Megalit nedir

Megalit nedir – Megalit kültür nedir
Megalit i. (yun. megas, geniş ve lithos, taş’tan fr. mégalithe). Tarihöncesi büyük taş anıtlar.

— ansİkl. Megalit’ler, yüzyıllar boyu, halkın ve antika meraklılarının ilgisini çekti. Bu taş yapılara örnek olarak, İngiltere’de Wiltshire’daki Stonehenge ve Avebury, Fransa’daki Carnac dizileri, İrlanda’daki New Grange, Orkneys’deki Maes Howe ve Merkezî Fransa’daki Bagneaux gibi hücre veya odalar sayılabilir. Bu anıtlara, önceleri, Devlerin Mezarları, Le Palet de Roland (Roland’m Diski), Artur’un Halkası, Druid Taşları veya Peri Bacaları (Grotte des Fées) gibi adlar verildi. Bu adlar, yapıların menşei ve hangi amaçla yapıldığını belirtmek için kullanılan, hiç bir bilgiye dayanmayan, tahminî isimlerdi. XIX. yy. başlarında bu yapılar için megalit kelimesi kullanılmağa başlandı ve megalitlerin Avrupa’da olduğu kadar, dünyanın birçok yerinde de bulunduğu gerçeği ortaya çıktı. Kuzey Afrika, Habeşistan, Filistin, Kafkasya, Dekkan (Hindistan), Burma ve tndonezya. M.S. VIL yy.a kadar japon imparatorlarının mezarları, megalitlerden yapılıyordu. Günümüzde de, Assam ve İndonezya’da, hâlâ megalit anıtları inşa edilmekte ve kullanılmaktadır.

Belki de, XIX. yy.da arkeoloji ve antropoloji alanındaki yayılma düşüncesinin tabiî gelişmesi sonucu, bütün megalit anıtlarının birbiriyle bağlantısı olduğu kabul edildi ve bir tek merkezden bütün dünyaya yayılan bir megalit «ırkı» veya «halkı»ndan söz edildi. Sir Grafton Elliot Smith ve William James Perry, bu merkezin Mısır olduğu düşüncesinde birleştiler. Günümüzde ise, megalit anıtları arasında hiç bir ortak bağlantı olmadığı ve megalitlerin dünyanın bir tek yerinde değil ayrı ayrı birçok yerinde icat edildiği kabul edilir. Megalit yapımcılarının, tek ortak noktası da, zaman zaman ağırlıkları 50 ilâ 100 tona varan büyük taşları taşımada ve dikmekte gösterdikleri hünerden başka bir şey değildir.

Megalitlerin, Avrupa’da bellibaşlı dört çeşidi bulundu: 1. menhirler veya tek başına ayakta duran taşlar; 2. taş halkalar; 3. taş sıraları veya dizileri; 4. odalar veya hücreler. Menhirlerin yüksekliği, 60 ilâ 90 sm’den birçok metreye kadar çıkabiliı. Menhirlerin en büyüğü sayılan, Bretagne’-daki Grand Menhir Brisé’nin önceleri yüksekliği 20 m’yi geçiyordu, fakat şimdi üç ayrı parçaya bölünmüş bir durumda yerde yatmaktadır. Bretagne, menhirlerin en çok bulunduğu bölgedir. Bunların, birini anma veya hatırlama amacıyle dikildiği sanılır. Taş halkalar British adalarında büyük bir yer kaplar. Bunlar genellikle, büyük taş parçalarının halka şeklinde yan yana dizilmesinden meydana gelmiştir. En güzel örnekleri İngiltere’deki Stonehenge ve Avebury taş halkalarıdır. Taş dizileri, Güneybatı İngiltere’de bulunur. Fakat bunların en ünlüsü Güney Bretagne’d ak i Carnac bölgesindekilerdir. Bu bölgedeki Kerlescan, Le Manio ve Menec dizileri, birçok km2’lik alan kaplar ve yarım daireler meydana getiren, birbirlerine paralel olarak sıralanmış binlerce taşı kapsar. Bu taş sıralarının bulunduğu yerlerin, bir çeşit, dinî veya din dışı törenlerin yapıldığı yerler olduğu sanılır. Taş odalar, çok uzun zaman kullanılmış mezarlardır, ölükler buralara genellikle yakılmadan konulurlardı. Bu çeşit mezarlardan Fransa’da 6

