Van Kalesi Hakkında Bilgiler

Van Kalesi Hakkında Bilgiler
Van Kalesi, Van kentinin 5 km batısında, Van Gölü kıyısı yakınlarında, uzunluğu doğu-batı doğrultusunda 1,5 km, eni 70-80 m, yüksekliği yaklaşık 80 m olan bir kayalığın üstünde antik yerleşme ve kale. Urârtuların(*) Arzaskun’dan sonraki ikinci başkentidir. Adı, bir Urartu tanrıçası olan Tuşpea’dan gelmekte, Asur tabletlerinde ise Turuşpa olarak geçmektedir. Dik ya-maçlı bir kayalığın üstünde bulunmasına karşın iri taş bloklarla yapılmış, topografyaya uygun bir çizgi izleyen bir surla çevrilmiştir. Bir de içkalesi vardır. Urartulardan sonra Medler, Persler, Ermeniler, BizanslIlar, Araplar, Selçuklular ve OsmanlIların elinde kalmış, İÖ 3. binyıldan 1918’e değin sürekli oturulan bir merkez olmuştur. Tuşpa’da 1827’de Fransız F. E. Schulz’la başlayan ve 19. yüzyıl boyunca süren çeşitli araştırmalardan sonra ilk kazı 1898’de C. F. Lehmann-Haupt tarafından yapılmış, bunu 1911 ve 1912’de İ. A. Orbeli ile M. Marr’ın, 1938’de K. Lake’in, 1959’da Emin Bilgiç ile Afif Erzen’in kazıları izlemiştir. 1970-73 arasında Oktay Aslanapa Van Ulucamisi’n-de, 1972-75 arasında A. Erzen kalede kazı yürütmüşlerdir. 1987’den beri ise Van Kale-si’nin onarımı ve korunması amacıyla programlanan geniş çaplı bir proje çerçevesinde İstanbul Üniversitesi adına Taner Tarhan başkanlığındaki bir ekip kazıları sürdürmektedir.

Araştırmalar sonunda Tuşpa’da kral yapılan, kral kaya mezarları, yazıtlar ve kutsal

alanlar saptanmıştır. Kayalığın kuzeybatı eteklerinde yer alan 51 m yüksekliğinde ve 26 m genişliğindeki Sadur ya da Madır Burcu I. Sardur dönemine (İÖ y. 840-830) aittir. Bunun batı ve doğusundaki altı değişik blok üstünde Yeni Asur dilinde çiviyazısıyla yazılı I. Sardur’a ait yazıtlar vardır. Bunların hemen yakınında, ana kayanın üstünde Urartu diliyle yazılmış Menua dönemine (İÖ 810-786) ait bir yazıt daha bulunur.

Kayalara oyulmuş temel yuvalarından, tepenin batı kesiminde büyük bir kral yapısının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu yapının geniş mekânlarından birinde tunçtan yapılmış, disk biçimli üç tane adak levhası ele geçirilmiştir. Tepenin güney yamacında, kayalara oyulmuş görkemli kral oda mezarları vardır. İçkalenin dışında, kayalığın yamacında kalan mezarlar doğuda ve batıda olmak üzere iki gruptur. Üstün bir işçilikle yapılmış bu yapılar, kral ve ailesinin gömülü olduğu odalarla dinsel törenlerin yapıldığı büyük salonlardan oluşur. Doğudaki kaya mezarlarına Kurucular Mezarı, Menua Mezarı ve II. Sardur Mezarı gibi adlar verilmiştir. Menua ve II. Sardur’un olduğu varsayılan mezarlarda salonların tavanları tonoz biçiminde işlenmiştir. Batı yamacındaki en görkemli kaya mezarı I. Argişti’ye (İÖ 786-764) aittir. Horhor Mağaraları denen kaya mezarının girişinin doğu cephesinde

I. Argişti’nin Urartu dilinde çiviyazısı ile yazılı ünlü kroniği (Horhor Yazıtı) yer alır. Kayalığın kuzey terasında gene kayalara oyularak yapılmış Menua’ya ait büyük bir salon vardır. Bu salonun kurban hayvanlan ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Kuzey yamaçta gene aynı krala ait Urartu dilinde yazıt grupları bulunmaktadır. Kayalığın doğu ucundaki Tebriz Kapısı denen yerde görülen kayalara işlenmiş anıtsal yazıt da Menua’nın babası Işpuini’ye (İÖ 822-811) aittir. Bu yazıtta baştanrı Haldi’ye adanmış bir tapınağın yapımından söz edilmekteyse de tapınağın yeri henüz saptanamamıştır.

