Türk Dilleri

Türk Dilleri
Türk Dillerinin Moğol ve Tunguz dilleri ile birlikte Altay Dilleri adı altında bir dil ailesi oluşturduğu ileri sürülmüştür. Bunların karşılaştırmalı grameri üzerinde çalışmalar yapılmakla birlikte henüz son biçimini almış ve bütün dil uzmanlarınca benimsenmiş bir yapıt ortaya konulmamıştır. Buna karşılık Türk dil ve lehçelerinin başlıbaşına bir dil ailesi meydana getirdikleri ve Ana Türkçe denen tek bir dilden türemiş oldukları artık bilimsel bir gerçek olarak kabul edilebilir.
Birçok dilbilimci Türk dil ve lehçelerini değişik biçimlerde sınıflandırmaya çalışmışlardır. Çeşitli çağlarda çok çeşitli evrelerden geçerek geniş bir coğrafi alana yayılmış olan ve sayısız kolu bulunan Türk dillerini, en genel hatlarıyla sınıflandıracak olursak, 5 ana kola ayrıldığını görürüz:
1) Kuzey Çevre Dilleri (Yakutça ve Çuvaşça) Kolu
2) Kuzeydoğu (Altay Abakan) Kolu
3) Kuzeybatı (Kıpçak) Kolu
4) Güneydoğu (Orta Asya) Kolu
5) Güneybatı (Oğuz) Kolu
1) Kuzey Çevre Dilleri: Bu grubun eskiçağdaki ilk örneği, İ.ö. 3. yüzyılda Çinliler tarafından kaydedilmiş olan Huncadır. Ortaçağda bu kola giren, Bulgar Türkçesi, Kafkas Batı Türkçesi, Hazar Türkçesi ve Avar Türkçesini buluyoruz. Yeniçağda Çuvaşça ve Yakutça bu kolun temsilcileridir. Bu iki dil Sovyetler Birliği’nin Yakut ve Çuvaş özerk cumhuriyetlerinin resmi dilleridir.
2) Kuzeydoğu (Aİtay-Abaka) Kolu: Bu kol, üç dala ayrılır: Doğu (Tuva), Orta Güney (Hakaş- Abakan) ve Batı (Oyrot-Altay) dalları. Altay, Ha- kas ve Tuva lehçeleri bugün Sovyetler Birliğinin Rus Cumhuriyeti’ne bağlı üç özerk bölgesinde resmi dildir.
3) Kuzeybatı (Kıpçak) Kolu: Bu kol ortaçağ ve yehiçağ evrelerine ayrılır. Ortaçağ evresine üç lehçe girer: Altın Ordu, Kuman-Peçenek ve Kıpçak lehçeleri.
Yeniçağ Kıpçakçasının çeşitli lehçeleri arasında en önemlileri, Kazan Türkçesi, Başkurt Türkçesi, Kırgız Türkçesidir. Bu lehçelerden çoğu
yazı dili olmuşlardır. Ayrıca Kazak ve Kırgız Türkçeleri SSCB’nin Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetlerinin resmi dilleridir. Öteki lehçeler de özerk bölgelerin resmi dilleri durumundadırlar.
4) Güneydoğu (Orta Asya) Kolu; Bu kolun eskiçağ evresinde başlıca dört dil buluyoruz. Bunlar, Hunca, Köktürkçe, Eski Uygurca ve Eski Kır- gızcadır.
Ortaçağ evresinde Karahanlı Türkçesi, Harezm Türkçesi, Çağatay Türkçesini buluyoruz. Bunlardan her üçü de önemli birer yazı dili olmuşlardır.
Güneydoğu kolunun yeniçağında, lehçelerin Batı Türkistan ve Doğu Türkistan dalının en önemli lehçesi Özbekçe bugün SSCB’de Özbekistan Cumhuriyetinin resmi dili olduğu gibi önemli bir yazı dilidir de.
Doğu Türkistan dalındaki lehçeler ise, bugün Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında serpili olarak yaşamaktadır.
5) Güneybatı (öz Oğuz) Kolu: Tüm Türk dil ailesinin en önemli koludur. Orta Oğuzca evresinde Doğu Oğuz ve Batı Oğuz olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Doğu kolunu Türkmence oluşturmuştur. Türkmence bugün SSCB’de Türkmenistan Cumhuriyetinde resmi ve yazı dilidir. Batı Oğuzca yeniçağ evresinde, 18. yüzyılda Anadolu Türkçesi ve Azeri Türkçesi olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Azerice bugün resmi dil olarak SSCB’- nin Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ve İran Azer- baycanı’nda konuşulmaktadır.
Batı Oğuzcanın ortaçağ evresinin eski biçimine Eski Anadolu Türkçesi diyoruz. Bu dilin başlangıç dönemi Selçuklu Türkçesi ya da Eski OsmanlIca adları ile tanınmaktadır. İ lk yazılı metinleri 13. yüzyılda Mevlâna Celaleddin ve Sultan Veled’e aittir. Eski Osmanlıca Fatih dönemine kadar gelir. Orta Osmanlıca evresi 15. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın başlarına, yani Tanzimat Dönemine kadar sürer. Yeni Osmanlıca Tanzimat’tan Cumhuriyet Dönemine kadar sürmüştür. Bugünki evreye Yeni Türkçe ya da Türkiye Türkçesi diyoruz.

IV- URAL DİLLERİ
Ural dilleri Fin-Ugor ve Samoyed olmak üzere iki kola ayrılır. Bunlardan Fin-Ugor kolunun önemli dilleri Fince, Estçe (Estonya dili) ve Macarcadır.
Samoyed kolu ise Sovyetler Birliği’nin kuzey kıyılarında yaşayan çeşitli toplulukların dillerinden oluşur.

Yorum yazın