Orpheus ve Eurydike Hikayesi

Orpheus ve Eurydike Hikayesi – Orpheus ve Eurydike Miti

Eski Yunanlılara göre, müziği ilk kez tanrılar buldu. Athena kendisi çalgı çalmazdı ama flütü o yapmıştı. Hermes de liri yaparak Apolloya armağan etmişti. Apollo liri öylesine güzel çalardı ki Olymposlular onu dinlerken kendilerinden geçerlerdi. İkinci derecede tanrılardan Pan sazdan yapılan flütüyle öyle güzel ezgiler çıkarırdı ki öten bülbüller susar, onu dinlerdi.
Daha sonraları insanlar da öğrendiler müziği, ölümlüler arasından, tanrıları kıskandıracak kadar güzel çalgı çalanlar çıktı. Bunlardan birisi de Orpheus’tur. Orpheus, Neşe Tanrıçaları Musalar- dan birinin oğluydu. Musaların Zeus’un kızları olduğu ve insanları eğlendirdiği söylenir. Çok güzel şarkı söylerdi bu yedi kız kardeş. Kalliope adındaki Musa’nın Trakya Prensi Oiagros’tan olan oğlu Orpheus da olağanüstü bir müzik yaratma gücüne sahipti.
Trakya dağlarının durgun ormanlarında Çalgısının peşinden sürüklüyor Orpheus Bütün ağaçları, yırtıcı hayvanları.
Orpheus çalgısı çalmaya başladığında, dağlar taşlar ses verir, ırmaklar yön değiştirirdi. Orpheus savaşa katıldığında, liri gemicilere en büyük destek olurdu. Denizciler onun lirine kulak verir ve Sirenlerin çağrısını duymazlar, böylelikle Sirenlerin tuzağından kurtulur, yollarına devam ederlerdi. Orpheus’un liri bir gün Eurydike adında genç ve güzel bir kızın gönlünü çeldi. İki genç birbirine âşık oldu ve evlendiler. Ne yazık ki günün birinde, kırlarda dolaşırken Eurydike’yi bir yılan soktu. Genç kadın, Orpheus’u derin acılara bırakıp Hades’e ölüler ülkesine gitti. Orpheus’un yası büyüktü. Eurydike’siz yaşayamayacağını anlayınca Hades’e inip karısını geri getirmeye karar verdi.
Liriyle Yeraltı Tanrıçası Persephone’yi kandıracağını umuyordu. Hades’e Okyanus’un kıyısın- dan, dünyanın ucundan girilirdi.
Hades’in nasıl bir yer olduğu Vergilius’un Şiirlerinde şöyle anlatılır: “Hades’e giden yolda Üzüntü Irmağı Akheron ile, Gözyaşı Irmağı Kokytos’a rastlarsınız.
Burada sizi ihtiyar kayıkçı Kharon beklemektedir. Kharon yalnızca gömülürken dudaklarının üzerine para bırakılanları karşı kıyıya geçirir, ölüler ülkesinin kapısında Kerberus adında yedi başlı korkunç bir köpek beklemektedir. Bu köpek kimseyi dışarıya bırakmaz, ölenler, Kerbe- rus’un beklediği kapıdan geçince, Radamantis, Minos ve Aikos adındaki yargıçların önüne çıkarlar. Burada, yeryüzündeki davranışlarına uygun olarak cezalandırırlar ya da ödüllendirirler.
Hades’te üç ırmak daha vardır. Bunlar; Ateş Irmağı Flegeton, tanrıların üzerine ant içtikleri Sytks ve Unutuş Irmağı Lethe’dir. İşte, Orpheus, bütün bu engelleri aşıp Kerberus’un durduğu kapıya vardı. Lirinin tellerine dokunur dokunmaz, Kerberus kendinden geçti. Orpheus’un müziği yeraltında herkesi büyülemişti. Sonunda Hades, Orpheus’un bu cesaretini ve ustalığını karşılıksız koymayıp Eurydike’yi geri vermeyi kabul etti. Ancak bir koşulu vardı. Yeryüzüne giden yolda, Orpheus önden gidecek, Eurydike onu izleyecekti. Yeryüzüne varana kadarOrpheus, Eurydike’nin gelip gelmediğini anlamak için bir kez olsun dönüp ardına bakmayacaktı. İki sevgili yola koyuldular. Orpheus karısının arkadan geldiğini biliyordu ama yine de kuşkulanmadan edemiyordu. Yol boyunca kendini tutup ardına dönmedi. Yer- altının karanlığından, yeryüzünün ışığına çıkar çıkmaz artık dayanamadı ve Eurydike ardından geliyor mu diye dönüp baktı. Bakar bakmaz da henüz yeryüzüne adımını atmamış olan Eurydike, Hades’e geri gönderildi. Orpheus karısını geri getirmek üzere Hades’e yeniden dönmek için çok uğraştı ama bir kez ölüler ülkesine giren bir ölümlünün oraya tekrar dönmesi olanaksızdı. Orpheus kederinden deliye döndü. Trakya ormanlarında lirini acı acı çalarak dolaştı durdu. Sonunda Trakya’da başıboş dolaşan çılgın kadınlar Maenadlar tarafından parçalanarak öldürüldü. Maenadlar, onun Eurydike’ye olan bağlılığını kıskandılar. Başını Hebros Irmağına attılar. Hebros Irmağı da, Lesbos Adası kıyılarına sürükledi Orpheus’un talihsiz başını. Başı bulanlar adanın tapınağına gömdüler Kemiklerini de Olympos Dağının eteklerine bıraktılar. O günden beri, Olympos Dağının eteklerinde bülbüllerin ötüşü daha güzel daha hüzünlüdür. „

Etiketler:

Yorum yazın