Mars Gezegeni Nedir

Mars Gezegeni Nedir

Mars, Güneşin çevresinde dönen dokuz gezegenden Dünyaya en yakın olanıdır. Bir zamanlar bilim adamlarının, üstünde gelişmiş bir hayat olduğunu düşündükleri bu gezegende hiç bir yaşam türü olmadığı saptanmıştır.
Mars, Dünyaya yaklaştığı zaman çok parlak gözükür. Bu yaklaşma her iki yılda bir, birkaç ay süreyle olur. Mars kırmızı bir yıldız gibi görünür. Mars, Güneşten 228 milyon kilometre uzaklıktadır; Dünyaya ise 150 milyon kilometre uzaklıktadır. Mars ın Güneşin çevresinde dönmesi 687 gün alır; yani hemen hemen Dünyanın Güneşin çevresinde döndüğü zamanın iki katı tutar.
Mars’ın iki küçük uydusu veya Ay’ı vardır. Bunların adı Phobos ve Deimos’tur. İkisi de yuvarlak değildir. Phobos 26 kilometre uzunluğundadır; köşegeni ise 19 kilometredir. Deimos, Phobos’un yarısı kadardır.
Mars’ta bir gün 24 saat ve 37 dakikadır; yani bir Dünya gününden yarım saat kadar fazladır. İki Ay’ından da fazla bir ışık almadığından, Mars’ta gecelerin çok karanlık geçtiği sanılmaktadır. Phobos, Mars’ın çevresinde 7,5 saatte döner. Geceleri gökte iki kez yol alır. Mars’tan bakılınca sönük bir yıldız gibi gözüktüğü sanılan Deimos, Mars’ın çevresinde 30 saatte döner. Bu iki Ay da Mars’a o kadar yakındırlar ki Mars’ın kutuplarında duran bir gözlemci tarafından görülemezler. Mars’ın üstünde gözüken bulutlar çok ince olduğundan gezegenin yüzeyi rahatlıkla görülebilir, iyi bir teleskopla bakıldığı zaman Mars’ın üzerinde kara lekeler görülür. En belirgin leke bir V harfi biçiminde olup buna Syrtis Majör denir. Bu lekeler Mars görünümünün sürekli birer parçasıdır. Eskiden bunların deniz olduğu sanılmaktaydı. Bundan yüzyıl kadar önce bilim adamları Mars’ta çok az su olduğunu saptadılar. Böylece bu kara lekelerin deniz olması olanaksızlaştı.
Bazı gökbilimciler Mars’ın yüzeyinde ince çizgiler gibi gözüken bir kanal şebekesinin olduğunu ve bunların Mars gezegeninde yaşayan akıllı varlıklar tarafından yapılmış olduğu görüşünü ileri sürmüşlerdir. Bu kanalların amacının kutuplardan su getirmek olduğunu savunmuşlardır. Ama çağdaş teleskopların ve araştırma gemilerinin çektiği resimlerde bu kanallar gözükmemektedir.
Mars’ın Dünyadan incelenmesi
Sovyetler Kasım 1962’de, Mars’a Mars 1 uzay aracını yollamışlardır. İlk önceleri yararlı bilgiler yollayan bu aracın bir süre sonra Dünya ile bağlantısı kopmuştur. Daha sonra, 1964 yılında bu kez de Amerikalılar Mariner4 uzay aracını Mars’a yolladılar. Mariner 4, 14 Temmuz 1965’de Mars gezegeninin yakınından geçti. Mariner 4’ün yolladığı resimler Mars hakkındaki düşüncelerin değişmesine neden oldu. Gelen resimlerde, tıpkı Ay’da olduğu gibi büyük kraterler vardı. Mariner 4, Mars gezegeninin atmosferinin büyük bir çoğunluğunun karbon dioksit olduğunu saptadı. Daha önce, bilim adamları Mars’ın atmosferinin genellikle azottan oluştuğunu ve çok az bir miktar da oksijen içerdiğini varsayıyorlardı. Mariner 4’ün verdiği bilgilere göre Mars’da yaşam olanakları Ay’dan farklı değildir.
Kasım 1971’de Mariner 9 Mars’ın çevresinde yörüngeye oturdu. Mariner 9 Dünya’dan yollanıp başka bir gezegenin yörüngesine sokulan ilk uyduydu. Mariner 9’un bir yıl süreyle yolladığı veriler ve resimler, Mars’ın Dünya ve Ay’a benzemediğini kanıtladı.
Mariner 9’un başlıca amaçlarından biri de, Mars ] gezegeninin görünümünün resimlerini çekmekti. İlk önceleri bu olanaksızdı; çünkü gezegenin üstünde büyük toz fırtınaları oluşmaktaydı. Toz, tüm önemli noktaları ve gezegenin ana hatlarını gözden siliyordu. Bu toz fırtınalarının durulması 3 ay sürdü ve sonra gezegenin yüzeyindeki yanardağlar, uçurumlar ve kraterler ortaya çıktı. Mars’ın kuzey ve güney kutupları parlak beyaz buzlarla kaplıdır. Ama kutuplar Dünya’nın kutuplarına pek benzemez. Mars’ın kutuplarındaki buz tabakaları gerçekte donmuş karbondioksit tabakaları olup Dünya’nın kutuplarındaki buzlardan birkaç metre daha ince ve daha da soğuktur.Bir yarıkürede yaz olduğunda o kutupdaki buzlar da yok olur. Bazı bilim adamları karbondioksitin donmuş ince bir su tabakasını örttüğünü ileri sürmektedirler. Aslında Mars’ta su olma olasılığı çok azdır. Ancak çok önceleri belki de su vardı. Mars yüzeyinin üstünde eski akarsu yataklarını anımsatan kanallar vardır. Bu kanallar, kutuplardan taşan suların açtığı kanallar olarak düşünülmektedir. Eğer bir zamanlar Mars’ta I su vardıysa burada bir tür yaşamın bulunmuş olması olasılık içindedir.
Mars’ta yaşam olsaydı Dünya koşullarına alışkın I bir canlı burada yaşayamazdı. Çünkü atmosferinde hemen hiç azot ve oksijen yoktur. Mars’ın atmosferi çok ince olup büyük bir çoğunluğu karbondioksitten oluşmaktadır. Bilinen tüm yaşam türleri suya gereksinme duyarlar. Mars ise kırmızı renkli bir çöl olup havası çok soğuktur. Bulut) içermeyen gökyüzü günün sıcaklığının gece kaybolmasına yol açar.
Dünyanın manyetik alanı ve atmosferi Dünyayı| uzaydan gelen tehlikeli maddelere karşı korur. Bu tehlikeli maddelere kozmik ışınlar denir. Marsın manyetik alanı yoktur ve atmosferi çok incedir. Bu nedenle kozmik ışınlara karşı korunması yoktur. Mars’ın karşılaştığı tehlike yalnızca kozmik ışınlar değildir. İnce Mars atmosferi Güneşten gelen morötesi ışınları da siperliyemez; bu durum gezegenin üstünde yaşayan herhangi bir organizmaya zarar verir. Bütün bunlara rağmen Mars’ta hayat olmadığı kesinlikle kanıtlanmamıştır.

Yorum yazın