KUZEY KIBRIS’TA TÜRK ESERLERİ

KUZEY KIBRIS’TA TÜRK ESERLERİ

Kıbrıs adası 1571 yılında Osmanlı Türkleri tarafından fethedilmiş ve 307 yıl Türk egemenliği altında kalmıştır. Kıbrıs’ta Türklerin iskanından bu yana Türk kültürü kesintisiz var olmuştur. Bu dönemde kıymetli sanat ve mimari eserlerin inşa edildiği adada bu yapılar, Türk kültürünün inkar edilemez tarihi kanıtlarıdır.

Osmanlılar Kıbrıs’a yerleşir yerleşmez ilk önce dini vecibelerini karşılayabilecek şekilde bazı kilise ve katedrallere İslamlığın gerekleri olan minare, mimber ve mihrap gibi unsurları ekleyerek onları camiye çevirdiler. Sonraları Osmanlı tarzına uygun olarak yeni camiler, hanlar, hamamlar, çeşmeler yaptırdılar.

Kıbrıs’ın kuzeyinde olsun, güneyinde olsun tarihi eserler, adanın zengin tarihinin günümüze miraslarıdır. Bu mirasın korunması aslında tarihin korunması demektir, çünkü nerede olursa olsun bunlar insanlığın kültürel miraslarıdır.

Kıbrıs’ta Türkler tarafından inşa edilmiş yapılar 11 kategoride toplanabilir

A. A. CAMİLER

Yenicami, İplik Pazarı Camisi (1826, Muhammed Sıddık Bey tarafından yaptırıldı), Turunçlu Camisi (1825, Seyit Mehmet Ağa tarafından yaptırıldı), Arabahmet Camisi (1845, Arabahmet Paşa tarafından yaptırıldı), Sarayönü Camisi (1903), Bayraktar Camisi (1820, Abdullah Paşa tarafından yaptırıldı), Laleli Camisi (1825), Minareliköy Camisi, Piri Paşa Camisi (19. yy, Lefke), Lefke Orta Camisi (1904), Lefke Aşağı Camisi, Peristerona Köyü Camisi (18. yy), Ziya Paşa Camisi (1839, Ziya Paşa tarafından yaptırıldı), Mehmetçik Köyü Camisi (1862), Sazlıköy Camisi, Ağa Cafer Paşa Camisi (1580 yılında Cafer Paşa tarafından yaptırıldı), Yazıcızade Camisi(20. yy başı), Seyit Mehmet Ağa Camisi (17. yy), Hacı Ömer Camisi (1870), Mehmet Bey Camisi, Ozanköy Camisi (1799, Mesut Bey tarafından yaptırıldı), Seyit Ahmet Ağa Camisi (1836 Ahmet Ağa tarafından yaptırıldı), Cami-i Kebir (1748, Ahmet Ağa tarafından yaptırıldı), Cami-i Kebir (1837, Seyit Elhaç Mehmet Ağa tarafından yaptırıldı), Ulu Cami(1830, Mestan Ağa tarafından yaptırıldı), Cami-i Cedit (1825, Köprülü İbrahim Ağa tarafından yaptırıldı), Arnavut Camisi (Gazi Paşa Vakfı tarafından sağlanan fon ile yapıldı), Yalova Camisi, Musalla Tepesi Camisi.

B. B. MESCİTLER

Kanlı Mescit (1910, Lefkoşa), Akkavuk Mescidi (1902, Lefkoşa) Tabakhane Mescidi (Lefkoşa), Akkule Mescidi 1618, Gazimağusa), Hasan Ağa Mescidi (1901, Limasol)

C. C. TEKKELER

Mevlevi Tekkesi, Aziziye Tekkesi, Kırklar Tekkesi, Kutup Osman Tekkesi, Hala Sultan Tekkesi, Zuhuri Tekkesi, Hasan Ağa Tekkesi (1901, Limasol)

D. D. HANLAR

Büyük Han, Kumarcılar Hanı.

