Kuyruklu yıldız özellikleri

Kuyruklu yıldız özellikleri
Kuyrukluyıldız, ardında kuyruk denen ışıklı bir oluşum taşıyan bir gökcismidir. Birkaç yılda bir, yeryüzünde bir kuyrukluyıldız görünür, önce tıpkı bir yıldız gibi soluk ışıklı bir noktadır. Ama birkaç gece sonra, yavaş yavaş yıldızların önüne geçer. Bu noktada kuyrukluyıldız Güneşten çok uzakta ve uzayın derinliklerindedir. Güneşe doğru yaklaşırken giderek parlak ve büyük görünür, çevresinde bir gaz topu belirir. Sonra bu gaz topu kuyruk olur. Kuyruk Dünya, Güneş arasındaki uzaklıktan bile büyük olabilir; çıplak göze süt beyazı bir ışık şeridi gibi gözükür. Kuyrukluyıldız Güneşin çok yakınından dolanıp geçer ve uzayda yavaş yavaş uzaklaşır. Belki de, en uzak gezegen olan Plüton’un yörüngesinin ötesinde gözden kaybolur. Eski çağlarda, kuyrukluyıldızlar felâketlerin, kıtlığın ve savaşın habercisi sayılırdı.
Kuyruğu tam gelişmiş bir kuyrukluyıldız, güneş sisteminin en büyük, ağırlık bakımından da en küçük cismidir. Bir kuyrukluyıldız Güneşle Dünya arasından geçerken görülmez. Çünkü kuyruk çok ince, başı ya da çekirdeği ise çok küçüktür.
Çekirdek, her birinin çapı bir kilometre kadar olan birkaç kayadan meydana gelmiştir. Birbirine gevşekçe bağlı bu kayalar topluluğuna uzaydaki toz ve donmuş gazlar da karışmıştır. Kuyrukluyıldız, Güneşe yaklaşırken, içindeki donmuş tanecikler yükselen ısı nedeniyle tekrar gaz haline gelir. Çevresinde oluşan haleye kuyrukluyıldız saçı (koma) adı verilir. Kuyrukluyıldız saçı Dünyadan birkaç kat büyük olabilir.
Kuyrukluyıldız güneş sistemine daha da yaklaşınca, yoğun Güneş ışığı, kuyrukluyıldız saçındaki atomlara çarparak onlardan elektronlar koparır. Elektrikle yüklü bu elektronlar iyonları meydana getirir ve güneş rüzgârının etkisi altına girerler. Güneş rüzgârı, sürekli olarak Güneşten uzaya sürüklenen bir elektron akımıdır. Güneş rüzgârının, kuyrukluyıldızın saçından kopardığı elektronlar bir kuyruk haline gelir. Kuyruk genellikle, Güneşe göre kuyrukluyıldızın arkasındadır. İlk belirdiği zaman kuyruk, çekirdeği izlemektedir. Güneşe en yakın geçiş noktasında yana savrulmuş gibi durur. Güneşten uzaklaşmaya başlayınca kuyruk önde gider.
Başka çeşit kuyruklar da oluşur. Kuyrukluyıldız saçında tozlar da bulunur. Güneş ışığı bu tozları iterek bir kuyruk oluşturur. Işığın çarptığı her şey bu etki ile itilir. Ama bu itme etkisi son derece küçüktür. Bir şeyin güneş ışığının etkisi ile hareket edebilmesi için, uzay tozları kadar küçük olması gerekir. Tozlar, yavaş yavaş kuyrukluyıldızın çekirdeğinden uzağa sürüklenirler. Kuyrukluyıldızın uzaydaki yoluna uygun eğrisel bir biçime girerler. Gaz iyonları daha hızlı gittikleri için daha dik bir kuyruk meydana getirirler. Gaz kuyruğu kendi ışığı ile görülür. Bu ışık mavidir. Oysa toz kuyruğu, Güneşin beyaz ışığını yansıtır. Kuyrukluyıldız Güneşten her geçişinde maddesinin bir bölümünü yitirir. Saçı ve kuyruğu meydana getiren gazlar kaybolur. Çekirdeği meydana getiren katı kitleler biraz parçalanarak toz meydana getirir. Birçok gidiş gelişten sonra kuyrukluyıldızdan sadece bir küme toz geriye kalır. O da yörüngesi boyunca dağılır gider.
