İlk İnsanların ve Tarım

İlk İnsanların ve Tarım

Geçen yüzyılın sonlarında Arkeolog V.V. Hvovko, Kiyev kenti yakınlarında eski bir köy bulmuştu. Daha sonra bunun gibi çok köyler bulundu. Bu köyleri, arkeologlar enine boyuna incelediler. Bu incelemelerden, çiftçilerin beş bin yıl önce nasıl yaşamış olduklarını şimdi iyice biliyoruz.
Çevresi yüksek bir çitle çevrili köyün ortasında bir ağıl vardı. Alanın çevresinde de dört damlı, balçık toprak sıvalı ahşap evler yükseliyordu.
Hatta bu evlerden birinin daha o zamanlar balçıktan yapılmış bir maketi bulunmuştu. Bunun oyuncak yerine, büyü için kullanmak üzere yapılmış olması pek olağandır. Belki de insanlar içinde kadın şekilleri de bulunan böyle bir küçük evin, büyük gerçek evi kötü ruhlardan ve çeşitli uğursuzluklardan koruyabileceğine inanıyorlardı.
Maket evin kapısının sağında bir soba, solunda da öteberi koymak için kapların bulunduğu yüksekçe bir yer göze çarpıyordu. Bunun hemen yanında,tane ezen eğilmiş bir kadın figürü vardı. Kurban kesilen yer de, kapının karşısındaki pencerenin yanındaydı. Sobanın başında da ocağın koruyucusu sayılan bir kadın figürü duruyordu.
Evin çatı kaplaması doğrudan doğruya kirişler üzerindeydi. Döşemesi pişirilmiş topraktan olduğu için sertti. Toprağı pişirmek için ev kurulurken döşemenin üzerinde ateş yakılırdı. Balçıkla sıvalı duvar çeşitli resimlerle süslenmişti.
Her evde birbirinden bölmelerle ayrılmış birkaç oda vardı. Köylerde evlerden başka büyük kulübeler de
bulunuyordu. Halk arasında usta çömlekçiler, demirciler ve bakırcılar da vardı.
Çömlekçiler bir metre yüksekliğinde küpler yapıp renkli resimlerle süslerlerdi. Pembemsi balçıktan yapılmış kaplar çizgilerin, helezonların ve türlü şekillerin meydana getirdiği şeytanca yapılmışdesenlerle süslenirdi. Desen, yer yer gözlerini genişçe açmış bir insan yüzünü, bir yaban hayvanı ya da güneş andırıyordu.
Köydeki kazılarda bulunan aletler incelinirse, taş aletlerden bakır aletlere geçişin nasıl olduğu açıkça görünür.
Bıçak, kazma ve ok uçları gibi en eski aletler çakmaktaşından ve kemikten yapılmıştı.
Toprak taştan ya da geyik boynuzundan yapılmış çapalarla işlenirdi. Çapaya ağaç bir sap geçirmek için delik açılırdı.
Ekinler inek kaburgalarından, ya da ağaçtan yapılmış oraklarla biçilirdi. Ağaç orakla başaklar biçilemeyeceğinden çıkmaktaşından keskin dişler takılırdı.
O dönemlerde tahıldan neler ekildiğini bile biliyoruz şimdi. Arkeologlar köyde duvarları sıvamada kullanılan balçığın içinde buğday, arpa, çavdar, darı taneleri ve başaklar da bulmuşlardı.

Yorum yazın