E. E. HAMAMLAR

Büyük Hamamlar, Korkut Hamamı, Ömerge Hamamı, Cafer Paşa Hamamı, Kızıl Hamam, Kertikli Hamamı, Hamam-ı Cedit, Mehmet Bey Ebubekir Hamamı, Hasan Ağa Hamamı.

F. F. KÜTÜPHANE VE MEDRESELER

Sultan Mahmut Kütüphanesi, Peristerona Köyü Medresesi, Mağusa Medrese Binası.

G. G. KONUTLAR VE DİĞER YAPILAR

Kemerli Evler, Derviş Paşa Konağı, Küçük Mehmet Binaları, Liman İdare Binası

H. ZİNDAN VE KALELER

Namık Kemal Zindanı, Larnaka Kalesi, Baf Kalesi.

I. SU KEMERLERİ

Arif Paşa Su Kemerleri, Ebubekir Paşa Su Kemerleri.

J. ÇEŞMELER

Zehri Çeşme, Atatürk Meydan Çeşmesi, Mevlevi Tekke Sokağı Çeşmesi, Laleli Çeşmesi, Fuzuli Sokağı Çeşmesi, Büyük Medresi Çeşmesi, Küçük Medrese Çeşmesi, Kuru Çeşme, Selimiye Çeşmesi, Dükkanlar Önü Çeşmesi, Cafer Paşa Çeşmesi, Hasan Kavizade Hüseyin Efendi Çeşmesi, Esseyit Emin Efendi Çeşmesi, Girne Kalesi Arkası Çeşmesi, Cami-i Kebir Çeşmesi, Hacı Hamit Bey Vakıf Çeşmesi, Osmanlı Çeşmesi, Gazi Paşa Çeşmesi.

K. ŞEHİTLİK TÜRBE MEZARLIKLARI

Çanakkale Şehitliği, Cambulat Türbesi, Pertev Paşa Mezarı.

KIBRIS’TAKİ TÜRK ESERLERİNDEN EN ÖNEMLİ OLARAK SAYABİLECEKLERİMİZ

ARABAHMET CAMİSİ

Lefkoşa’nın tarihi özelliğinin koruyabilmiş tek bölgesi olan Arabahmet’te yer alır. Cami, tarihi güzelliklerin bolca olduğu bölgeye hakim durumdadır. Fetihte bulunan, ayrıca, Kıbrıs’ta Valilik yapmış olan Arap Ahmet Paşa tarafından17. yüzyıl başlarında yaptırılmıştır. Bahçesinde dönemin bazı önemli kişilerine ait mezarlar bulunur.

BÜYÜK HAN

Lefkoşa Suriçi’nin eskiyi yaşatan havası içerisinde muhteşem bir yapıdır. 1572’de Kıbrıs’ın ilk Beylerberi Muzaffer Paşa tarafından yaptırılmış. Lefkoşa’nın en önemli Türk devri yapıtlarından olup, adada inşa edilen ilk Türk mimari eseridir. Yapı, İngilizler tarafından 1878’den 1893 yılına kadar hapisane olarak kullanıldı.
Büyük Han, restorasyonunun tamamlanmasının ardından 2002 yılında bu kez bir kültür sanat merkezi olarak halkın hizmetine sunulmuştur.

MEVLEVİ TEKKESİ

17. yüzyıl başlarında yapılmıştır. Fetihten sonra adaya gelen Türklerin çoğu Konyalı olduğundan Mevlana’nın hayat tarzını kabul ettirmek istemişler ve Lefkoşa’da bu tekkeyi kurmuşlardır. Zamanla ölen Mevlevi ilerigelenleri arka odalara gömülerek türbe haline getirilmiştir. Tekke şu an müze olarak kullanılmakta, Mevlevi giyisileri, müzik aletleri ve etnografik malzemeler sergilenmektedir.

