Muhammed Rıza Pehlevi Kimdir

Muhammed Rıza Pehlevi Kimdir

Muhammed Rıza Pehlevi , İran şahı (Tahran 1919-Kahire 1980); Rıza Şah Pehlevi’nin en büyük oğludur. İsviçre’nin Lozan Kenti’ndeki bir özel okulda öğrenim gördükten sonra 1936’da ülkesine dönerek Tahran Askeri Akademisi’nde okudu. 1938’de teğmen rütbesiyle orduya katıldı. İlk evliliğini 1938’de Mısır Kralı Faruk’un kız kardeşi Prenses Fevziye ile yaptı. 1941’de Rıza Şah’ın Almanya ile birleşmesinden korkan SSCB ve İngiltere! İran topraklarına girerek Rıza Şah’ı tahttan inmeye zorlayınca babasından boşalan yeri aldı (Eylül 1941). Ocak 1942’de SSCB ve İngiltere ile bir antlaşma imzaladı. Buna göre, SSCB ve İngiltere İran’ın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı göstererek en kısa zamanda askerlerini İran’dan çekecek, buna karşılık İran Müttefiklerin yanında savaşa katılacaktı. Antlaşma gereğine Eylül 1943’te Müttefiklerin yanında savaşa giren İran’ın zaten bozuk olan ekonomik durumu savaştan sonra daha da bozuldu. Şah, bu sorunu çözümlemek için ABD’ye başvurdu. Bunun üzerine Ekim 1945’te imzalanan bir antlaşmaya göre, İran ABD’den önemli bir askeri yardım ve kredi sağladı. 1948’de ilk eşinden ayrıldı ve ikinci evliliğini, 1951’de Süreyya İsfendiyari ile yaptı. Şubat 1953’te, 1951 Nisan’ında atadığı başbakan Musaddık ile anlaşmazlığı düştü. Onun ulusallaştırma çabalarını geriye çevirdi. Sonuçta, ABD yardımıyla Ağustos 1953’te gerçekleştirdiği bir darbeyle onu, devirerek tutuklattı, başbakanlığa Zahidi’yi getirdi. Bundan sonra ülkede yoğun bir tutuklama kampanyası başlatarak baskıcı bir yönetim kurdu. 1956’da ABD’nin de yardımıyla gizli haberalma örgütü SAVAK’ı kurdurdu. 1958’de ikinci eşi Süreyya’dan kendisiyle varis vermemesi yüzünden ayrılarak Ferah Diba ile evlendi. 1960’ta bir erkek çocuğu doğunca Pehlevi Hanedanının sürekliliğini güvence altına aldı. Bundan sonra, iç siyasette daha ulusçu ve reformcu bir anlayışa doğru yönelerek, 1963’ten sonra “Ak Devrim” adı verdiği toplumsal ve ekonomik bir gelişme siyasetine girişti. Ancak, Ak Devrim siyasetini bir aldatmaca olarak niteleyen öğrencilerin ve dinci grupların tepkisiyle karşılaştı. Haziran 1963’te tüm ülke düzeyinde yapılan gösterileri kanlı bir biçimde bastırınca 4000 kişi yaşamını yitirdi. Ertesi yıl İran’da yaşayan ABD’lilere tam bir dokunulmazlık tanıyan yasayı parlamentoya onaylatınca bu durum büyük kentlerde ayaklanmalara yol açtı. 1965 Nisan’ında bir suikastten kurtuldu. Aynı yıllarda Batı ülkelerinin yanı sıra SSCB ile ilişkiler geliştirdi. 1967’de taç giyerek ve- lihat sahibi İranlı hükümdarlara verilen şe- hinşah sanını aldı. 1971’de düzenlediği bir törenle İran Devleti’nin 2500’üncü yıldönümü görkemli törenlerle kutladı. 1975’te iki partili rejimine son vererek ülkenin tek siyasal partisi Ulusal Diriliş Partisi’ni (Ranthakiz) kurdu. SAVAK’ın yardımıyla sürdürdüğü baskı siyasetine karşı muhalefet grupları 1977 sonlarına doğru gitgide güç kazandı. O yıllarda Irak’ta sürgünde yaşayan Ayetullah Humeyni, Şah’a karşı savaşımın simgesi durumuna geldi. Öteki özgürlükçü kesimlerin de Humeyni ile aynı cephede yer alması üzerine başlayan ayaklama ve karışıklıklar dört hükümetin düşmesine neden oldu. İktidarının gittikçe sarsılmaya başladığını gören Şah, 16 Ocak 1979’da ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. İktidardan resmen çekildiğini açıklamadıysa da 1 Nisan’da İran İslam Cumhuriyeti kuruldu. Şah, Mısır, Fas, Bahama ve Meksika’ya gittikten sonra 22 Ekim’de ABD’ye geçerek sığınma isteğinde bulundu. Kasım 1979’da iranlı öğrenciler Tahran’da- ki ABD büyükelçiliğini işgal ederek 50 ABD’liyi rehin aldılar ve Şah’la değiştirmek istediler. Bu önerinin geri çevrilmesinden kısa bir süre sonra Şah, önce Panama’ya ardından Kahire’ye gitti. Ve orada tedavi gördüğü hastanede öldü.

Yorum yazın