Aydaki Kütle Yoğunluğu – Maskon

Aydaki Kütle Yoğunluğu – Maskon – Maskonlar nelerdir?

Ay’ın yerçekimi gücünün bazı yerler dışında, tüm yüzeyde aynı olduğu düşünülür.1967 sonbaharında Kaliforniya’daki Uzay Laboratuarlarında matematikçi William L. Sjogren ve Paul M. Muller, Lunar Orbiter 5 uzay aracının rotasına ilişkin bilgisayar verilerini inceliyorlardı. Verilerin Ay için kullanılmış oldukları modele uymaması onları şaşırttı. Çünkü Ay yüzeyinin her tarafında yerçe- kim gücü aynı görünmüyordu.
Dairesel bir denizin üstünden geçerken Lunar Orbiter 5, denizin merkezini geçinceye kadar giderek artan bir hızla aşağı çekiliyor, sonra eski rotasına ve yörüngesel hızına dönüyordu. Doğu Denizi (Mare Orientale) dışında, yalnızca dairesel denizler Orbiter’in dalışına neden olmuşlardı. Belirli biçimleri olmayan denizlerin ve Doğu Deni- zi’nin ise böyle bir etkisi olmamıştı. Sjogren ve Muller Ay’ın yerçekiminin dairesel denizlerde daha güçlü olduğu kararına vardılar. Daha sonra yuvarlak denizlerin altında maskon dedikleri kitle yoğunlukları olduğuna ilişkin bir kuram oluşturdular. (Maskon İngilizce mass concentration = kitle yoğunluğu sözcüklerinden kısaltmadır).
Sjogren ve Muller’in bu buluşu gökbilimciler ve Nasa’daki (Ulusal Havacılık ve Uzay Yöntemi) uzay bilginleri arasında heyecan yarattı. 1%7’de insanlar, hâlâ Ay’a uçmamıştı ve maskonların Ay modüllerinin rdtatarında sapmalara neden olması söz konusuydu. Bu konuda yapılacak bir hata 3300 – 3950 metrelik bir sapmaya neden olabilir ve bu da astronotların çok tehlikeli alanlara inmelerine yol açabilirdi.
Nitekim, Apollo 8’le Ay’a yapılan ilk uçuşta araçtaki bilgisayarın yanlış programlanmış olması hedefte sapmalara neden oldu. Ay çevresindeki ilk yörünge uçuşu sonunda bilgisayarın menzilde 4500 metre, yükseklikte 450 metrelik yanlışı vardı. Daha sonraki uçuşlar için yerçekimi ile ilgili son bulguları da içeren yeni bir bilgisayar programı hazırlandı. Bilgisayarlar artık iniş noktasına hemen hiç yanlışsız varacak gibi program- lanabilmektedir.
Maskonların nasıl oluştuğunu merak eden gökbilimciler için bunların etkileri de aynı derecede önemlidir. Çoğunluğu “soğuk ay” varsayımını savunan pek çok gökbilimci, maskonları dev göktaşları (meteor) ya da küçük gezegenlerin oluşturduklarına ve çarpma sonucu Ay kabuğunun altına battıklarına inanmaktadırlar. Kaliforniya Üniversitesi ‘nden Harold Urey’e göre maskonlar, yoğunluğu fazla olan maddeler, bir olasılıkla nikel ve demir içeren büyük cisimlerdir. Çarpışmanın etkisiyle meteorlar yassılaşmış ve şimdiki yerlerine kaymışlardır. Bunun sonunda da, çevredeki kayalar eriyip şimdi deniz dediğimiz alanlar meydana gelmiştir.
Ne var ki, pek çok aybilimci de maskonların etkisinin Ay denizlerindeki bazalt kayalardan kaynaklandığını ileri sürmektedir. Bazalt çok yoğun bir kitle olduğundan denizlerin belli bölümlerinde artan yerçekimine bazaltın neden olduğu ileri sürülebilir.
Maskonların bulunuşu gökbilimciler arasında tedirginlik yaratan bir sorun olmuştur. Sjogren ve Muller, raporlarında şu somları açıkça ortaya koymuşlardır: “Maskonların her biri kendi denizini oluşturan küçük gezegenler midir? Eğer maskonlar bu küçük gezegenlerin kendileri değilse, Ay’ın kabuğunun altında, nasıl bir süreç maskon- ların oluşmasına yol açmıştır? Bu nesnelerin varlığı Ay’ın alt tabakalarının eriyik olduğu görüşüyle bağdaştırılabilir mi?”

Yorum yazın