HİTİT STELLERİ

HİTİT STELLERİ

M.Ö. 12000 – 1190 arasında Anadolu’daki Hitit kültürü yok olmuştur. Buna karşılık M.Ö. 2000 ikinci yarısı boyunca Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye’de Hitit uygarlığı devam etmiştir. Kuzeyden Hitit’ler , Güneyden de Aramiler bu bölgeye gelmişlerdir. Hitit ve Arami özellikleri karışarak mimarlık ve sanat alanında kısa süreli bir kültür oluşmuştur. “ Geç Hitit Sanatı” adı verilen bu kültürün örneklerine Zincirli’de ve Maraş’ta rastlanmıştır.

Geç Hitit sanatına ait ilk stel Zincirli’de ortaya çıkmıştır. Bu stel Berlin Müzesinde bulunmaktadır. Arami öğelerinin varlığı bu stelin M.Ö. 9yy’ın ikinci yarısında yontulduğunu göstermektedir. Luvi adı taşıyan Kral Kilamuva, iç kale girişinde kabartmasıyla Sam’al’daki Luvi ve Aramileri uzlaştırdığını kente barış ve zenginlik getirdiğini açıklamaktadır. Kilamuva’nın başında ucu sivri bir çıkıntıyla biten takke biçimli bir başlık vardır. Saç ve sakal biçimi ise Asur modellerine yaklaşmaktadır; Geleneksel Hitit sanatındaki Figürler gibi bıyıksızdır. Burnu, sami topluluklarındaki gibi kavislidir. Elinde hükümdarlığın simgesi olan Lotus goncasını tutmaktadır. Kilamuva’nın bozalt steli, hükümdarı oğluyla birlikte göstermektedir. Her iki figür de, ön ucu yukarı kıvrık ince bağcıklarla tutturulmuş sandallarla betimlenmiştir.

Zincirli’de ayrıca bir stel daha bulunmuştur. İç kale’deki Hilani- I’in yakınlarında “ Prenses Kabartması” olarak anılan mezar steli bulunmuştur. 1,5 metre yüksekliğindeki dikdörtgen stelin alt kısmında bir kaideye oturtulmasını sağlan bir kamu bırakılmıştır. Anadolu ve Mezopotamya’da rastlanmazi Aramilere özgüdür. Kabartmada, yüksek ve çok yalın biçimli bir koltukta oturan kadın figürü betimlenmiştir. Kompozisyonda kanatlı güneş kursu ( Hitit öğesi) ve sol elinde tuttuğu lotus gocası, yapıtın bir kraliçe yada prensese ait olduğunu göstermektedir. Başında Aramilerin giydiği diademli ( ince bant biçimindeki taç) bir ti ara taşımaktadır. Ayrıca, gerdanlık, bilezikler ve Phryg ( Frig) fibula’sı ( giysi tutturmaya yarayan bir tür çengelli iğne) gibi mücevherler takmıştır. Kraliçe bir elinde içki kupası tutmaktadır. Önündeki masanın üstünde yer alan yiyecekler, ölü yemeği sahnesinin betimlendiğini gösterir. M.Ö. 715’lerde tarihlendirilen Prenses Kabartması’nda işçilik özenli yapılmıştır.

Maraş kabartmaları mezar stellerinin ön yüzlerinde bulunmaktadır. Maraş kabartmalarının, mezar stellerini süsleyen ölmüş kişilere ait, onlarınmeslek sınıflarını belirleyen terazi, üzüm salkımı, müzik aleti gibi meslek araçlarıyla birlikte betimlenmiştir. Alt kenarlarındaki sap gibi çıkıntılar bu stellerin, bir tabana yada toprağa bu tür mezar stelleri Asurlılarda görülmemiştir.

