Aya Yolculuk ve Apollo Projesi

Aya Yolculuk ve Apollo Projesi

KÜÇÜK BİR ADIM – DEV BİR SIÇRAMA

Apollo 11 ‘in Ay uçuşundan önce, insanların Ay yolculuğuna ilişkin çok değişik düşünceleri ve korkuları vardı. Bunlardan biri, Ay modülünün ve mürettebatın inişte, Ay’ın kalın toz tabakalarının içine gömüleceği idi. Bir başka Ay kâbusu ise, hemen hemen bunun tam tersi idi: Ay’da o kadar büyük taş ve kaya parçaları vardi ki, Ay’a iniş düşüncesi tartışma konusu bile olamazdı.
Bunları ve öteki sorunları çözmek için, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi 1960’larda üç tane insansız uzay programını (Ranger, Surveyor ve Lunar Orbiter) onayladı. Bu üç program, tümüyle çok başarılı sonuçlandı. Bu uzay araçları, Ay’ın yüzeyinin fotoğraflarım çektiler ve Ay’ın iniş bölgeleri olarak belirtilen birçok alan üstüne şaşırtıcı bir şekilde, kesin ve ayrıntılı bilgi içeren dokümanlar sağladılar. Ay’ın yüzeyine indiler, toprağı incelediler, Ay’ın manyetik ve yerçekimi alanlarının haritalarını yaptılar.
Ranger’in amacı, Ay yüzeyinin yakından fotoğrafını çekmekti. Surveyor, Ay’a yumuşak inişi başardı ve Ay yüzeyinin bir uzay aracını taşıyacak sertlikte olduğunu gösterdi. Surveyor 5, Dinginlikler Denizi (Mare Tranquilliatis)’nde Ay toprağının ilk analizini yaparak, astronomi tarihinde kendine bir yer kazandı. Onun analizini yaptığı örnek,Hudson Nehri boyunca görülen ve Hawaii adalarındaki kayalara benzeyen bazalttı.
Lunar Orbiter’in görevi, Apollo için planlanan iniş bölgesinin ayrıntılı fotoğraflarını çekmekti. Lunar Orbiter’in ikinci uçuşu sırasında Kaliforniya’nın Pasadena kentindeki Jet Şevki laboratuvarında çalışan bilim adamları, uzay aracının yana dönmesini ve Copernicus kraterinin fotoğrafım çekmesini istediler.
Lunar Orbiter 4 ve 5, Ay’ın çevresinde kutup yörüngesine yerleştirildiler ve Ay yüzeyinin yüzde doksan dokuzunun fotoğrafını çektiler. Lunar Orbiter 4, dev bir boğa gözüne benzeyen Doğu Denizi (Mare Orientale)nin üstten görünüşü olan Ay’ın en canlı fotoğraflarından birini çekti. Orbiter 5’in uçuşu yörüngedeki sapmalara neden olan maskonların keşfine yol açması bakımından beklenmedik bir biçimde yararlı oldu.

“Apollo Projesi”, ABD’nin Ay’a insan indirmek için giriştiği programına verilen addı. (Programa niçin eski Yunan’daki Güneş tanrısının adının verildiğini kimse bilmiyor).
Amerika’nın insanlı uzay programına ilk önce Merkür Projesi ile başlandı. Bunun amacı, insanın uzay uçuşunun güçlüklerine dayanma yeteneğini ölçmek ve astronot ile uzay kapsülünü geri çektirmek için, bir insanı Dünya’nın çevresinde yörüngeye sokmaktı. Merkür uzay aracı, bir astronotu taşıyacak biçimde yapıldı. İkisi yarı — yörüngesel, dördü yörüngesel olmak üzere toplam altı uçuş gerçekleştirildi.
Gemini Projesinin amacı ise, Dünya çevresinde iki kişiyi yörüngeye sokarak bilinen uçuşların dışına çıkabilmekti. Geminin programında toplam olarak on başarılı insanlı uçuş vardır.
Gemini Projesinden sonra, Apollo uçuşları başladı. Apollo programının en önemlileri Apollo 8 ve Apollo 11 uçuşlarıdır.
21 Aralık 1968’te astronot Frank Borman, James Lovell, Jr. ve William A. Anders Ay’a yolculuk
eden ilk insanlar oldular. 24 Aralık’ta Ay’ın yörüngesine girdiler. Ay’ın yörüngesini on kez dolandılar ve inişe en uygun beş yerin fotoğrafını çektiler.
Apollo programının ikinci önemli noktası, Apollo 11 ‘in uçuşu idi. 16 Temmuz 1969’da kusursuz bir kalkıştan sonra, astronot Erwin Aldrin, Jr. Neil Armstrong ve Michael Collins Dinginlikler Denizi (MareTranquillitatis)’indeki 2 numaralı iniş bölgesine doğru yöneldiler. 20 Temmuz’da Dünya’daki milyonlarca insanın televizyonda izlediği gibi, Astronot Armstrong ve Astronot Aldrin Ay’a ayak basan ilk insanlar oldular.
Astronotlar Dinginlikler Denizi’nden yaklaşık 25 kilo Ay taşı ve toprağı topladılar. Hazırlanan aygıtlarla üç önemli deney yaptılar; bir güneş — rüzgâr deneyi, bir sismik deney ve bir de laser alanı deneyi.
Görevleri bittiği zaman astronotlar Dünya’ya geri döndüler. Onların heyecanını 23 Temmuz Çarşamba günü milyonlarca kişi televizyonda izledi. İnsanoğlu için yeni bir çağ başlamıştı.

Yorum yazın