Ay’ı havada tutan nedir?

Ay’ı havada tutan nedir?

Yerçekiminin etkilerini herkes bilir. Yerçekimi; insanın kilosunu belirleyen, futbolda atılan topun yere dönmesini sağlayan, Ay’ı Diinya’mn yörüngesinde tutan güçtür. Aslında, yerçekimi, uyduları ana kitle çevresinde belli bir yörüngede tutar.
Eski Yunanistan’da, gökbilimciler Ay’ın, dairesel hareketinin “doğal bir hareket” olmasından dolayı yörüngede kaldığına inanıyorlardı. Bu yüzden de Ay’ın gökte durması doğal bir olaydı. Ortaçağ’da ise pek çok gökbilimci, Ay’ı havada meleklerin tuttuğuna inanıyorlardı.
Modern bilimin 16. ve 17. yüzyıllarda ulaştığı aşama sonucu, gökbilimciler, evrenle ilgili kuramlar için matematiksel bir temel aradılar. Ve birçok gökbilimci, Ay’ı yörüngesinde tutan bir gücün bulunduğu sonucuna vardı.
Bilim adamları, Ay’ı gökte tutan şeyin ne olduğu üzerinde düşünürken, İngiliz bilim adamı Isaac Newton, yerçekimini keşfetti. Aynı güç — yerçekimi — hem ağaçtaki elmanın yere düşmesine yol açıyor, hem de Ay’ı, Dünya’nın çevresinde yörüngede tutuyordu.

Newton’un yerçekimi yasası; iki nesne arasındaki yerçekimi gücünün nesnelerin kitlesine (ağırlığına) bağlı olduğunu söyler: Nesnelerin kitlesi ne kadar büyük olursa, aralarındaki yerçekimi de o kadar güçlü olur. Ote yandan, iki nesne arasındaki çekim gücü onların aralarındaki uzaklıkla ters orantılıdır: Aralarındaki uzaklık iki kat artarsa, yerçekimi gücü yarıya iner.
Günümüzde bilim adamları, çekim gücü ile yerçekimi arasında bir ayırım yapmaktadır. Çekim gücü, bir nesnenin ağırlığından dolayı sahip olduğu güçtür. Yerçekimi ise, bu çekimin o nesnenin yüzeyini etkileyen güçtür.
Newton, ayrıca hareket yasalarını keşfetti. Bu yasalardan biri hareketsizlik yasasıydı. Yani nesnelerin dairesel değil, düz çizgi halindeki hareketi, onun doğal hareketidir. Başka bir deyişle durdurucu herhangi bir dirençle karşılaşmadıkça, nesneler hareketlerini düz bir çizgi üzerinde sürdürürler. Eğer Ay’ın üzerindeki çekim gücü aniden yok olsaydı, Ay, hareketsizliğinden dolayı derhal uzayın içine sonsuza doğru düz bir çizgi izleyerek yok olurdu.
Yerçekimi, Ay’ı belli bir güçle Dünya’ya doğru çeker. Bu güç Ay’ın hareketsizliğiyle, yani düz bir- çizgi izleyerek uzayda sonsuza dek gitmesi eğilimiyle dengelenir. Böyfece Ay, Dünya’ya düşmediği gibi düz bir çizgi çizerek uzayda da yok olmaz. Dünya çevresindeki yörüngesinde kalır.
Yerçekimi, insanın Ay’ı keşfetmesinde önemli bir yer tutar. Satürn 5 roketi için gerekli fırlatma ya da kaldırma gücünün ne olacağı, Dünya’nın
yerçekimi gücüyle kıyaslanarak hesaplanmıştır. Ay’a DUnya’dan gidiş — dönüş rotası 8 sayısını andırır. Uzaya gidecek araç Ay’ın arkasından değil, önce önünden geçer. Bunun nedeni yarı yolda rota ile ilgili düzeltmelerin yapılmasında karşılaşılan güçlüklerdir. Bir sorun ortaya çıktığında, uzaya giden aracın, Ay’ın önünden geçerken onun yerçekimi gücüne kapılması olasılığı, arkasından geçerken kapılmasından daha yüksektir. Böyle olunca Ay’ın yerçekimi gücü uzay aracını “kamçılayıp” Ay çevresinde döndürecek ve Dünya’ya geri yollayacaktır. Eğer dönüş sırasında, yarı yolda rota düzeltmesinde bir güçlük çıkarsa, uzay aracının — 8 şeklinde bir rota izlerse- Dünya’nın yerçekimi gücüne kapılma olasılığı daha çoktur. Dünya’nın yerçekimi alanına girmesi halinde, uzayda kaybolmak yerine, kurtulma olasılığı artacaktır.
Ay’ın yerçekimi alanı, Dünya’nınkinin altıda biri kadardır. Bu düşük yerçekimi, insanın uzaydaki çalışmasını etkiler. Örneğin, Dünya’da 75 kilo olan bir astronot, Ay’da 12,5 kilo gelecektir. Eğer uzay giysileri hareketlerini fazlasıyla kısıtla- masaydı, astronotlar Ay’da, Dünya’dakinden altı kat fazla sıçrayabilir ve Dünya’da kaldırabileceklerinden altı kat fazla yük kaldırabilirlerdi.
Ay’ın düşük yerçekimi, astronotların Ay’da kalmalarını etkilemektedir, örneğin, araştırma için bir çukur açarken astronotun çok dikkatli olması gerekir; çünkü küreği toprağa batırmak için tüm gücüyle bastırırsa kürek astronotu yerden 50 sm. kadar yukarıya sıçratabilir.

Yorum yazın