Eğer Dünya bir toz bulutunun içinden geçseydi, düzenli bir şekilde atmosfere giren bu tozlar, kayan yıldız ya da göktaşı sağanağı yaratırdı. Bü tün göktaşı kümelerinin, tükenmiş kuyrukluyıldızların kalıntıları olması mümkündür.
Binlerce kuyrukluyıldız saptanmıştır. Ancak bunlardan sadece 200 tanesi Güneşe düzgün olarak dönerler. Bunların hemen hepsi kısa dönümlü-dür (kuyrukluyıldızın Güneşi iki ziyareti arasındaki zamana dönüm denir). Bilinen en kısa dönüm üç yıldır. Kısa dönümlü kuyrukluyıldızların çoğunun bir dönümü on yıldan az sürer Güneşten en uzak oldukları zaman en büyük gezegen Jüpitere kadar giderler. Kısa dönümlü kuyrukluyıldızların bir zamanlar daha geniş bir yörüngede bulunmuş olmaları büyük bir olasılıktır. Jüpiterin büyük çekim gücünün onları yollarından saptırmış ve şimdi bulundukları yörüngeye oturtmuş olduğu sanılmaktadır.
Bütün kuyrukluyıldızların en tanınmışı Halley’ dir. Halley, yörüngesi ilk saptanan kuyrukluyıldızdır. Bu kuyrukluyıldıza adını veren Halley adlı astronom, hesaplarını 1704 yılında yapmıştı. Halley, 1682 yılında görülen kuyrukluyıldızın yörüngesinin 1607 ve 1531 yıllarında görünen kuyrukluyıldızlarla aynı olduğunu saptadı. Bu gözlem sonucu, aynı kuyrukluyıldızın her 75 yılda bir dönüp geldiğini ortaya koydu.
Halley, bu kuyrukluyıldızın 1758 yılında tekrar geleceğini tahmin etmişti, ömrü bu olayı görmeye yetmedi ama kuyrukluyıldız 1759 yılında gerçekten tekrar göründü. O zamandan beri düzgün aralıklarla beliren Halley kuyrukluyıldızı 1986 yılında tekrar görülecektir.
Dönümü 200 yıldan uzun süren kuyrukluyıldız-güneş sisteminin çok daha uzağına giderler. Astronomlar bu çeşit kuyrukluyıldızların geri dönüp dönmediği konusunda kesin bir bilgiye sahip değildir. Bu tür kuyrukluyıldızlar, bazen Güneşi sıyırıp geçer, yani Güneşin yüzeyine 60 000 km. kadar yaklaşırlar. Bunlar son derece parlak olabilir ve uzaya büyük miktarda gaz ve toz bırakırlar. Eğer kısa dönümlü bir kuyruklukyıldız Güneşe bu kadar yaklaşsaydı tamamen tükenirdi. Kuyrukluyıldızlara, onları bulanların adı verilir. Ayrıca bir kod numarası da alırlar, örneğin Mrkos 1957 d, Mrkos tarafından 1957 yılında keşfedilmiştir. d harfi bu kuyrukluyıldızın 1957 yılında keşfedilen dördüncü kuyrukluyıldız olduğunu belirtir. Üzerinde tam bir inceleme yapıldıktan sonra kuyrukluyıldıza başka bir numara verilir. Bu numara astronomlara, kuyrukluyıldızın Güneşe en yakın ne zaman geçtiğini belirtir, örneğin, Morehouse 1908 3, 1908 yılında Güneşe en yakın noktasında bulunan üçüncü kuyrukluyıldızdır. Birçok amatör astronom kuyrukluyıldız bulmaya çalışır. Bunun için büyütme gücü büyük olmayan teleskoplar ya da dürbünler kullanırlar. Bu şekilde gözledikleri gökyüzü parçası oldukça büyük bir alandır. Bir kuyrukluyıldız keşfedebilmeleri için, sayısız yıldızların arasından yeni bir ışık belirince bunu görmeleri ve farketmeleri gerekir. Yani çıplak gözle görülebilen yıldızlardan çok daha fazla sayıda yıldızın biçimini ve yerini ezbere bilecek bir belleğe sahip olmaları gerekir.

Yorum yazın