalışmalarında başarısızlığı ölçmeyi, banka iflaslarının önüne geçmeyi ve bu amaçla erken uyarı modellerini geliştirmeyi hedeflemişlerdir.
Bankaların performans analizleri, bankaların özellikle bilanço ve gelir – gider tablolarının analizi şeklinde yapılmaktadır. Geleneksel yöntemlerle yapılan bu analizlerin diğer işletmelerin performans analizleri ile benzerlik bakımından bazı farklılıkları vardır. Özellikle imalat sanayi işletmeleri için yapılan, kesin doğru olduğu söylenemese de belirli fikirler veren oranlar büyük bir yaygınlıkla kullanılmaktadır. Bankacılıkta ise yalnızca sermaye yeterliliği için 1988 yılında Standart bir rasyo belirleyip kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu rasyonun da banka performansını tek başına yansıtma özelliğine sahip olduğunu söyleme zordur. “The Cook Ratio” olarak adlandırılan ve Avrupa Birliği tarafından, üye ülkelerin bankacılık sistemlerinin de uyumlaştırılması amacıyla belirlenen bu rasyo, Haziran 1988 tarihinde kabul edilmiştir.
Bu rasyo sayesinde bankaların zorunlu en az sermaye miktarının belirlenmesi, bilanço içi ve dışı tüm risklerin karşılanarak uluslar arası bankacılıkta istikrar ve güvenin sağlanması, homojen bir sermaye yeterliliği ölçütünün kullanılması, ülkeler arası farklılıkların giderilmesi ve haksız rekabetin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.
Kabul edilen ortak rasyo değeri % 8’dir. Ülkemizde de bu rasyo Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yayınlanan bir tebliğ ile bankacılık sistemimizde kullanılmaya başlanmıştır. (Alcı, 1996, s. 20)
Bankacılık sektöründe banka performanslarının ölçümündeki standart eksikliğine rağmen rasyo analizleri büyük bir yer tutmaktadır. Rasyo yönteminde; rasyolerin hesaplanmasından çok yorumlanması önem arz etmektedir. Tek başlarına bir anlam ifade etmeyen finansal tablo kalemleri ve hesap grupları, rasyo yöntemi ile daha anlamlı bir hale gelirler. (Yalkın, 1988, s. 246 – 247)
Rasyoların yorumlanması ve anlamdırılmasında aşağıdaki yollardan yararlanılabilir. (Akgüç, 1995, s. 345)
Anlamlı olduğu kabul edilen, deneyimler sonucu bulunmuş ve yeterli kabul edilen oranlarla karşılaştırma
Birbirleriyle ilgili çeşitli soruların birlikte değerlendirilmesi
İşletmenin geçmiş yıllar oranları ile karşılaştırma
Aynı endüstri kolunda benzer işletmelerin oranları ile karılaştırma ya da endüstri kolundaki tipik (standart) oranlarla karşılaştırma
Bankacılık sektörü performans analizinde değişik araştırmalar tarafından değişik rasyoların kullanıldığı görülmektedir. Değişik rasyoların kullanılması sektör ve banka yapısı ile rasyoların yapılan analizi açıklama gücü farklılığından kaynaklanmaktadır.
3.1. Etkinlik Rasyoları
Banka bilanço ve gelir – gider tablolarının analizinde hesap gruplarının gelişimi ve hesap grupları arasındaki karşılıklı etkileşimin ölçümüne olanak veren rasyolardır. Fakat etkinliği ölçmek için kullanılan verilerin bir çoğunun başka sırrı kapsamında yer almasından dolayı (Bankalar Kanunu md. 83) analizler yapılırken genelde gerçek verilere değil, bankaların beyan ettikleri “makenajlanmış” verilere itibar etmek zorunda kalınır.
3.1.1. Özkaynak (Sermaye) Yeterliliği Rasyoları
Özkaynaklar / Toplam Aktifler
Özkaynaklar / Toplam Mevduat
Özkaynaklar / Riskli Aktifler + Gayri Nakdi Krediler
Özkaynaklar / Sabitlenmiş Aktifler
Özkaynaklar / Yabancı Kaynaklar
3.1.2. Aktif Kalitesinin Ölçen Rasyolar
Krediler / Toplam Aktifler
Tahsili Gecikmiş aktifler / Krediler
Faiz Getirili Aktifler / Toplam Aktifler
Sabitlenmiş Aktifler / Toplam Aktifler
3.1.3. Likiditeyi Ölçen Rasyolar
Likit Değerler / Toplam Aktifler
Likit Değerler / Yabancı Kaynaklar
3.1.4. Karlılık Analizi Rasyoları
Net Kar / Özkaynaklar (Özkaynak Karlılığı – ROE)
Net Kar / Toplam Aktifler (Aktif Karlılığı – ROA)
Net Kar / Faiz Getirili Aktifler
3.1.5. Gelir – Gider Durumunu Ölçen Rasyolar
Faiz Gelirleri / Faiz Giderleri
Kredi Faiz Gelirleri / Faiz Gelirleri
Faiz Gelirleri / Faiz Dışı Gelirleri
Faiz Giderleri / Faiz Dışı Giderleri
Net Faiz Gelirleri / Toplam Aktifler
3.2. Verimlilik Rasyonları
3.2.1. Personel Verimliliğine İlişkin Rasyonlar
Personel Gideri / Toplam Aktifler
Personel Gideri / Toplam Mevduat
Toplam Mevduat / Personel Sayısı
Toplam Kredi / Personel Sayısı
Toplam Aktif / Personel Sayısı
Net Kar / Personel Sayısı
Net Faiz Geliri / Personel Sayısı
3.2.2. Şube Verimliliğine İlişkin Detaylar
Toplam Aktifler / Şube Sayısı
Toplam Mevduat / Şube Sayısı
Toplam Krediler / Şube Sayısı
Net Kar / Şube Sayısı

Yorum yazın