Gordion Antik Kenti

Gordion Antik Kenti

GORDİON. Esk. coğ. Frig devletinin başşehri; bugünkü Yassıhöyük. Sakarya’nın kenarında (Polatlı yakınında) boyutları 500 X 350 m olan alçak ve yassı bir tepenin üzerindedir. Kuzeydoğu Ege ve Marmara kıyılarından gelen Per s imparatorluğu çağma (M.Ö. VI.-V. yy.) ait olan Kral yolu buradan geçerdi. Büyük İskender de Pers imparatorluğunu ortadan kaldırmak için giriştiği harekette bu yolu takip etmiştir. Gordion adının Frig kralı Gordios’tan geldiği sanılıyor. Fakat bu çağa ait Doğu kaynaklarında bu ad geçmiyor. Kralın adının şehrin adından türediği de düşünülebilir.
Şehrin tarihi M.Ö. III. binyılın ikinci yarısında (Eski Bronz çağında) başlar. Orta Bronz ve Geç Bronz çağlarında da şehrin varlığını sürdürdüğü görülür. Kazılarda Bronz çağına ait zengin buluntular ele geçirildi. M.Ö. 2000-1200 arasındaki devreyi, Asur kolonistler çağı, eski Hitit krallığı ve Hitit imparatorluk çağı temsil eder. Frigler yaklaşık olarak M.Ö. IX. yy.da Gordion’u merkez yaparak buraya yerleştiler, krallıklarını kurdular. Bu devirde Gordion en parlak çağını yaşadı. Fakat bir süre sonra (M. ö. 690) kuzeydoğu yönünden gelen Kimmer* akınları Frig krallığını ortadan kaldırdı; başşehir Gordion yakılıp yıkıldı. Kimmer’ler burada çok kalmadılar, batıya doğru yürüdüler. Kimmer akınmdan sonra şehirdeki surlar ve büyük yapılar onarıldı; yeni binalar ve büyük mezar anıtları yapıldı. Daha sonra Frigler, Lydia kralı Ardys zamanında (M.Ö. 678) Lydia hâkimiyeti altına girdiler. Pers kralı Keyhüsrev (Kyros), son Lydia kralı Kroisos’u Kızılırmak yakınlarında yendikten (M.Ö. 547-546) sonra, Sardeis’e yürürken Gordion şehrini dé tahrip etti. Lydia devleti tamamen yıkılınca Persler bütün bölgeye hâkim oldular ve anayol üstündeki Gordion şehrine çok önem verdiler. Şehri, ticarî ve askerî bir merkez haline getirdiler. Büyük İskender’in Pers kralı Dara’yı issos’- ta yenmesi üzerine (M.ö. 333) şehir pers hâkimiyetinden kurtuldu. Fakat M.ö. 278’de bölgeye yerleşen Galat’lar, roma ordusu gelinceye kadar, şehri yakıp yıktılar. M.ö. 189’da roma kumandanı Manlius Volsa, Gordion şehrine geldiği zaman, halk şehri terk etmişti. Şehir halkının tekrar Gordion’a dönmemesi üzerine şehir M.ö. 200’e doğru önemini büsbütün kaybetti.
XIX. yy. sonlarında Yassıhöyük olarak bilinen höyüğün Gordion şehri olduğu fikri ortaya atıldı, fakat bu fikir şüphe ile karşılandı. Gordion’da kazılara ilk defa 1900’- de Korte kardeşlerin başkanlığındaki alman heyeti başladı ve civardaki bes tümülüs araştırıldı. Asıl büyük çaptaki kazılar, 1950’de Pensylvania üniversitesi adına Rod- ney S. Young’un başkanlığındaki heyet tarafından yapıldı ve çalışmalar günümüze kadar sürdü. Young’un çalışmaları sonunda burasının kral Midas’ın şehri olduğu ispatlandı. M.ö. III. binin ortasından 189’a kadar sürekli olarak iskân edilmiş olan Gordion’da Hitit devrine ait olan katta hi- yeroglifli mühürler ve küçük sanat eserlerine rastlandı. Şehrin dışında M.ö. XVII.