Mars ve Yörüngesine Uçuşlar

Mars ve Yörüngesine Uçuşlar

Amerika 1964 yılında Mars’a bir çift uzay aracı gönderdi. Mariner 3, aracı kaplayan aerodinamik örtünün iniş sırasında ayrılmaması yüzünden kayboldu. Yeni bir örtü hemen yapıldı ve Mariner 4 başarılı bir biçimde yörüngeye oturtuldu. 14 Temmuz 1965’te, Mars’a 9600 km. yaklaşmayı başararak, manyetik bir alanın ve radyasyon kemerinin olmadığını ortaya koydu. Mars’ın arkasından geçerken alınan radyo sinyalleri Mars’ın ion yapısı ve atmosfer yoğunluğuyla ilgili önemli bilgiler verdi. Bu bilgilerden hareket edilerek, Mars’ın yüzeyinin hava basıncının, dünyanın deniz yüzeyindeki basıncından % 1 daha az olduğu anlaşıldı. Mariner ayrıca yüzeyle ilgili 21 tane resim yolladı. Bu resimlerde ilk kez aydaki kraterlere benzeyen kraterlerin olduğu görüldü.

Mariner 4’ün fırlatılmasından iki gün sonra Sovyetler Zon 2’yi fırlattılar. Ama Mars’a 1500 km. yaklaşan bu araç hiçbir veri gönderemedi.

1969’da daha ağır iki Mariner aracı fırlatıldı. Bunlar sırasıyla Mars’ın 3412 km. ve 3524 km. yakınından geçtiler. Mariner 6, yüzeyle ilgili 75 resim gönderdi. Mariner 7’yse 126 resim göndererek rekor kırmıştı.

Mars’ın güneşin çevresindeki yörüngesi, dünyanın yörüngesinden daha eliptiktir. Bu da şu anlama gelir: Bir yıl içinde bir uzay aracının Mars’ın yörüngesine varmak için almak zorunda olduğu mesafe değişir. 1971 yılında bu mesafe minimum idi. NASA yetkilileri bu özellikten yararlanarak Mars çevresine daha ağır uzay araçları yerleştirmeyi denediler.

tki Amerikan uzay aracı bu amaçla fırlatıldı. Bunlardan Mariner 8 fırlatılma sırasında kayboldu ama Mariner 9 başarılı bir biçimde Mars’ın yörüngesine oturtuldu. Bu bir başka gezegenin yörüngesine oturan ilk uzay aracıydı. Mariner’in hemen görevine başlaması umuluyordu. Ama gezegen bir fırtınaya yakalanmıştı ve ondan sonraki iki ay boyunca Mars’ın yüzeyi görünmez bir hal almıştı. Daha sonra fırtına dinip, topraklar dağıldıktan sonra dünyaya gelen televizyon görüntülerinden Mars’ın gerçekten önemli bir dünya olduğu anlaşılıyordu. Gezegenin çevresinin beşte birini kaplayan dev bir vadi vardı. Bu vadi, 3700 km. uzunlukta, en geniş yeri 250 km. ve 7 km. derinlikteydi. Bir kaç uyku halinde volkan vardı. En büyüğüne Olimpos Karları adı verilmişti. Tabanı 550 km. idi. Akar su yoktu. Zaten yüzeyin durumundan erozyon olduğu anlaşılıyordu. Sonuç olarak Mariner 9 geriye 7000 resim gönderdi. Araç, Mars’ın çevresindeki fırtınanın dinmesini beklerken, Mars’ın küçük aylarının resimlerini de çekmişti. Mars’ın bu küçük aylan Phobos ve Deimos olarak adlandırılır. Phobos bir patatese benzer, bir yüzü her zaman Mars’a dönüktür, öteki ay Deimos ise, daha düzgün ve yuvarlaktır.

Yorum yazın