Hinduizmde Puranalar ve Söylenceler

Hinduizmde Puranalar ve Söylenceler
Bir Hindu, herhangi bir tanrıya ya da tüm değişik tanrılara tapmakta özgürdür. Bununla birlikte bunlar, ya Vişnu ya da Siva’nın avatarları olduklarından, birçok Hindu şu ya da bu biçimde Siva’ya ya da Vişnu’ya taparlar. Kişisel seçimler bu durumu değiştirmez. Önemli bir Hint bilim adamı olan Dr. Monier — VVilliams bunu şöyle açıklamaktadır: “Başlıca Hindu tanrılarının ikili bir öze sahip oldukları kabul edilir; biri dingin, öteki ise etkin. Bir tanrının Sakti denilen etkin özü, onun karısı ya da dişi yanı olarak kişileşti- rilir. Tanrıların eşleri değişik biçimlere girebilirler. Sözgelimi, Siva’nın karısı, bir biçimi ile “Ja- gan – matri”, Evrenin Anası’dır. Bir başka biçimi ile de Yıkım Tanrıçası, Kali’dir. öteki biçimlerinde ayrıca, Parvati, Durga ve Uma diye bilinir”.
Tanrılar eşittir, ama bir zamanlar onlara bağlı olanlar birbirlerini kıskanıyorlar ve her biri kendi tanrısının daha üstün olmasını istiyordu. Bu yarışım İ.S. 500’lerde Purana’ların yazılmasına yol açtı.
Vişnu’ya bağlı olanlara Vayşnava, Siva’ya bağlı olanlara ise Şayva denir. Bunlar,ülkenin belirli yerlerinden ya da,toplumun belirli düzeylerinden gelme değildirler. Bu iki grup arasındaki tek ayrılık tanrı seçiminden kaynaklanır.

HANGİ TANRI DAHA BÜYÜK?

Altısı, Brahma, Vişnu ve Siva’ya adanmış toplam on sekiz adet Purana vardır. Birçok noktayı içermekle birlikte bu yazıların ana amacı, hangi tanrının daha büyük olduğunu kanıtlamaktır. Bunun nasıl yapıldığı, Vişnu’nun Sattvika Purana’sından bir öykü ile gösterilebilir.
Eski zamanlarda, bazı bilginler hangi tanrının daha büyük olduğu konusunda tartışırlar. Soruyu, on bilginden biri olan Brigu’ya götürürler, Brigu yanıtı bilmemektedir, ama bulmak için tanrıları denemeye karar verir, önce Brahma’ya gider. Brigu, amaçlı olarak tanrıya karşı saygısızlık gösterir. Tanrının öfkesi korkunç olur.
Daha sonra Brigu Siva’ya gider. Yine bilerek gereken saygıyı göstermekten kaçınır. Siva o denli kızar ki, karısı, Brigu’nun yaşamı için yalvar- masa onu öldürecektir.
Son olarak Brigu Vişnu’ya gider. Tanrıyı, başı karısı Lakshmi’nin kucağında uyurken bulur. Brigu, tekmeleyerek tanrıyı uyandırmak ister. Vişnu buna kızacağı yerde ondan özür diler ve onu,tanrısını tekmelemek zorunda bıraktığı için üzüntüsünü belirtir. Sonra Brigu’nun tanrıyı tekmelerken incinen ayağını sevecenlikle ovuşturur.
Böylece bilge bilginlere, Vişnu’nun en büyük tanrı olduğunu bildirir. “Karşısındakini,silahların en büyüğü olan tatlılık ve cömertlikle zararsız duruma getiriyor”der.

HİNDUİZMİN KARANLIK YÜZÜ
Hinduizmin büyük bir bölümü, Vişnu’nun herkesi saran sevgisini içerir, ama yine de karanlık bir yanı vardır. Bu, Siva’ya tapınmanın bir biçimidir. Bir insan kendini “dalınç”a adayabilir ve insanlardan uzakta, bir keşiş yaşamı sürdürebilir. Kimileri kendine eza ederek din yolunda değer kazanmaya çalışır. Hatta kimileri de çivili yataklar üzerinde aylarca uzanmakla özlerine uyguladıkları işkenceyi akıl almaz boyutlara vardırırlar. Çileciler, bu davranışların insanlara dünyalık isteklerden sıyrılma gücünü sağladığına ve kişiyi en yüksek manevi bilgiye ulaştırdığına inanırlar.
Şayvacılığın bir başka biçimi, Siva’nın karısının bir avatarı olan Durga’ya tapınmadır. Durga, Dehşet Tanrıçası’dır ve kandan hoşlanan korkunç bir kişi olarak tanımlanır. Yine de,canavar- ların insanlığı tehdit ettiği yıkım zamanlarında dünyaya gelmiş ve insanlık için savaşmıştır.
Daha başka bir biçimde, Kali olarak tapılan Siva’nın karısı tüm tanrıların en korkunç olanıdır. Eskiden/ınsanların kurban edilmesini isterdi. Bugünise ona tapanlar, onun kana olan susamışlığım kendisine küçük hayvanlar sunarak gidermeye çalışırlar.

SİVA TAPINAKLARINDA TAPINMA

Siva’nın karanlık yanının tersine, bu tanrının tapınaklarındaki tapınma sessiz, yalın ve kaçımsardır. Vişnu’ya yapıldığı gibi ona yiyecekler sunulmaz. Tanrının taş simgeleri her gün, kutsal bir nehirden getirilen suyla yıkanır ve ona çiçekler sunulur.

VİŞNU TAPINAKLARINDA TAPINMA

Vişnu tapınaklarındaki gündelik tapınma, Siva’ nın tapınaklarından oldukça değişiktir. Tapınma bazen Vişnu’nun avatarlarına yöneliktir. Rahipler, tanrının simgelerini her gün yıkarlar. Bunların önünde tütsüler ve murhlar yanar. Yiyecek sunuları yine bu simgelerin önüne konur ve tanrı bu yiyeceklerin yalnız özünü alır. Bu yiyecekler daha sonra insanlarca yenir ve bunun iyileştirici bir gücü olduğuna inanılır. Ayrıca Vişnu’ya çiçekler ve bazen de armağanlar sunulur

Yorum yazın