Jura Devri Bitkileri

Jura Devri Bitkileri

Jura devri hem hayvan, hem de bitki yaşamı açısından son derece zengindi. Çok bol ve çeşitli bitki türleri vardı ve koşullar, kalıntılarının fosilleşmesi için uygundu. Sonuç olarak, bilim adamları, çoğunlukla hemen hiç bozulmamış biçimde Jura bitki örnekleri elde edebildiler.
Jura devrinde, bitkilerin evrimin-de son derece önemli bir olay gerçekleşti: Kapalıtohumlular ortaya çıktı. Bu çiçekli bitkiler. Tebeşir devrine kadar üstün duruma geçemediler. Bununla birlikte, paleobotanikçiler, kapalıtohumluları en eski kökenlerinden beri tanırlar; çünkü kalıntıları (çiçek tozlarını da kapsayan) fosilleşmeyle son derece iyi saklanmıştır.

AÇIKTOHUMLULARIN BASKINLIĞI
Triyas devrinde başat bitkiler kozalaklılardı; ama Jura devrinde bu bitkiler önemliliklerini, palmiyeye benzeyen Cycadales, Bennettitales ve maidenhair Ginkgoales ile paylaşmak zorunda kaldılar. Kuşkusuz bu arada Araucaria, köknar ve selvinin belirli ilk türlerinin varlığı hatırlanmalıdır.
Alçak arazilerde eğreltilerle beraber bulunmalarına karşın, Cycadophyte’lerin yaşamı daha çok açık savanalarda kısıtlanmıştı.
Kapalıtohumluların ortaya çıkması ve kozalaklıların hafifçe gerilemesine karşılık, Jura, açıktohumluların başat olduğu bir devir olarak kaldı. Açıktohumlularda tohumların koruyucu örtüsü yoktur ve hemen hiç madde depolamazlar. Bunun bir sonucu olarak, çimlenebilmeleri için özellikle elverişli koşullara ihtiyaç duyarlar, öte yandan, kapalıtohumlularda tohumların farklı özellikleri vardır ve çevreden çok daha bağımsızdırlar. Dolayısıyla kolayca anlaşılabileceği gibi, başatlık için verilen kavgadan, kapalıtohumlular zaferle çıkacaklardı. Kapalıtohumluların ortaya çıkışıyla bitey, bugünkü biteye, tüm önceki zamanlardan çok daha fazla benzedi. Ama kapalıtohumluların bugünkü evrim düzeyine erişebilmeleri için, daha milyonlarca yıl geçmesi gerekiyordu.

KURU VE NEMLİ İKLİMLER

Bilim adamları, hayvan dağılımına dayanarak, Jura devrinde, biri tropikal, öteki ılıman olan iki ana iklim bölgesinin bulunduğu sonucuna vardılar. Ilık bölgeler, yaklaşık 20° C sıcaklık isteyen mercanların ve soğuk iklimlere uymakta güçlük çeken sürüngenlerin varlığı ile kolaylıkla ayırdedilir.
Öte yandan, biteyin dağılımı bu kadar kesin değildir. Bununla birlikte, bilim adamları yağışlı bölgelere özgü bir bitki topluluğu ayırd edebildiler. Bu bitki topluluğunda, genellikle kuru bölgelere, özgü olan kozalaklılardan oluşan bir biteyle Filicales (eğreltiler), Cycadales (Cycad’lar) ve Bennettitales (Cycadeoid’ler) bulunuyordu.

Yorum yazın