Yazılıkaya

Yazılıkaya Nerede – Yazılıkaya nerededir

YAZILIKAYA, arkeol., Hititlerin başkenti Hattuşa’nın (bugün Boğazköy) 1.5 km kuzeydoğusunda yer alan açık hava tapınağı. Değişik büyüklükteki iki doğal kaya yarığından oluşmuştur. Ana oda denilen bölüm 20 m genişliğinde bir girişle başlar ve giderek eni daralarak 5 m’ye kadar iner. Derinliği yaklaşık 30 m kadardır. Koridor biçimindeki yan oda ise 18 m uzunluğunda ve yaklaşık 4 m enindedir; yüksek ve dik kayalarla çevrilidir. Kayaların oluşturduğu bu iki oda ya da bayka bir tanımla galerilerin ağız kesimleri önceleri bir duvarla kapalıyken, III. Hattuşili (İÖ 1275-1250) döneminde buraya Hitit tapınaklarının benzeri bir yapı eklendi. IV. Tut-haliya (İÖ 1250-1220) dönemind yapılar, geçirdiği bir yangından sonra bazı değişikliklere uğradı. IV. Tuthaliya’nın hem A odası olarak adlandırılan ana odada kabartma bir betimi ve üzerinde hiyeroglifle yazılmış adı, hem de B odası olarak adlandırılan yan odada Hititleri baş tanrı ve tanrıçası olan Teşup ile Hepat çiftinin oğulları Tanrı Şarruma’nın elii krlanı boynuna dolamış bir biçimde gösterilmiş olan koruyuculuğu altında betimlenen br kabartması ve yine hiyerogliflerle belirtilmiş adı yer alır. Aynı odada 12 dağ tanrısı ile Kılıç Tanrı adı verilen iki ayrı kabartma daha vardır. Tüm bu buluntuları ve kabartmaların ışığı altında anlaşıldığına göre, Hitit kralları Yazılıkaya açık hava tapınağına büyük önem veriyordu. Ana odada geçit halinde arka arkaya sıralanmış biçimde betimlenmiş olan tanrılar ve tanrıçaların karşılaştıkları yerde, onlardan daha büyük boyda yapılmış olan Baş Tanrı Teşup ile Baş Tanrıça Hepat bulunur. Karşılıklı duran bu tanrı çiftinden Hepat bir aslanın üstüne Teşup ise insan biçiminde betimlenmiş iki dağ tanrısının sırtına basmış olarak işlenmişlerdir. Teşup’un kutsal boğalarından biri onun yanında, ötekisi ise He-pat’ın yanında, yüzleri birbirine dönük olarak betimlenmiştir. Yazılıkaya’nın her iki odasında toplam 63 tanrı kabartması vardır. Hemen hemen tümünün yanında hiyeroglifle yazılmış adları yer alıyorsa da, çoğu doğa koşulları nedeniyle çok siliktir ve okunmaları oldukça zordur. Bu kutsal alanda yer alan tanrıçaların genel olarak başlarında silindir biçimli bir başlık, gövdelerinin üst kesiminde bir bluz ve çok pilili uzun etek; tanrıların ise genel olarak başlarında, sivri bir külah, dizlerinin üstüne kadar inen beli kuşaklı bir giysi ve uçları sivri ayakkabılar bulunur. Ellerinde bazen topuz, bazen de kıvrık bir kılıç tutarlar.

Yorum yazın