W. Orthmann, Maraş kabartmalarının silistik özelliklerinden yola çıkarak 4 üslup grubu belirlemiştir. Maraş I. Üslubu İstanbul Arkeoloji Müzelerinde bulunan ve karşılıklı oturmuş iki kadından ibaret bir ölü yemeği sahnesini içeren mezar stelidir. Bir ana-kız yada iki kızkardeşe ait mezar stelinde Geleneksel Hitit Üslubu belirgindi. M.Ö. 850-800’lerde yapıldığı düşünülüyor. Maraş’taki yapıtlardan diğer Maraş II. Üslubundaki karı koca mezar stelidir. Adana Müzesinde sergilenen bu mezar stelinin, kadının Arami modasına uygun görkemli giysisi ve takıları zengin bir karı-kocaya ait olduğunu gösterir. Bu tarz Aram-Hitit ürünüdür. Mezar taşı dikme geleneği Arami özelliğidir. Kadının burnundaki süs halkası Fenikelilere aittir. Tüccarın bıyıksız olması Hitit geleneğidir. Erkeğin sağda kadının solda yer alması Hitit geleneğidir. Her ikisinin yüzünde yer alan hüzünlü, sevecenlik duyguları, çiftlerin birbirlerini omuzlarından kucaklamaları yada çocuklarını kucaklarına almaları Aramiler tarafından betimlenmiştir.

Maraş mezar stelleri arasında ikili kompozisyon oluşturan bir başka yapıt Louvre Müzesi’nde yer almaktadır. Arkalıksız bir sandalyede oturan bir kadın figürü, kucağında genç bir erkek çocuğunu tutar pozda çok özenli ir işçilik yontulmuştur. Çocuğun başı üstünde adı yazılıdır ki bu bir Hitit öğesidir. Stelde Sami tiplerin yansıtılmasına karşılık çocuğun Luvi adı taşıması Hitit- Luvi karakterini ortaya koyar. Çocuğun saç tipi dikkate alınarak stel ( M.Ö. 704 – 681) Asur kralı Sanherib dönemine tarihlenmektedir.

Maraş mezar stellerine iki örnek kendine özgü üsluplarıyla dikkate değerdir. Her iki stel de kompozisyonun orta yerinde ölü yemeği masası, sağında ve solunda ise ölen kişinin aile fertleri yer almaktadır. İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilenen kabartmada kızını omzundan kucaklayan anne, sol elinde iki iğ tutmaktadır. Başka stellerde de rastlanan yün eğirme ve bu iş için gerekli gereçler, yalnızca Maraş stellerine özgüdür. Genç kızın sağ elinde, Arami üslubuna ait çift volütlü ayna vardır. Bir başka ikili kompozisyon sahnesinde Maraş Müzesi’nde yer alan stelde bulunur. Yine bir ölü yemeği sahnesini betimleyen bu stelde, karşılıklı oturan soylu ve varlıklı bir karı- koca yer almaktadır.İşçilik ve üslup açısından öncekine benzemektedir. Erkeğin oturduğu sandalyenin arkalığı üstünde bir şemsiye görülmektedir. Genç Hitit döneminden bilinen tek örnek olan bu şemsiye motifi, Asur sanatında kral betimlemelerinde kullanılmıştır. Erkek figürü sağ elinde asa, sol elinde başak ve üzüm salkımı tutmakta; daha küçük betimlenmiş kadın figürü ise bir elinde üçgen bir kupa, ötekinde iğ taşımaktadır. Maraş mezar stellerinde bu temalar uygulanmıştır. Bu stil M.Ö 8 yy’a rastlar.
Genç Hitit üslubu bir çok uygarlığın birleşimiyle bu stelleri ortaya koymuştur. Bu uygarlıklar; Hiti’ler, Aromiler, Frigler, Luviler ve Asurlulardır.

KAYNAKLAR
Sanat tarihi ansiklopedisi
Eczacıbaşı Kitapları Ansiklopedisi
Tarih Kitapları
M.E.B. Sanat Tarihi Kitapları

Yorum yazın