Üst Kambriyen Dönemi

Üst Kambriyen Dönemi

Başlıca jeolojik zaman bölümleri, kural olarak, bu zamanlarda ortaya çıkmış olağanüstü olaylara dayanarak altbölümlere ayrılır. Prekambriyen zamanı, önemli olaylar açısından nispeten zengindi; ama bu olaylar büyük değişiklikler olmaktan çok, uzun süreli olma eğilimi göstermiştir. Dolayısıyle bir devrin tam olarak ne zaman bitip, ötekinin başladığını saptamak güçtür. Prekambriyen sırasında, biyolojik gelişmeler, canlı biçimlerin tüm karasal çevreye yerleşmelerine olanak sağlayan nitelikleri kazandıkları kritik evreye vardılar. Gene de, fosillerin son derece az o- luşu, kesin zaman altbölümlerinin saptanmasını olanaksızlaştırdı.
Bununla birlikte, Eozoik çağlar (yani aşağı yukarı 3,5 milyar yıl önce bilinen en eski kayaların oluşumundan da geriye uzayan çağlar) ile Birinci zaman arasındaki süreyi, iki büyük devire ayırmak alışılmış bir uygulama halini almıştır: 900 milyon yıl sürdüğü sanılan Arkeozoik yada Alt Prekambriyen; 800 milyon yıl sürüp, bundan 620 milyon yıl önce Kambriyen devrinin başlaması ile sona eren Proterozoik yada Üst Prekambriyen. Üst Prekambriyen’den sonra, jeolojik ve biyolojik olayların kanıtları apansızın hem açıklık kazanmış, hem de çoğalarak Birinci zaman ile daha sonraki zamanların devir ve dönemler halinde tam ve ayrıntılı altbölümlemelerinin gerçekleştirilmesine olanak sağlamıştır.

ÜST PREKAMBRİYEN KAYALARI
Üst Prekambriyen’in kaya birimleri, genellikle daha az başkalaşmış ve daha az çökük olmalarıyla Alt Prekambriyen kaya birimlerinden ayrılırlar. Üst Prekambriyen’in kaya birimlerini, daha eski olan Alt Prekambriyen kaya birimlerinden ayıran bir başka şey de düzensizlikleridir: Yani birbirine bitişik tabakalar arasındaki tortullaşma sürecine geçici olarak ara verildiğini belirten bir aşınma yüzeyinin bulunması. Ne var ki, bu ayrım her zaman açıkça belirgin değildir. Dünyanın bazı bölümlerinde Alt Prekambriyen ve Üst Prekambriyen tabakaları tortullaşmada bir kesikliği gösteren kesin bir kanıt olmaksızın, birbiriyle kaynaşmış. görünümdedir.
Bu iki devire özgü kaya birimleri, birbirinden şöyle de ayrılır: Alt Prekambriyen kaya birimi dizilerinin tersine Üst Prekambriyen oluşumları, ilk kez olarak deniz kökenli birçok tabakayı da kapsar. Bu da, günümüzde kuru olan karaların bir bölümünü ilk kez Üst Prekambriyen çağlarında, denizin bastığını gösterir. Sözkonusu deniz kökenli kayalar arasında, birkaç organojenik (yani, canlı organizmaların seçilebilen kalıntılarının birikmesiyle oluşmuş katlar) tabakaya da raslamr.
Alt Prekambriyen kaya birimlerinin, aynı coğrafi alanda bulunan Üst Prekambriyen kayalarına oranla genellikle, daha yoğun biçimde kıvrılmış ve deforme olmuş olmalarının nedeni, yaştan doğan ayrılığa bağlanabilir. Daha yaşlı olan kayaların, bozucu güçlerin etkisinde genç kayalardan daha çok kaldığı söylenebilir. Bununla birlikte, aynı derecede önemli bir olgu da, daha yaşlı kayaların, yeryüzü kabuğunda ısıların biraz daha yüksek olduğu bir çağda oluşmalarıdır. Bu, daha büyük bir yoğrulabilme yeteneğinin belirtisidir. Sonuç olarak da, daha az kırılma ve magmanın kayanın içine girme olanağının azalması anlamına gelir.
Volkanik kayaların nispeten çok olmasının yanısıra, buzul birikintilerine de raslanması, Üst Prekambriyen devrinin son 200 milyon yılının, hem belirgin yanardağ etkinliklerinin, hem de günümüzde Grönland’ı kaplayana benzeyen buzulların yayılmasının belirtilerini taşıdığını gösterir. Prekambriyen kayaları, yeryüzünün karasal yüze

Yorum yazın