Tuşpa’daki kutsal alanlardan en ilginci kuzeydoğu yamacındadır. Bir açık hava tapınağı niteliğindeki bu alan kayaların düzeltilmesiyle elde edilmiş 10 m genişliğinde, 50 m uzunluğunda bir platform ile kayalara oyulmuş tonozlu iki büyük nişten oluşur. Bir de kayalann içine açılmış, adak kurbanlannın kanının akıtıldığı eğimli bir kanal vardır. Nişlerden batıdakinin arka duvarında II. Sardur’a ait bir yazıt yer alır. Ayrıca II. Sardur’un yaptıkları gene Urartu dilinde ve çiviyazısıyla bazalt steller üstüne de kazınmış, bu steller nişlerin içine yerleştirilmiştir.

Tuşpa kentinin sınırlarının Van kayalığı dışına taştığı, son dönem kazılarında açıkça saptanmıştır. Kayalığın kuzeyindeki bir höyükte yürütülen kazılar, buradaki ilk kültür katlarının İlk Tunç Çağına değin indiğini göstermiştir. Çok bölmeli, sütunlu yapıların izlerine rastlanmış, burasının Tuşpa döne-

ininde aşağı kent olduğu anlaşılmıştır.

Van Kalesi’nde Selçuklu ve Ösmanlı dönemlerinde surlar onanlırken ve yeni yapılar yapılırken daha önceki Urartu yapılan-nın taşlanndan yararlanılmıştır. Selçuklu ve Osmanh dönemleri yerleşimi daha çok kalenin orta ve doğu kesimini kaplamaktadır. Bu dönemlerde Urartuların oturduğu batı eteğine yerleşilmemiştir. Kaledeki en önemli Osmanlı yapısı, iç kale kapısının hemen güneybatısında yer alan ve yapım tarihi bilinmeyen Süleyman Han Camisi’dir. Önceleri kubbeli olan cami, daha sonra kerpiç duvarlı ve düz damlı olarak yenilenmiştir. Minaresi kesme taştandır. Kerpiç bir surla çevrili olan Eski Van kentindeki Selçuklu ve Osmanlı yapılannın sayısı daha çoktur. Bunlann en önemlisi olan Van Ülucamisi’nin(*) bugün yalnızca minaresi ile duvarlannın bir bölümü kalmıştır. Ana mekânı yıkık olan Kızıl Cami’nin (13. yy) tuğladan minaresi oldukça sağlamdır. Hüs-rev Paşa Camisi ise (16. yy) son cemaat yeri dışında tümüyle ayaktadır. Duvarlan sıralar halinde siyah ve beyaz kesme taşlarla örülü, tek kubbeli bir yapıdır. Kubbeye geçiş tromplarla sağlanmıştır. Taş mihrabı geometrik geçmeli ve mukarnaslarla bezelidir. Beden duvarları içeride 2 m yüksekliğe kadar altıgen çinilerle kaplıdır. Tek şerefeli minaresi kuzey cephesinin batı ucundadır. Caminin doğu duvannın güney ucunda, yapıya bitişik olarak Hüsrev Paşa Kümbeti yer alır. Bir kapıyla camiye açılan kümbet sekizgen planlıdır. Üzeri tuğladan örülmüş onikigen piramit biçimli bir külahla örtülüdür. Kaya Çelebi Camisi mimari özelliklerine dayanılarak 16. yüzyıla tarihlenir. Kareye yakın olan ana mekânının üzerinde tromplu bir kubbesi vardır. Beden duvarlan siyah ve beyaz kesme taş sıralarıyla oluşturulmuştur. Son cemaat yeri beş gözlüdür. Tek şerefeli, silindirik gövdeli minaresi kuzey cephesinin batı ucundadır. Hüsrev Paşa Camisi’nin kuzeyinde Çifte Hamam yer alır. Büyük bölümü ayakta olan yapı, kadın ve erkekler için iki ayrı bölümden oluşur.

Yorum yazın