Yaygın Bulutsu

Yaygın Bulutsu Nedir , Yaygın Bulutsu hakkında bilgiler

Açık bir gecede gökyüzüne bakan bir gözlemci, yıldızlar arasında parlaklık, büyüklük ve biçim açısından değişiklikler gösteren yaygın ışık lekeleri görür. Teleskopla bakıldığında buna birçok leke daha eklenir.
Geçmişte, gökyüzündeki bu parlak lekelerin tümüne bulutsu denirdi. Günümüzdeyse, gökbilimciler birçok değişik bulutsu türü ayırdetmektedirler.
Gökyüzündeki parlak lekelerden bazıları Samanyolu’nun —yani güneş sisteminin içinde bulunduğu gökadanın— içindeki yıldız kümeleridir. Ya yıldızların birbirlerine çek yakın olmaları, yada kümenin bize çok uzak olması yüzünden, yıldızlar gözle tek tek ayırdedilemezler ve sürekli bir parlaklık olarak görünürler. Bu parlak lekelere yıldız kümeleri adı verilir. Öteki parlak lekeler, güçsüz bir teleskopla bakıldığında benzer görülseler de çok daha büyük ve çok daha uzaktadırlar. Samanyolu’nun çok dışında bulunan başka yıldız sistemleridir. Bunlara gökada dışı bulutsular yada daha yalın olarak gökadalar adı verilir.
Başka bir sınıf ise, gerçek (yani gaz) bulutsulardır. Bunlara yaygın bulutsular da denir. İçlerinde, yeryüzü atmosferindeki bulutlarda olduğu gibi, su damlacıklarına benzeyen küçük parçacıklar bulunur.

YAYGIN BULUTSULAR
Bir gökadanın yıldızları arasında, ki alan tümüyle boş değildir. Eşit olmayan aralıklarla dağılmış atomlar molekülleri ve toz parçacıkları kapsar.
Yıldızlararası bölgede en bol bulunan element, yoğunluğu ortalama birçok santimetrekübe bir atom olan hidrojendir. Bu, çok büyük bir seyrekleşme olduğunu gösterir; çünkü, deniz düzeyinde, yeryüzü atmosferinde bir santimetrekübe 60 milyar atom düşer. Ancak, yıldızlararası bölgede daha yoğun noktalar da bulunur ve bu noktalarda, santimetreküp başına 10 ya
da 100 atom düşebilir. Bu noktalarda gazın varlığı kolayca anlaşılabilir ve yakınındaki parlak yıldızlar tarafından aydınlatılırsa, bir yaygın bulutsu olarak gözle de görülebilir.
Yıldızlararası bölgede yalıtık gaz atomlarının yanısıra, ince toz parçacıkları da vardır. Çoğunlukla, gaz bölümü büyük ölçüde hidrojenle biraz helyum ve oksijenden oluşur. Tozun tam yapısı bilinmemektedir ama, ışık saçar ve gazla birleştiği zaman donuk bir bulut oluşturur. Böyle bir bulut, yeryüzü ve parlak yıldızlar arasındaysa, karanlık bir bulutsu olarak görünür. Ama parlak yıldızların arkasında yada bir kenarındaysa yeryüzünden bakıldığında parlak bir bulutsu olarak görünecektir.
Gaz ve ince tozdan oluşmuş yaygın bulutsular, Samanyolu’nun hemen her yerinde görülür. Ama en çok, Samanyolu’nun ekvator düzleminde, yıldızların çok bulunduğu bölgede toplanmışlardır.
Yaygın bulutsuların boyutları çok değişir. En küçükleri, tek tek yıldızları gaz örtüleri halinde kuşatan gezegensel bulutsulardır. Bunların çapları bir ışık yılından azdır. Büyük bulutsuların boyutları birçok ışık yılıyla ölçülür.
Samanyolu’nun kollarını dolduran parlak bulutlar, tek yaygın bulutsular olarak kabul edilirse, en büyüklerinin boyutları binlerce ışık yılı büyüklüğünde olur.
Yaygın bulutsular radyo dalgaları kaynaklarıdırlar ve birçoğu rad- yoteleskoplar tarafından saptanmıştır. Radyo dalgalarının başlıca çıkış nedeni, bulutsuların içindeki ısınma ve iyonlaşma gibi atom süreçleridir.
Yaygın bulutsular son yıllarda geniş çapta incelenmiş ve Palomar gözlemevindeki Hale yansıtıcısı gibi büyük teleskoplar kullanılmaya başlanmasından bu vana birçok yeni bilgiler edinilmiştir. İçlerinde en iyi bilinenleri Oriyon takımyıldızındaki Büyük Bulutsu’dur. Bu bulutsu, çıplak gözle görülebilecek kadar parlaktır