-XVI. yy.a ait bir hitit mezarlığı bulundu. Şehrin merkezinde, sitadelde her frig sarayı bulundu. Bu saray ayrı ayrı binalar halindedir. Eski Doğu’nun merkezî planlı binalarından farklıdır. Büyük bir saraya ait olan bu tek tek yapılar büyük bir iç oda ile önündeki sahanlıktan ibarettir. Ocak, iç odanın orta- sındadır. Temeller taştan, duvarlar kerpiçten yapılmış ve kalaslarla sağlamlaştırılmıştır. Çatılar semer dam şeklinde örtülmüştün Sarayların depoları, hizmet yerleri ayrı yapılar halindedir. Bazılarının tabanı renkli taşlardan yapılmış mozaikle kaplıdır. Üzerinde zengin geometrik motifler bulunan bu mozaik süslemeler Anadolu’da, bugüne kadar bilinen mozaik süslemelerin en eski örneklerindendir. Büyük salonlar içinde ağaç bölmeler ile galeriler, iç balkonlar meydana getirilmiştir. İçlerinde ancak saraylarda kullanılabilecek mobüya parçalan, fildişinden özenle işlenmiş sanat eserleri, hayvan ve insan alçak kabartmaları, çeşitli çanak çömlek bulunmuştur. Kimmer istilâsı sırasında yakılıp yıkılan şehir, yeniden yapılırken tapınakların dış cepheleri kabartmalı, renkli, pişmiş topraktan levhalarla süslenmiştir. Lydia devletinin hâkimiyeti, doğu yunan sanatının Gordion şehrine girmesine sebep oldu. Şehrin doğusunda bulunmuş olan mezarlık Eskiçağın en büyük ve en önemli krallık nekropollerinden biridir. Mezarların sayısı 80’in üstündedir. Bunların ancak 5 tanesi t 1900’de alman, 25 tanesi de amerikan arkeologları tarafından kazılmış ve araştırılmıştır. Mezarlığa ölü gömülmesi, Frig çağından, Galat hâkimiyetine kadar devam etmiştir. Mezarlar, tümülüs adı verilen yığma toprak tepeler halindedir ve krallara, şehir büyüklerine ve beylere aittir. Burada her tepe yalnız bir kişiye mahsustur. Tepenin büyük ve küçük olması ve ölü hediyelerinin zenginliği, ölünün sosyal ve malî durumuna bağlıdır. En büyük tümülüsün tabanının çapı 300 m, yüksekliği de 53 m’dir. Mezarlarda ölü hediyesi olarak ağaçtan yapılmış heykelciklere, boya ile nakışlı veya tek renkli vazolara, bronz ve demirden yapılmış kap kaçağa, oyma ve kakma olarak işlenmiş mobilyaya, büyük kazanlara, çok sayıda süs eşyalarına rastlandı. Burada dikkate değer en önemli nokta, mezarlarda değerli madenlerden yapılmış eşyanın ve silâhların bulunmamış olmasıdır. Bu da Kimmer isti- lâsıyle açıklanabilir. Arkeologlar en büyük tümülüs içindeki kısa boylu birine ait olan iskeleti, Midas olarak göstermişlerdir. Büyük İskender’in «kördüğümü çözme» hikâyesi de Gordion’da geçmiş gerçek bir olaydır. Gordion adının kördüğümden türediği hakkında halk dilinde dolaşan bir rivayet de vardır. (-> Bibliyo.) [M]
Gordion müzesi, Polatlı ilçesinin Yassı- höyük köyünde (Gordion şehrinin bulunduğu büyük tümülüsün karşısında) müze. 1965 Yılında yeni binasında, ziyarete açıldı. Burada, Gordion’daki çeşitli arkeolojik devirlere ait buluntuların tipik örnekleri, kronolojik sıraya göre, sergilenmektedir. Bunlar arasında, eski tunç devri katlarına ait çanak çömlek, hitit mezarlarında ve hitit tabakalarında bulunan bazı seçkin eşya ile Gordion Frig çağı eserlerinden örnekler vardır. Friglere ait olan eşyalar arasında yonca ağızlı testiler, içki kapları, tunç ve fildişi eserler, yazıtlar, taş, tunç ve gümüşten yapılmış küçük kuş figürleri (Frig tanrıçası Kybele’ye adak olarak sunulduğu sanılıyor) dikkati çeker. Ayrıca yine Gordion’da bulunmuş, arkaik v,e helenistik devre ait eserler de vardır. Bunlardan biri de tanrıça Kybele’nin bir heykelidir,

Yorum yazın