2000 Yılı İstikrar Programı ve Bankacılık Sistemine Yönelik Düzenlemeler

2000 Yılı İstikrar Programı ve Bankacılık Sistemine Yönelik Düzenlemeler
2000 yılı enflasyonu düşürme ve istikrar programı kamu sektörü fazlası, tutarlı gelir politikası ile desteklenmiş sıkı döviz kuru taahhütleri ve yapısal reformlar olmak üzere 3 temel unsura dayanmaktadır:
– Programda öncelikli unsur enflasyonun temel nedeni olan kamu açıkları ve buna dayalı kamu kesimi borçlanma gereğini ortadan kaldırabilmesi için kamu sektörü temel fazlasının yüksek belirlenmesidir. Bu doğrultuda daha az iç borçlanmaya gidilerek faiz ödemelerinin yükünün hafifletilmesi gerekli finansmanın ise dış borçlanma ve özelleştirmeden sağlanacak gelirle karşılanması hedeflenmektedir.
– Programın diğer bir unsuru olan yapısal reformlar ise, programın sürekli ve kalıcı çözümler getirebilmesi için alınan önlemler paketini içermektedir. Bu konulara niyet mektubunda “Tarım Reformu, Sosyal Güvenlik Reformu, Kamu Mali Yönetiminde Şeffaflık, Vergi Politikası, Özelleştirme, Bankacılık Sistemini Güçlendirme ve Bankacılık Düzenlemeleri ve Diğer” başlıkları altında yer verilmiş, böylece kamu maliyesini disiplin altına alarak enflasyonu düşürmek amaçlanmıştır. Ayrıca program, bankacılık sisteminin güçlendirilmesini sağlamaya yönelik yeni düzenlemeleri de içermektedir.”
– 2000 yılında üç kamu bankası: TC.Ziraat Bankası, T.Halk Bankası, T.Emlak Bankası’nın önce özerkleştirilip sonra 3 yıl içerisinde, eğer yetiştirilemezse de 4,5 yıl içerisinde özelleştirilmesi için Kanun çıkarıldı. Ayrıca bir kamu bankası olan T.Vakıflar Bankasının da özelleştirilmesi kararı alındı.”
Fona devredilen bankaların bazılarının fona devredilmesinin nedeni bankanın kötü yönetimidir.
“Bankalar Kanunu ile ilgili değişiklikle, tebliğler ve niyet mektubunda yer alan bankacılık sistemine yönelik düzenlemelerin bazıları şu şekilde özetlenebilir:
1. Bankalar Kanunundaki değişiklikle idari ve mali özerkliğe sahip siyası oto6riteden bağımsız olarak kurulan BDDK ile, Hazine Müsteşarlığı ile TCMB tarafından paylaşılan düzenleme, denetleme, ve gözetim yetkisi BDDK’ya devredilmiştir.
2. Bankacılık sisteminin düzenlenmesiyle gözetim ve denetimi hususlarında atılan diğer önemli bir adım ihtiyati raporlama ve finansal bilgilerin açıklanmasına yönelik muhasebe standartları ile ilgilidir.
3. Bankalar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle banka kuruluşunda aranan şartlar ağırlaştırılmıştır. Banka kurucuları banka sahibi olmanın gerektirdiği mali güç ve sorumluluğa sahip olacaklardır.
4. Yeni kanun ile banka ortaklarının banka kaynaklarını istismar etmelerini önlemek amacıyla tüzel ve gerçek kişilere verilecek kredilerin tanımına açıklık getirilmiştir.
5. Bankalar dışındaki özel finans kuruluşlarının da bankalar gibi aynı yükümlülüklere tabi tutulmasıdır. Bu kuruluşların faaliyetleri banka kredi tanımına eklenmiş, bankalar gibi sermaye yeterliliğine ve şube açmak için gerekli öz kaynak limitlerine uyma zorunluluğu getirilmiştir.
6. Yeni Bankalar Kanunu ile bankaların sermaye yeterliliği ve döviz pozisyonu konularında düzenleme yapılmıştır. Konuya ilişkin olarak daha sonra, sermaye yeterliliğinin ve açık döviz pozisyonu oranlarının konsolide bazda uygulanmasına yönelik ayrıntılı tebliğ çıkarılmıştır.
7. Bankalar Kanunu’ndaki yeni düzenlemelerle bankaların devir, birleşme ve tasfiyesi ele alınmış, bu konuda kurumun yetki ve sorumluluklarına yer verilmiştir.
8. Avrupa Birliğine girme sürecinde olan Türkiye’nin bankacılık alanında uluslar arası standartlara uyum sağlayabilmesi için Bankalar Kanunu’nda kredilerde de yeni düzenlemelere gidilmiştir.
9. Son olarak ele alınan düzenleme ise, bankaların işlemleri nedeniyle karşılaştıkları risklerin izlenmesi ve kontrolünü sağlamak amacıyla faaliyetlerinin kapsamı ve yapısıyla uyumlu, esas ve usulleri kurumca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek etkin bir iç denetim sistemi ve risk kontrol ve yönetim sistemi kurmakla yükümlü olduklarına ilişkindir.
“2000’li yıllarda ticari bankaların yüzünü değiştirecek en önemli olgu internet bankacılığı olacaktır. İnternet önceki tüm iletişim devrimlerinden çok daha hızlı bir gelişme göstermektedir. Çok yakın bir gelecekte bankalar elektronik ticarette müşterilerine e-posta hizmeti, alışveriş olanakları sağlayarak gireceklerdir. Öte yandan bazı ticari bankalar müşteri gereksinimi ve değişimlerini yakından analiz etmelerine olanak veren “veri deposu” olarak adlandırılan yapılar oluşturmakta ve müşterilerine daha iyi hizmet sağlayan biri telefon bankacılığı (Çağrı Merkezi) diğeri internet olmak üzere iki önemli iletişim olanağını hızla geliştirmektedir.”

Yorum yazın