HALA SULTAN TEKKESİ

Müslümanlarca kutsal bir yer olarak kabul edilir. Şam Valisi Muaviye kumandasında eşi ile birlikte katıldığı seferde Hz. Muhammed’in süt halası Ümmü Haram attan düşerek şehit oldu. Ümmü haram, şu an tekkenin oduğu yere gömüldü. Türbesi 1760 yılında Şeyh Hasan tarafından yaptırıldı. Türbenin yanına daha sonra, şadırvan ve bir de cami yapılarak Tekke’ye son şekli verildi. Yapı halen, güney Kıbrıs’ta bulunan Larnaka kentinin güneyinde, Tuz gölü kenarında bir koruluk içerisinde yer alır.
Tekke’de UNDP (BM gelişim programı), UNOPS (BM Proje Servisleri Ofisi) ve ABD Uluslararası Geliştirme Ajansı (USAID) işbirliği ile restorasyon çalışmaları yapılmakta.

HAZRETİ ÖMER TÜRBESİ

Girne’nin 4 kilometre doğusunda denize karşı sessiz, sakin ve tek başına beklemekte olan Hz. Ömer Türbesi’ni bulursunuz. Türbe, M.S. VII. Yüzyılda Muaviye ordusu komutanı ve 6 asker arkadaşının Girne sahiline yaptıkları akın sırasında şehit olup gömüldükleri yerdir. Osmanlıların adayı fethi üzerine, burada bir mağaraya gömülen cesetlerin kalıntıları çıkarılarak bugünkü yerlerine defnedildiler. Daha sonra bir türbe ve bir mescit yapılarak şehitler ölümsüzleştirildi.

CANBULAT TÜRBESİ

Osmanlılar’ın Gazimağusa’yı fethi sırasında en şiddetli çarpışmaların olduğu sırada savaşırken, bir kılıç darbesi ile kafası kesildi. Halk arasında kafasını kolunun altına alarak çarpışmaya devam ettiği şeklinde bir evsane yayılmıştır. Şehit düştüğü yerde şu anda türbesi bulunmakla birlikte etnoğrafik ve arkeolojik eserler de sergilenmektedir.

TAHRİP EDİLEN TÜRK ESERLERİ

Eski eserlerin korunması günümüz dünyasında önem verilen bir konudur ve Rumlar, bu konuda büyük paralar harcayıp kötü propaganda yaparak, KKTC Hükümetini ve Kıbrıs Türk insanını düşük göstermeye çalışmaktadırlar.

63-74 arasındaki dönemde toplam 100’den fazla cami, mescit ve türbe Rumlar tarafından tahrip edilmiştir.

Bunlardan Baf kasabasında bulunan Camii Cedit 1964 yılı Mart ayında Rum saldırıları sonucunda yandı. Daha sonra buldozerlerle yerle bir edilen caminin yeri şimdi araba park yeri olarak kullanılıyor. Caddenin ismi ise 9 Mart caddesi. Caminin yakıldığı tarih…

Avrupa Konseyi Eğitim ve Kültür Komitesi’nin 2 Temmuz 1989’da yayınladığı rapora göre yine bu cami yakınlarında bulunan Türk mezarlığının da harap bir halde olduğu belirtilmiştir.

Güney Lefkoşa’da bulunan tarihi Ömeriye ve Bayraktar Camileri 1963-74 yılları arasında birçok kez bombalanarak büyük tahribata uğratıldı.

1999 yılının 26 ağustos günü adadaki Müslüman Türklerin en önemli ibadet yerlerinden biri olan va halen adanın güneyinde bulunan Hala Sultan Tekkesi’ne bir saldırı düzenledi. Tekkenin bir bölümü benzin dökülerek yakıldı.

Lefkoşa’daki Bayraktar camisi bahçesi otobüs terminali olarak kullanılıyor.

Lefkoşa’ya içme suyu sağlayan su kemerleri ihmalden dolayı harabe haline gelmiştir. Daha sonra tamamen yıkılan su kemerlerinin yerinde şu anda pub ve kafeler yer almaktadır.

Yorum yazın