Uyduların Kutup Araştırmalarında Kullanımı

Uyduların Kutup Araştırmalarında Kullanımı – Uyduların Buzul Araştırmalarında Kullanımı

Uydularla yapılan araştırmaların başlamasıyla denizcilikte kullanılan denizyollarının düzenlenmesi olanaklı olmuştur. Kuzey Denizi’nde en uygun gemi gidiş ve geliş yollarının belirlenmesi için dört ayrı uydu kullanılmıştır.

Bir denizcilik uydusu olan Cosmos 1000, gemilerin bilgisayarları tarafından kullanılan ve değerlendirilen bilgiler sağlamış ve bu yolla tam olarak yönler belirlenebilmiştir. Meteor uydulan gemi personeline bulutlu yerlerin, kar bölgelerinin ve buzulların resimlerini göndererek onların en uygun yolu seçmelerine yardımcı olmuştur. Molniya uyduları istasyon ve dünyada kurulu olan Sovyet televizyon uydusu Ekran ile gemi personelinin sürekli olarak ilişki içinde olmalarını sağlamıştır.

Bu soğuk sularda gemilerin yol almaları genellikle buzların ve buzulların özelliklerine, konumlarına ve çeşitlerine bağlıdır. Göllerdeki ve nehirlerdeki buzların kalınlığı, uydulardan bulutsuz hava koşulları altında infra kırmızı alıcılar tarafından saptanabilir. Edilgen radyometre dalgalan bütün hava koşulları içinde çalışılabilme olanağını getirmektedir.

Çok büyük bir buzulun çok yönlü bir resmi Landsat I tarafından 31 Ocak 1977’de elde edilmiştir. Bu görüntü, buzul Antartika üzerinden geçerken alınmıştır. Bir ayakkabı biçiminde olan buzul neredeyse Rodos Adası büyüklüğündeydi.

Bu büyük buzul ilk kez 1971 yılında fark edilmiştir. Ama daha önce yapılan çekimler incelendiğinde, 1967 yılının Mart ayında görüntüde yer aldığı görülür. Yapılan araştırmalarla bu buzulun kaynağının Antartika kıyılarında bulunan Prenses Martha adasında olduğu görülür. Bu yapı bugün bile bazı haritalarda yer alır ama artık orada değildir. Ya büyük bir rüzgâr sonunda ya da bir buzul çarpışması ile kırılıp yok olmuştur.

Bundan sonraki süre içinde 2896 km.’lik kıyı boyunca sürdürülen yolculukla bu buzulun ilerleyişi kaydedilmiştir. 1975 yılında bir başka buzul olan Larsen ile karşılaşmıştır. Bu karşılaşmadan sonra büyük ölçüde parçalanmış ve Antartika sularından ayrılarak daha sıcak denizlere doğru hareket ederek erimiştir.

Yorum yazın