Bitki fosilleri Hakkında Bilgi

Bitki fosilleri Hakkında Bilgi

Fosillerin ve fosilleşmenin süreci içinde, bitki fosillerinden hiç söz etmedik. Ne var ki, geçmişin bu kalıntıları, yeryüzünün paleontolojik tarihinde özel bir rol oynarlar.
Kara ve denizlerdeki canlı bitkisel madde, her zaman hayvansal maddeden çok olmuştur. Geçmişte olduğu gibi, bugün de, bitkiler hiç değilse niceliksel bakımdan dünyaya egemendirler. Bu nedenle, kayalar arasında çok sayıda bitki fosiline raslanacağı düşünülebilir. Oysa gerçekte böyle bir duruma rasianmaz. Bitkiler, ayrışmaya karşı dayanıklı olan iskeletten yoksundurlar.
Dolayısıyle, hayvanlara oranla çok az sayıda bitki korunmuştur. Kuraldışı durumlar vardır, kuşkusuz. Kömür, büyük bitki yığınlarından kalmış karbonlu maddenin korunmasına tanıklık eder. Ancak, tüm kömür oluşumları, ilk maddenin izlerini açığa vurmazlar. Bilim adamları, bir kömür parçasının gerçekten bir bitki fosili olup olmadığını ve kömürdeki maddenin kaynağının hangi cins bitki olduğunu saptamakta güçlük çekmektedirler.
Başka durumlarda, bitki fosillerinin korunmasına farklı süreçler
yol açar. Bir bitki fosilinin bulunması, ender raslanan bir olay olduğundan ve fosilin oluştuğu çevre konusunda bilgimizi artırdığından, özel önem taşıyan bir olaydır. Böyle bir bulgu, bitkinin yetiştiği zamandaki genel görünümün kavranmasına bile yol açabilir.

BİTKİ FOSİLLERİNİN ANLAMI

Yeryüzündeki yaşamın tarihinde hayvanlar, son derece hızlı bir evrim geçirmişlerdir. Bu nedenle, fosilleri, jeolojik kronometreler olarak büyük önem taşır. Bazı türlerin ömrü öylesine kısa sürmüştür ki, fosillerinin tarihi nispeten yüksek bir doğruluk derecesiyle saptanabilir. Jeoloji standartlarına göre, birkaç milyon yıllık bir hatanın pek önemi yoktur.
Buna karşılık bitkiler, çok yavaş bir evrim geçirmişlerdir. .Bu yüzden, bitki fosillerinin yaşı, hayvan fosillerinin yaşı gibi yüksek bir doğruluk derecesiyle saptanamaz. Günümüzde varolan bazı bitki türleri, onlarca yada yüzlerce milyon yıldan beri varlıklarını sürdürmektedirler. Aslında bunlar, yaşayan fosillerdir. 10, 50 ve 100 milyon yıl önce yaşamış örnekler, yaş farklarını belirlemede yararlı olacak derecede morfolojik farklılık göstermezler. Sonuçlarsak, tarih saptamada bitki fosillerinin ya hiç yararı olmaz yada çok az yararı olur.
Bitki fosilleri, iklimler konusunda, hayvan fosillerinden daha çok bilgi sağlarlar. Bazı hayvanların yalnızca soğuk, bazılarının da yalnızca ılık iklimlerde yaşamalarına karşılık, kuraldışı durumlara her zaman raslanmıştır. Bazen aynı türler, farklı zamanlarda farklı iklim bölgelerinde yaşamışlardır. Memeliler hem sıcak, hem soğuk iklimlerde yaşamıştır. Bedenleri, birçok fosilde görülmeyen dış değişikliklerle —sözgelimi kürk—ötekierinkinden ayrılır. Günümüzde filler tropikal iklimde yaşamaktadırlar; oysa 20 000 yılı aşmayan bir süre önce, ataları (tüylü mamutlar) buzulsal iklimlerde yaşıyorlardı. Demek ki, hayvan fosilleri, iklim açısından kesin göstergeler oluşturmazlar.
Buna karşılık, bir bitki fosili, hemen her zaman iyi bir iklim göstergesidir —özellikle bugün hâlâ varolan bir bitki tipiyse. Kozalaklılar hep ılıman yada soğuk iklimlerde yetişirken, palmiyeler her zaman sıcak bölgelerde büyümüşlerdir. Kuzey Kutbu bölgesinde palmiye fosillerinin, tropikal yada astropikal alanlarda da kozalaklıların bulunması, bu bitkilerin ölmesinden bu yana iklimde bir değişiklik olduğunun güvenilir bir belirtisidir. Tortul kayalarda sık sık çiçek tozu fosillerine de raslanır. Çiçektozu tanecikleri, mikroskopta ko laylıkla tanınır ve paleontologlar, bu tanecikleri inceleyerek, çok uzun süre önceki dönemlerin biteylerini kavrayabilirler.
İnce taneli tortulların yada volkanik küllerin altına hızla gömülme, yaprakların, tohumların bazen de bir çiçeğin— izlerinin oluşmasına yardımcı olur. Yeraltı suyunun eriyik halinde mineraller taşıyarak dolaşımı da, bu minerallerin bitki dokularındaki organik maddelerin yerini alması sonucunu doğurabilir; böylece hücre yapısının ayrıntıları korunmuş olur.
Çok derinlerde gömülü bitkiler basınç ve sıcaklık etkisi altında kalabilirler; bunun sonucunda, uçucu öğeleri damıtılır; uçucu öğelerin damıtılmasından sonra, yapraklar bir karbon tabakasına, saplar karbonlaşmış kütüklere dönüşürler. Bakteri etkinliğinin engellendiği çok ender durumlarda, bitkilerin ayrıntıları kalıp olarak korunur.

Yorum yazın