000, Danimarka’da 4 000, Britsh adalarında ise 2 000 kadar bulunur. Bu sayılar, yalnızca günümüze kadar gelen anıtları belirtir. Bu çeşit yapılar başlangıçta çok daha fazlaydı, ilkçağlarda Avrupa’ya halkın akın etmesinde, megalit yapımcılarının büyük rolü oldu. Taş hücreler, dik bir şekilde, birbirine bitişik büyük taşlardan yapılırdı. Üstleri de ya kapak taşı veya küçük taşlardan meydana gelen bir tonozla örtülürdü. Mezarların büyük bir kısmının, büyük teprak veya taş yığınlarıyle örtülü olduğu sanılır. Bunların çoğu günümüze kalmıştır: New Grange’teki mezarlık tepe

v.d. Hücre mezarlar genellikle üç çeşittir:

1. tek başına duran, çok köşeli veya dikdörtgen şeklinde hücreler, bunlara bazen dolmen de denir; 2. geçit mezarlar: bunlar daire şeklinde çok köşeli veya dikdörtgen hücrelere giden geçitlerden meydana gelir; 3. dehliz mezarlar veya uzun dikdörtgen hücreler (fr. allée couverte, «kapalı geçit»). Avrupa’da megalit anıtların en çok kullanıldığı yıllar M.ö. 2000-1500 arasıdır, bununla birlikte birçok megalit daha sonra da kullanıldı. Mezarların çok büyük bir kısmında maden yoktur, bundan dolayı bunlar «neolitik anıtlar» denir. Bazı mezarlarda maden kullanılmamasının sebebinin dinî tabulara dayandığı sanılır, (m) MEGALİTİK sıf. (ir. mégalithique). Ar-keol. Megalitlerden (iri taşlar) meydana gelen yapılara denir, (l)

MEGALİTIZM i. (fr. mégalithisme’den). Megalitik mezarların yapılmasına yol açan manevî akım.

— ansİkl. İlk megalitlerin Doğu’da yapıldığı fikrinin yanlış olduğu bugün anlaşılmıştır; çünkü bu yapıların Batı Asya’daki başlıca örnekleri, yani Filistin ve Ürdün’deki dolmenler, son araştırmalardan anlaşıldığı üzere 2300 – 1800 arasında Suriye çölünde yaşayan amorit çobanlarının eserleridir ve öte yandan karbon 14 testine göre Armorik’teki megalitik mezarların bir kısmı M.ö. IV. binyıldan kalmadır. Tek bir yayılmadan çok, bu cenaze kaldırma usulünün ancak yerel megalitizm’in gelişmesi sırasında birbirleriyle teknik alışveriş yapmış olan bazı megalitik eyaletlerde birdenbire orta>a çıktığı sanılmaktadır. Bu eyaletlerin en eskileri arasında bellibaşlı o-lanlan şunlardır: Armorik (3400 – 1400); Britanya adaları (2500 – 1500); Kuzey Avrupa (2800 – 1500’e doğr.) ve akdeniz ülkelerinde klasik biçimler yanında (Portekiz), ö-nemli kişilerin mezarlarının bulunduğunu gösteren çok sayıda sunî mağara ve blok anıtın bulunduğu Akdeniz bölgesi; ayrıca mimarî ve oyma süslemelerinde görülen mimarî yetkinliğin Doğu Akdeniz’den gelen sanatçılardan yararlanıldığını gösteren büyük tapmakların bulunduğu Malta adası (2500 – 2000). [l]

Yorum yazın