Uyduların Okyanus Araştırmalarında Kullanımı

Uyduların Okyanus Araştırmalarında Kullanımı

Okyanusların fotoğraflarının çekilmesinden ayrı olarak, uydu teknikleriyle denizlerden doğrudan doğruya veri elde edilebilir. Bazı ana okyanuslara yerleştirilen şamandıralar yerel havayı ve deniz düzeyinin ısısını ölçer. Ayrıca derinlerin ısısı, akıntılar da ölçülür. Bu yolla elde edilen veriler uyduya aktarılır ve burada depolanır ya da bir yer istasyonuna gönderilir. Yer istasyonuna gönderilen bilgiler hemen değerlendirilerek kullanılacak hale getirilir.

Şimdi, doğrudan doğruya denizlerden bilgi elde etme olanağı vardır. Uydular aracılığıyla mikro dalgalar yoluyla bu sağlanabilir. Bu yöntem ilk kez 1978 yılında NASA tarafından denenmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Seasat-I adlı uydu her 36 saatte bir dünya okyanuslarının yüzde 95’inden fazlasını tanıyaDilmiştir.

Seasat-I, 805 km.lik yörüngesi içinde beş ayrı alet kullanılarak her gün çeşitli hava koşulları altında araştırmalarını sürdürmüştür. Çıplak gözle görülebilenin milyonlarca defa fazlasını gözleyebilen aletler sayesinde çok geniş alanlar çok kısa bir süre içinde taranabilmiştir. Bu tür araçlar, deniz yüzeyi ısısını, rüzgârların hızını, yönlerini ve atmosferde bulunan su miktarını anlaşılır kılabilecek verilere dönüştürülebilir. Ayrıca bu aletler okyanus akıntılarının, buzulların ve buzullar arasında gemilerin geçirine yol açan kesitlerin resimlerini de çekerler.

Okyanus akıntıları genellikle yönlerini ve büyüklüklerini değiştirirler, örneğin “El Nino” ılık bir akıntıdır ve Ekvator kıyıları boyunca güneye doğru hareket eder ve genellikle yeni yıldan hemen sonra harekete geçer. NASA’nın raporlarına göre, bazı yıllarda “El Nino” Peru sahillerine doğru kayabilir. Bu olduğu zaman da planktonlar ve balıklar büyük ölçüde ölür ve birçok ülkenin bahk ekonomisinde yıkım olurdu. Tek hücreli deniz canlıları taşıdıkları zehirden dolayı balık ölümlerini artırırlar.

Sular, Kaliforniya kıyılarında görülen akıntılara benzer biçimde kırmızı bir renk alır. Okyanus araştırmaları yapan uydular bu tür akıntıların değişimleri hakkında gerekli bilgiyi vererek, bu tür bilgilere gereksinimi olanlara yardımcı olur.

Pasifik Okyanusu’ndaki balıkçılar uydulardan elde edilen verilerle balık sürülerinin yerlerini öğrenerek daha verimli sonuçlar elde ederler. Bu yolla gelir açısından büyük bir artış sağlanır. Ayrıca Gulf Stream ve Gulf Loop akıntılarının sürekli olarak değişen yönlerinin saptanması da balıkçılık açısından iyi ürün elde edilmesini sağlar.

Derin denizcilik araştırmaları açısından bugün LandsatTerde kullanılan gereçler tatlı sularda da 20 metreye kadar araştırma yapabilir. Örneğin Karayiplerde daha önceden bilinmeyen sığ su görünümleri ortaya çıkmıştır.

Sovyetler Birliği de Salyut ile bu tür incelemelerini sürdürmektedir. Salyut’ta yer alan uzay istasyonlarında deniz yüzeyi, elektromanyetik radyasyon, görülür ve infra kırmızı mikro dalgalar yoluyla ölçülür. Bunlardan ilki, 12 Şubat 1979’da fırlatılan Cosmos 1076’dır. 637 km.x666 km’lik bir yörünge içinde 81.5 derecelik ilk eğim içindedir.

Bu tür araştırmalar sonunda farklı uyduların yaptığı farklı araştırmalardan değişik sonuçlar elde edilmektedir. Böylece, deniz yüzeyi ve toprakla ilgili elde edilen bu veriler karşılaştırmalı olarak kullanılarak dünya ile ilgili geniş kapsamlı bilgiler elde edilebilir.

Bu tür uydularda kullanılan gereçler şöyle sıralanabilir: Birden fazla spektrumlu ve okyanus için kullanılan renkli monitor, infra kırmızı harita çıkarıcı, yapay radar ve görüntü sağlayan radyometre. Bu gereçlerin üzerinde bilgi sağlaması beklenen nesneler ise şöyle sıralanabilir: 1) Kıyıların sedimantasyonu (tortulanması) ve kirlenmesi, 2) Balık stoklarının saklanması ve kullanılması, 3) Okyanus akıntılarından yararlanılarak gemilerin yollarının belirlenmesi, 4) Dalgaların gücünden yararlanılarak çalıştırılan enerji sistemlerinin yürütülmesi, 5) Buzulların, okyanus ısılarının ve rüzgârların haritalarının çıkarılması.

Yorum yazın