BULUTSULAR NEDEN PARLAR
Bulutsuların tayfölçüm yoluyla incelenmesi ve yıldızların aynı yöntemle sınıflandırılması, bulutsu ışığının kaynağı konusunda birçok gerçeği ortaya çıkarır.
En yalın durum, tümüyle tozdan oluşmuş bir bulutsudur. Toz parçacıkları, yakındaki yada bulut içindeki yıldızlardan gelen ışığı yansıtır ve yayarlar. Bulutsu hidrojen yada helyumdan oluşmuşsa, durum daha karmaşıktır; ama gene de bir kuralı vardır. Bulutsularla ilgili görülen yıldızlar ilk sınıflardansa (yüzey sıcaklığı 15 000°C’den yüksek), bu yıldızlardan çıkan morötesi ışınımlar bulutsudaki gazı harekete geçirerek, daha uzun dalgalarda ışınımlar yada görülen ışık yaymasına neden olur. Işığın tayfölçüm yöntemiyle incelenmesi, gazın niteleyici özelliklerini ortaya çıkarır.
Bir yandan, bulutsuyla ilişkili yıldızlar daha sonraki sınıflardansa (sıcaklıkları 15 000°C’den düşük), yıldızdan gelen ışık gazı parlatmaya yeterli değildir. Gaz, yıldızın ışığını ancak yansıtabilir. Tayfı, kara soğurma çizgileri bulunduran sürekli bir tayftır. Yıldızın tayfıyla da aynıdır.
Bazen, bazı sıcak yıldızların ışınımının büyük bölümü morötesidir. Bu nedenle, görülebilir dalga boylarında hemen hemen hiç gözükmezler. Böyle durumlarda, bu fotoğrafta olduğu gibi, bulut kendinden parlak gibi görünür, bu doğru değildir.

Crab Bulutsusu’nu parlak tutmak için gerekli enerji, evrenin en garip cisimlerinden biri olan bir çekirdek yıldız tarafından sağlanır. Bir yıldızın evrimi ilerledikçe, dağılmasını önleyecek sıcaklığı sağlayan çekirdek enerjisi kaynağı giderek azalır. Desteksiz kalan yıldız sıkışarak küçülür ve sonunda bir çekirdek yıldızdaki son derece yoğun maddeye dönüşür. Daha tam anlaşılamamış bir süreçle (kuşkusuzbir üstnova patlamasıyla ilgili bir süreç) yıldız 10 km genişliğinde, hemen tümüyle nötronlardan oluşmuş bir küre biçimini alır. Nötronlar öylesine sıkıca biraradadırlar ki, yıldız, nötronların kendi itici güçleriyle ayakta kalır. Normal madde (beyaz bir cüce bulut bile) çoğunlukla atomlardaki nötronlar ve elektronlar arasındaki boşluklardan oluşmuştur; ama çekirdek yıldızlarda yoğunluk 1015 gr/cm3tür (dünyanın yoğunluğu 5,5 gr/cm3 tür).
Kuramcılar, 30 yıl önce çekirdek yıldızların varlığını ileri sürmüşler, ancak zonklayıcılar bulunana kadar gözlemsel kanıtlar eksik kalmıştır. Zonklayıcılar 0,03 ile 4 saniye arasında değişen düzenli aralıklarla ışınım yayan göksel radyo kaynaklarıdır. Üstnova kalıntılarıyla ilgilidirler ve ışınımın yayılma mekanizması açık değilse de, zonklayıcılar, dönen çekirdek yıldızlardır. Bu görüş, Crab Bulutsusu’- nun ortasında çok hızlı bir zonklayıcı bulunduğu zaman destek kazandı. Üstelik, merkez yıldız da zonklayıcıyla aynı sıklıkta ışık yayıyordu ve zonklayıcıyla aynı konumda olduğundan, ikisi aynı şey olmalıydılar. Crab Bulutsusu’nun merkez yıldızı, bilinen tek görünür zonklayıcıdır; bunun nedeni de, ötekilere oranla çok genç olmasıdır. Ayrıca en hızlı zonklayıcıdır, ama yavaşlamaktadır. Bu yavaşlama, Crab Bulutsusu’na sürekli sinkrotron ışınımı açıklamaya yetecek derecede enerji salabilir.
Üstnova kalıntıları karışık olarak ele alınan bulutsularda enderso de, Crab Bulutsusu’na benzer nitelikte birçok başka bulutsu belirtilebilir. Ancak ötekiler, büyüklüklerinden ve solukluklarından anlaşılabileceği gibi daha eskidir ve zonklayıcıları (varsa) Crab Bululsusu’nunkinden daha yavaştır.

DEĞİŞKEN BİR BULUTSU

İncelenmiş bulutsuların çok azında gözlemlenebilir değişiklikler olmuştur. Bunlardan biri Hubb-le’in bulutsusudur. Bulutsu ışığının tayfındaki Doppler kaymasını inceleyen gözlemciler, bulutlarda büyük akıntı hareketlerinin (bazen atmosferdeki bulullar da görülenlere benzeyen çalkalanma hareketleri) varlığına inanmaktadırlar. Bu ters akıntılar nebulanın biçim yada parlaklığında dönemsel değişikliklere yol- açabilir. Ama bulutsu çok büyük ve çok uzaksa, bu değişiklikler gözlemlenemez.

Yorum yazın