Uzay Teleskobu Nedir

Uzay Teleskobu Nedir

Uzay çağının başından beri evren anlayışımız suni uydulardan gözlemler yapabildiğimiz için önemli değişiklikler geçirmiştir. Dünyanın atmosferi görünen ışığa geçirmekte, ancak elektromanyetik spektrumun büyük bir bölümünü dışanda bırakarak uzayın derinliklerinde radyasyon yayan cisimlerin gerçek yapısı hakkında ipuçlarından bizi yoksun bırakmaktadır. Optik olarak teleskopun görüntüsünü bulandırmaktır. Yüzeyden yükselen sıcak hava titreşme ve bulanıklığa sebep olmakta ve kasaba ve şehirlerden yükselen ışık kirliliği kozmik olayların görüntüsünü karatmak tadır.

Spektruma açılan bu anlandı kapı ve radyo-astromi sayesinde gerçekleşen diğer ilerlemeler evreni önümüzdeki göz alıcı şekilde sermiştir. Galaksilerin doğuşu ve ydıldızların ölümünü artık daha iyi kavrayabiliyoruz. Nötron yıldızları, pulsarlar, quasarlar ve kara delikler anık daha derinlemesine inceleyebildiğimiz sırlar haline gelmektedir

Bu heyecan verici araştırmalara şimdi son derece duyarlı bir uzay aracı eklenmiştir. Bu bir uzay teleskopudur. Anık morötesinden kızılötesine kadar bir dağılımda ışın gözlemleri yapmak mümkündür. (1.100 Angstrom dalga boyundan 10.000.000 Angstrom dalga boyuna kadar) bu dağılım, yerdeki gözlem merkezlerinden ulaşılamayacak boyuttadır. Bu önemli araç şu anda dünyadan gözleyebildiğimiz cisimlerden 50 kez daha silik ve 7 kg. daha uzakta cisimleri görebilmektedir. Yönlendirme ve sabitieme sistemleri teleskopu 0.01 ark-saniye kadar doğrulukla yönlendirebilmekte ve hedefte 0.007 ark-saniye uzunlukta zamanda tutabılmaktedirb Uzay ajansı bu açının 400 mil uzaklıktan, Washington D.C’den Boston’daki bir paraya bakarken meydana gelen açıdan biraz daha büyük olduğunu işaret etmektedir.

Teorik olarak Teleskop 600 km. uzaktaki bir parayı ayrımlayabilmektedir, ya da Jüpiter’in bulutlarında 300 km.’lik bir genişliği belirleyebilmektedir. Pratikte yakındaki yıldızlarla ilişki kurabilecek bir gezegenler araştırması yapılabilmektedir. 75.000 yaşında 50.000 C yüzey ısısı olan genç yıldızlar araştınlabilmektedir. Bu şartlarda radyasyonun büyük bir bölümü spektrumun morötesi kısmında meydana gelmektedir. Aynı zamanda kızılötesi dalgaboyu yayan soğuk yıldızlan da inceleyebiliriz.

Evreni incelemek geçmiş zamana bakmaktır. Güneşin gerisindeki en yakın yıldızın ışığı bize 4 yılda ulaşmaktadır. Gama Bootes’den 200 yılda gelmektedir. Bizim algıladığımız bu cisimlerin geçmişteki fiziksel durumları ile ilgili ölü-ışıktır. Uzay teleskopu bilim adamlarının uzak galaksilerin oluşturduktan zamandaki durumlarını görmelerini sağlayabilir. Bu aslında 14.000 milyon yıl geriye yani bu teoriye göre, evrenin yaratıldığı yıllara bakmaktır.

Yorum yazın